DOLAR

38,0671$% 0.05

EURO

41,2679% 0.14

STERLİN

49,2228£% -0.25

GRAM ALTIN

3.766,96%0,99

ÇEYREK ALTIN

6.178,00%1,65

BİTCOİN

3144816฿%-0.02873

Konya PARÇALI AZ BULUTLU 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ÖĞRENİM

Sevgiyle merhaba canlar. Bir süre birlikteliğimize ve paylaşımlarımıza ara vermek durumu oluştu. Sanırım bu süreç, olması gerekendi.

Okulların yeni eğitim ve öğretim dönemine başladığı bugünlerde biraz da olsa eğitimle gerçekleşen öğrenme üzerine paylaşımda bulunmak istedim.

Öğrenme; doğduğumuz andan itibaren aile içinde başlayan, mahalle, okul, şehir, ülke değerleri ile elde edilen kazanımlardır. Çevremizde gördüklerimiz, okuduklarımız, bize anlatılanlar, deneyimlerimiz öğrenmenin birer unsurlarıdır. Toplum değerlerinin, sosyal paylaşımların da öğrenmedeki payı büyüktür.

Dünya değişen ve gelişen yeni yapılandırmalarla birçok şeyi bize sunmakta, işimizi kolaylaştırmaktadır. Bu arada diğer taraftan her şeyi kolay elde etmenin yol açtığı olumsuzlukları de yaşamaktayız. Bu yeni düzen içerisinde ülkemizin bugünkü durumuna baktığımızda her şeyin değersizleştirildiği, gayrimeşru olan şeylerin meşrulaştırıldığı, bunların hak olduğunu dayatan bir sistem içerisinde olduğunu üzülerek görmekteyiz.

Ulu Önder Atatürk’ün bizlere açtığı yolda, kadına seçme ve seçilme hakkının dünyada en önce bizim ülkemizde verildiğini hepimiz bilmekteyiz. ”Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesi ile yetinirse o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradıkları başarısızlıkların sebebi kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurun sonucudur.” diyen Atatürk bugünkü sorunlarımızı nasıl da dile getirmiş.

Ailede anne ve babanın çocuk üzerinde öğrenime katkıları çok önemli ve değerlidir. Özellikle annenin çocuğun öğrenmedeki payı biraz daha fazladır. Çünkü en temel ihtiyaçlarını anne karşılar. Bilinçli, iyi eğitimli, değer yargıları sağlam annelerin yetiştireceği çocuklar da toplumda saygın bireyler olarak yerini alırlar.

Anne olmadan önce her kadın, kız çocuğu olarak yetişir. Eğer bir ülkede kız çocuklarının her anlamda güvenle, özenle iyi yetişmeleri için ortam ve koşullar hazırsa o ülkede yetişen kızlar da ayakta dururlar, toplumlarına ve ülkelerine değer katarlar. Ailede, çevrede kız çocuklarına gösterilen sevgi, saygı ve güven toplumların kalkınmasına doğrudan etki eder. ”Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şey kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir.” sözleriyle Atatürk bu konuda her zaman topluma ışık tutmuş, yol göstermiştir.

Günümüzde maalesef tecavüze uğrayıp kendi kirlerini örtbas etmek için öldürülen ya da başına ne geldiği belli olmayan kız çocuklarının olduğu yerde çaresiz öğrenmeler başlıyor. Öğrenilmişlik çaresizlikler de güvensizliğe yol açar, güvensiz toplumlarda korkak insanların sayısı artar, gelişimin önü tıkanır. İnsanların birbirine güvensizlikle baktıkları toplumlar geriler; mutsuz, güvensiz, korku, nefret, öfke dolu zihinler suskunluğa zorlanır. Paylaşım yetersizliği ve samimiyetsiz ilişkiler önce aileleri sonra toplumu tükenmişlik sendromuna sürükler. Herkes her şeyi bildiğini iddia eder, bilmediğini bilmez. Bilmezlik, aymazlık öğrenmenin önündeki en büyük engeldir.

Öğrenme isteği iyi bir gözleme, bütünün içinde olmakta olanı fark etme becerisine, farkındalıkla bütünde sevgiyle yerini almasına olanak sağlar.

Öğrenme isteğiyle, sevgiyle ve güvenle bütündeki yerimizi alma bilincine ulaşma dileğiyle, sevgiyle kalın.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Çölleşme ve Beyşehir Gölü-1

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.