37,9463$% -0.02
42,0564€% 1.92
49,9041£% 1.08
3.791,92%-0,90
6.281,00%-0,02
3107930฿%-5.99129
“En önemli ve feyizli görevlerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur.” sözleriyle bizlere yol gösteren Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi, özlem, minnet ve rahmetle anıyor; eğitim neferi olan tüm öğretmenlerimizi bu anlamlı günde yürekten kutluyorum.
Öğretmenlik en kutsal ve değerli bir görevdir. Yaşam öğretmenliği için aslında diplomaya da gerek yoktur. Yaşamımızda her birimiz hem kendimizin hem de birbirimizin öğretmeniyiz. Birbirimize yaşam kalitemizi fark etmemiz için sürekli destek veririz.
Her birey yaşam yolculuğunda eğitime ve öğretime ihtiyaç duyar. Kendi varlığımızı ve varoluşun oluş nedenini anlayabilmek için öğrenerek yol alırız. Öğrenmek bazen çok keyifli ve kolaydır. Izdıraplarla, zorluklarla da öğreti kazandığımız olur. Ama bu öğretilerin kaybedeni hiç yoktur. Yeter ki kendi gerçekliğimizle yüzleşme becerisini gösterebilelim. Bunun için de her birimizin öğrenme yolculuğunda her şeye hazır olması gerekiyor.
Doğum gibi bir mucize; zorlanmayla, acı çekmeyle gerçekleşmez mi dostlar?O şiddetli acı ve ızdırabın sonunda ise muhteşem bir varlık ve emanet doğar. Aslında her doğuş sancılıdır fakat sonu huzur ve rahatlıktır.
Huzur, hazır oluşlarla sağlanır. Yaşam öğretilerinin öğretmenlerine ve onların her hallerine hazır oluşlarla huzura geçişler sağlanır. Her birimiz birbirimizin öğreteni ve öğreneni oluruz.
Yaşamlarımızda yer alan kısa ya da uzun süreli yol arkadaşlarımızın her biri bir öğreti için görevlidirler. Bunu fark edenlerden olursak üzüntü yerini sevince, ızdırap huzura, reddediş kabullenişe bırakır. Okuduğum bir kitapta “Hayatınızda size en çok acı çektirenler sizi en çok sevenlerdir.” sözü beni çok etkilemiştir. Bunu insani duygu ve düşüncelerle kabul etmek çok da kolay bir şey değildir. Fakat sebep edilene değil bizim gelişimimiz için bizi bizden çok seven ve sebep edene yönelirsek varoluşun gerçekliğini fark eder ve kabullenişe geçeriz.
Acıyan, üzülen, bekleyen, isteyen yanımız bizleri hayal kırıklığına ve siteme yönlendirir. Fark edip kabullenişe geçerek kahır gibi görünenlerin lütüf olduğunu fark etmek en büyük öğretimizdir.
Öğrenme isteği; araştırma, anlama, anlaşılanı uygulama ve yaşama geçirme ile gerçekleşmelidir. Dinleyen, gözleyen, bilen kişi bildiğini iddia etmez, dayatmalarda bulunmaz. Sınırsız ve sonsuz var ediliş içinde hiçliğini idrak eder. Her anında yeni bir öğretiye ihtiyacı olduğunu bilir ve öğretmenlerine sevgiyle sarılır.
Öğrenmeye, öğretenlerimize sevgi ve saygıyla bakabilmek dileğiyle sevgiyle kalın…
Günaydın KOSKİ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.