38,1137$% 0.18
42,0543€% -0.85
49,3487£% -1.65
3.709,46%-2,27
6.226,00%-0,45
3177719฿%1.93199
Yukarıdaki olaylar 22 yılda artarak devam etti.
Erkek çocuklar, kız bebekler bir ülkede korunamıyorsa, bu gidişatı ülke vatandaşları sorgulayamıyorsa, hem kindar hem dindar nesil yetiştireceğiz diye yola çıkanları tanıyamıyorsa ve ülke vatandaşları biat kültürüne alıştırılmış iseler, düşman aramaya gerek yok!
Çocuklarını, kadınlarını, doğayı, hayvanlarını koruyacak yasaları çıkarmak yerine, yok edici yasalara destek veren vekillerini, yüce meclise göndererek hesap sormadan, yaptığı yanlışı görmeden yola devam ediyorsa seçmen, vicdanını yitirmiş ve ulus olma yeteneğini kaybetmiş demektir.
Bir ülke düşünün:
Kadınları evli de olsalar, bekar da olsalar erkek şiddetinden ve tacizden kurtulamıyorlar ve yasalar onları koruyamıyor, katiller ellerini kollarını sallayarak geziyorlar.
Evli kadınlarımızı, nişanlı ve sözlü kızlarımızı, çalışan ve evine işi nedeniyle geç dönmek zorunda olan kadınlar ile saatlerin geri alınmaması inadı yüzünden , hava aydınlanmadan okula giden, hava kararınca evlerine dönmek zorunda olan çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyamayan bir ülkede yaşıyoruz.
Narin olayı gibi kim bilir kaç tane cinayetin üstü basına bile duyurulmadan örtüldü!
Sıla bebek gibi kim bilir kaç bebek taciz edildi?
Bir ülkenin çağı yakalamasının , ülke insanlarının güven içinde yaşamasının ölçüsü , hapishanelerin çoğalması ve dolması ile değil, eğitilen ve her konuda çağı yakalayan erkek- kadın ayırımı olmadan çağdaş bir eğitimden geçmeleri ve okulların çağa ayak uydurması ile olanaklıdır.
Yirmi yıl boyunca inşaatla övünen bir yönetimin , köy okullarını kapatması ve çok katlı binalar yaparak , her mahalleye okul yerine ilk önce ibadet yeri , kuran –kursu açmasıyla övünmesi anlaşılır gibi değil.
Yıllar önce her mahallede , her köyde , kasabada, belde de okullar vardı. İlk okullarda her mahallede olduğu için çocuklar ebeveynleri olmadan okullarına ulaşırlar ya da anne ve babalar işe giderken çocuklarını okullarına götürürlerdi.
Servis olayı yoktu. Hastaneler şehir dışına kurulmaz, herkesin kolayca ulaşacağı yerlere yapılırdı.
Yirmi üçyıl öncesi araştırmalara bakın!
Ne çocuklara , genç kadınlara taciz ve saldırı, ne erkek çocuklarına taciz bu kadar artmamıştı.
Savcılar ve hakimler, mahkemeler kimsenin baskısı olmadan karar verirlerdi.
Hayvanlarla ilgili çıkartılan katliam yasası yerine 5199 sayılı yasayı 26166 sayılı yönetmeliği , bugünkü yönetim meclisten çıkarmıştı ve eksiklerinin giderilmesini beklerken Niğde –Altındağ, Kocaeli- Gebze ve basına yansımamış pek çok olay yaşanmaya başlandı.
GANDİ ‘’ BİR MİLLETİN BÜYÜKLÜĞÜ VE AHLAKİ GELİŞİMİ , HAYVANLARA OLAN DAVRANIŞ BİÇİMİ İLE DEĞERLENDİRİLİR ‘’ DEMİŞTİ.
BÜYÜK LİDER, TÜM DÜNYANIN HAYRANLIĞINI VE KISKANÇLIKLARINA RAĞMEN ÖVMEKTEN GERİ DURAMADIKLARI MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İSE :
‘’HERHALDE MİLLET HÜKÜMETİN GÖZCÜSÜ OLMAK GEREKİR . ÇÜNKÜ HÜKÜMETLERİN YAPTIĞI İŞLER OLUMSUZ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE DÜŞÜNMEZSE BÜTÜN KUSUR VE SUÇLARA KATILMIŞ DEMEKTİR’’
Yerinde ve zamanında yapılan ve her seçmenin ezberlemesi gereken bu uyarıyı ve’’ Atatürk’ün Gençliğe Hitabını ‘’ Türküm diyebilen her yurttaşın her gün okuması ve güne öyle başlaması gerekir.
YUKARIDA YAZDIĞIM VE HER CÜMLESİ BİZE REHBER OLAN , İLERİYİ GÖREN ULU ÖNDERİMİZİ KÖTÜMSERLİĞE KAPILDIĞIMIZ GÜNLERDE OKURSAK , BİZLERE DOĞRU YOLU GÖSTERDİĞİNİ ANLARIZ.
Huzur
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.