37,9556$% -0.08
41,2092€% 0.02
49,3803£% 0.3
3.801,68%-0,24
6.248,00%-0,13
3229400฿%3.20214
YAŞADIĞIM ŞEHRİN İNSANLARI SESİMİ DUYABİLİYOR MUSUNUZ?
Kayalı parka bıraktı beni annem ve ‘Büyüdün artık ‘dedi.
Anlamıştım !
Kendi yemeğimi bulmamın, suyumu aramamın zamanı gelmişti.
İnsanları tanımıyordum henüz!
13 yıl önce çöpler aşağı çekilmemişti. Az da olsa bir şeyler buluyordum.
Yaz yavrusu olduğum için Konya ‘nın ayazından, buzundan, dolu dolu yağan karından habersizdim.
Sürekli Kayalı parktaki camiye giren çıkan amcalarımdan, ağabeylerimden belki bir lokma yemek verirler umuduyla caminin girişinde bekliyordum.
Sadece kuşlara atılan simit kırıntıları ve susamlar vardı.
Açlıktan gözüm kararırken, kuş olup o kırıntıları yemenin hayalini kurardım.
Kış geldi . Aç karnımı nasıl doyururum diye düşünürken, okuldan çıkan çocukların tekme ve ellerindeki taşlarla beni kovalamalarından kaçar oldum. Çok korkmuştum.
Anlayamıyordum?
Neden beni dövüyorlardı? Oysa ben bir köşeye büzülüp sessiz sessiz onlara bakardım!
Zor anlarımda, yanımda annem olsun isterdim ama yoktu!
Ertesi gün aynı çocuklar açlıktan ve kötü beslenmekten dökülen tüylerim ve hiç tüy kalmamış kuyruğumdan tutarak beni parkın ilerisine fırlattılar.
Bir bayan koşarak ve ağlayarak yanıma geldi.
Uyuz olmuş gövdeme , tüysüz kuyruğuma aldırmadan beni kucakladı ve arabasına bindirdi.
Yolda sürekli ağlıyor ve bana sevgi sözcükleri fısıldıyordu.
Arkadaşlarımın seslerinin çok fazla olduğu ve hepsinin ayrı ayrı kafeslerde tutulduğu bir yere geldik.
Dernek başkanı olduğunu söyleyen bayan koşarak yanımıza geldi ve adı Yüksel Erben olduğunu duyduğum kurtarıcımdan beni aldı. Yüksel Hanım da derneğin üyesiymiş.
Yüksel Hanım öykümü anlatınca ; ‘Adını ‘SAFİR’ koyalım ki çok değerli olduğu anlaşılsın. Onu kafese koymayacağım, bahçede bakılsın . ‘dedi, dernek başkanı.
Barınakta büyüdüm, korundum, kollandım, barınağın girişinde bekçi oldum.
Geceleri güvenliğin en büyük yardımcısı idim.
Beni parkta taşlayanlar, sopa ile kovalayanlar pırıl pırıl tüylerime bakarak ısrarla istemeye başladılar.
Ama dernek beni vermedi.
Prostat kanseri oldum . Büyükşehir Belediyesi ‘nin veterineri Serkan ağabeyim, beni tedavi etti. Bana gösterilen sevgi ile iyi oldum, yaşama tutundum.
Yedi yıl sonra barınakta, kısırlaşma başladı.
Kısırlaştırılan arkadaşlarım ,aşıları yapıldıktan sonra mahallelere bırakıldılar.
İSTEMEDİNİZ ONLARI.
SÜREKLİ BELEDİYELERİ ARAYIP, KOVALADINIZ, HOR GÖRDÜNÜZ.
Hiç aklınıza gelmedi; İsteği dışında bir canlının kısırlaştırılmasının ,Yüce Tanrı’nın işine karışmak olduğu!
Hiç düşünmediniz , gece boyunca bir lokma ekmek için çöpleri karıştırıp tüm Konya ‘yı dolaşmanın bitikliğini.
Hiç vicdan yapmadınız , bu canlar çöpler de aşağı çekilince ne yerler ne içerler diye ?
Hiç merhamet etmediniz .Tanrı’ya ibadet etmek, yakarmak için erken saatte camiye giderken, bir lokma ekmekle , Tanrı’nın yarattığı dilsiz canları doyuralım diye!
Yüce Tanrı isteseydi , bizlerle uğraşanlara gönül yüceliği verir, kalp kapılarını iyiliğe açardı.
Tatmanızı istemedi bu eşsiz duyguyu! Her sabah , her akşam köşe başında, mahzun gözleriyle sizi bekleyen bir canın olmasını!
Sadece gazetelere , köşe yazarlarına ulaşıp bizleri barınağa kapatmayı, sokağınızdan, mahallenizden, kovalamayı düşündünüz.
Hiç sordunuz mu kendinize?
TANRI BÜTÜN HAYVANLARI NEDEN YARATTI ?
SADECE İNEK, KOYUN, TAVUK MU KALSIN ÇEVRENİZDE?
ARI BAL YAPTIĞI, KEKLİK ÖLDÜRME DUYUNUZU, AVLAMA DUYUNUZU GELİŞTİRDİĞİ, DİĞERLERİ DE KARIN DOYURDUĞU İÇİN Mİ SEVİLİYOR?
Kedi, köpek ne için yaratılmış? Hiç düşündünüz mü?
Çocuklarınızın taşladığı, kuyruğundan tutup savurduğu, üzerlerine ispirto döküp yaktığı, büyüklerin de sopalarla kovaladığı aç ve perişan gezen bizlerin neler çektiğini hiç düşündünüz mü?
KISACIK BİR ÖMRÜ; TAŞLANARAK, GAZETELERE MANŞET OLARAK, HORLANARAK, AÇ KALARAK ,YAVRULARIMIZI KÖŞE BUCAK İNSANLARDAN SAKLAYARAK, AZICIK AŞLA SEKİZ YAVRUYU BESLEMEYE ÇALIŞARAK TAMAMLIYORUZ.
SOKAKTA 6 YIL , EVLERDE 8-10 YIL YAŞAYABİLİYORUZ.
TANRI DAHA FAZLA EZİYET GÖRMEMEMİZ İÇİN KISACIK BİR ÖMÜR BİÇMİŞ BİZLERE .
TEK SUÇUMUZ KÖPEK OLARAK DÜNYA’ YA GELMEK .
BEN SAFİR, BARINAĞIN VE KONYA ‘NIN SAHİPSİZ ŞANSLI KÖPEĞİ ARKADAŞLARIM ADINA SİZLERDEN ÖZÜR DİLİYORUM TANRI BİZİ YARATTIĞI İÇİN!
Not: 1997 yılında Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Halil Ürün Türkiye’nin ilk Sahipsiz Hayvan Barınağı’nı kurmuş ve İşletmesini Konya Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği ile işbirliği içinde yürütmüştür. Olay bu barınakta yaşanmıştır.
Siyasi Çürümüşlük! Kriz ve Çöküş
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.