DOLAR

38,1137$% 0.18

EURO

42,0543% -0.85

STERLİN

49,3487£% -1.65

GRAM ALTIN

3.709,46%-2,27

ÇEYREK ALTIN

6.226,00%-0,45

BİTCOİN

3143032฿%-0.93331

Konya PARÇALI BULUTLU 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

DERMAN

Neşeli olmak çevremize olumlu, huzur dolu enerji yaymaktır. Neşeli olmak, kendimizle barışık olma halidir. Kendimizle barışık olmak da olayların, hayat akışının bize sunduklarından keyif almak olduğunu bilmektir. Umutsuzluğun, mutsuzluğun tam tersidir. Her ne yaşanırsa yaşansın içinden bir sevinç tomurcuğu çıkarmak neşeli olmanın temelidir.

İşler güçler, korkular, takıntılar, hemen her şeyin olumsuzuna odaklanmalar yaşam enerjimizi tüketip duruyor. Aslında tüm bunları bilip ne halde isek ona devam etmek, zorluklara direnmek, sıkıntıları salıvermek kolaylığı getirir. Neşe hali, huzur halidir. Neşe bir hayal ürünü, sahte bir benlik değildir. Neşeyle herkesin gülümsemesine sebep olur, mutluluğu çoğaltırız.

Sen sen ol, sen de ol, sen de kal, seni bil, kendine gel, kendinde ol. Kendinde olmak kendinle dertlenmek değil. Kendi içinde var olanı fark edip ortaya çıkarmandır. Ortaya çıkarıp yüzleştiklerini salıvermek, ihtiyaç olanı zamanı geldiğinde kullanmak üzere bırakmaktır.

“Derman arardım derdime/ Derdim bana derman  imiş.”der Niyazî-i Mısrî. Derdin içinde dermanı, hüznün içinden neşesi ,hastalığın içinde şifası afiyetle açığa çıkmayı beklemekte. Her şey zıttıyla kaimdir. Bize emanet edilmiş kıymetli armağanlardır .

Varoluş dualiteyle ortaya çıktı. Bizde, zarflar içerisinde paketlenmiş, açığa çıkmayı beklemekte. Bu zarfların içinde iki seçenek hazır. Korku ve umut aynı zarfın içine konmuş ve bize teslim edilmiş. Zarfı açma, içindekileri çıkarıp kullanma yetkisi de verilmiş. İkisini de yaşamalı takılıp kalmadan, ilahlaştırmadan. Korkan taraflarımızı fark edip, onlarla yüzleşip kabul ederek,  terk ederek umuda giden yola çıkmaya hazırlanmalıyız. Umutla da bir olup ,var olup, hamdedip o hali de zıddıyla birlikte bütünleyip hiçbirinin bizden olmadığını bilerek ve isteyerek zarfa koyup sahibine teslim edelim ki özgürleşebilelim.

Kusurlarımızla da şükür haline gelebilmeliyiz. Çünkü onlar, bizi tevazuya ve hakikate bağlı olduğumuzu fark etmemize, değişip dönüşmemize vesile olurlar.

Şeyh Sadarettin Konevi duasında ne güzel seslenir :

“Ya Rabbi! Kalbimizi senden başka şeye yönelmekten ve senden başkasıyla meşgul olmaktan temizle. Bizi bizden al, bizim yerimize bizi kendinle doldur. Bizi başkalarına ve şeytana oyuncak yapma.”

Teslimiyetin ilk adımı öfkeyi yenmek, affetmek ve iyilikte bulunmaktır. Öfkeyi yenebilmenin yolu da korkularımızı fark etmek, onlarla yüzleşmek ve onları terk etmektir. Çünkü her öfkenin altında aslında derin korkular yatar. ”Her şer hayırla biter, her zararda fayda vardır. Sıkıntı huzura, rahatlık sıkıntıya kapı açar. Bütün bunları anlayan soru sormaya edep eder.” diyen Niyazî-i Mısrî’ nin sözleri ne kadar anlamlıdır. Tabii bu arada kabul etmek de “Aman ne güzel!” demek değildir. O an önündeki ne ise onunla barış içinde olmaktır. Direnmeden, reddetmeden.

Takıldığımız her kul veya olay, bizi bu dünya yolculuğunda sabit tutar, geçişlerimizi zorlaştırır. İçimizdeki çelişkilerin azalması Hak bilincinin güçlenmesi ile gerçekleşir. Sabır, nefse hâkim olmak ve onu başkasına şikayetten alıkoymaktır. Her şeyin Allah’ın kaza ve kaderi ile olduğunu bilmek ve başkasına meyletmemektir. Sabır hem acı da hem de şükrün tatlılığında kendini göstermelidir. Acıdaki sabır sıkıntıyı görmemektir, şükürdeki sabır da olaydaki güzelliğe takılıp kalmamaktır. Her şeyin gelip geçici olduğunu bilmek ve anlamaktır.

Teslim olanlardan olabilmek dileğiyle, sevgiler…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)
  • Ayla
    1 yıl önce
    0 0

    Hayatın bize sunduklarını keyif almaya calisiyoruz ama çıkan engellemeleri yok saymaya çalışıyoruz değil mi?

Sıradaki haber:

Öğrenmek Mutluluğumuz Olmalı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.