38,1137$% 0.18
42,0543€% -0.85
49,3487£% -1.65
3.709,46%-2,27
6.226,00%-0,45
3178965฿%0.91139
01 Nisan 2025 Salı
Siyaset Her Yeri Sardı, Çözüm Gerçek Demokrasi
Cumhuriyet-Demokrasi- Hukuk Devleti Tek Bayrak- Tek Millet
10 Kasım ve Kasımpatı Kokuları
SAĞLIKLI YAŞAMAK SAĞLIKLI YAŞLANMAK
BAYRAM
Orta Asya'dan Dünyaya: Türklerin İz Bırakan Yolculuğu
Geçen haftaki yazımızda “ Ülkemizin Karnı Konya Ovasıdır” ve Konya Ovası Çölleşmektedir. demiştik. Bugün ise “Çölleşme ve Beyşehir Gölü” başlıklı konuyu işleyeceğiz.
Beyşehir Gölü Konya Kapalı Havzası’nın bir bileşenidir. Beyşehir Gölü’nün Konya Ovası ile ilişkisi ise 1912-1913 yıllarında Osmanlı Devletinin Almanlara yaptırdığı Çumra Ovası sulaması projesidir. Bu proje Beyşehir Gölü’nden alınacak suyun Suğla Gölü ve APA Barajı aracılığıyla Çumra Ovasına aktarılmasıdır. Bu proje ülkenin ilk projeli sulama sistemidir.
Beyşehir Gölü Türkiye’nin en büyük tatlısu gölüdür. Halen içme suyu rezervuarıdır.
Beyşehir Gölü’nde 2 adet Milli Park Vardır. Beyşehir Gölü Milli Parkı ve Kızıldağ Milli Parkı.
Beyşehir Gölü bünyesinde ve çevresinde birçok tabii ve tarihi anıt barındırır. Eşrefoğlu Camii, Yakamanastır Tabiat Parkı, Titrek Kavak Tabiat Anıtı, Yeşildağ Karagöl, Kubat Abat Sarayı, Eflatunpınar, Fasıllar Anıtı, Hacıakif Adası, Mada Adası, Kızlar Adası vb..33 civarında ada,
Sorunları:
Beyşehir Gölü halen çok ciddi sorunları da olan bir göldür.
*Hem Konya ili hem Isparta ili tarımsal amaçlı olarak aşırı su çekmektedir.
*Evsel ve endüstriyel atıksu ile kirlenme, *Gölde kullanılan akaryakıtlı araçlarla kirlenme,
*Tarımsal ve hayvansal kaynaklı kirlenme, ve yüzey akışı ile gelen kirleticiler.
*Erozyon,
*Ötrofikasyon,
*Göl kıyısında yapılaşma.
Bu sorunları gidermek üzere “Beyşehir Gölü Özel Hükümleri” yayımlandı. Ancak yukarıda sayılan sorunların hiç birinde çözüme henüz ulaşılamadı.
Gölün en güzel yıllarında ilk tehlike:
Bu satırların yazarı adeta Göl ile birlikte yaşadı, yaşlandı. 1970 li yıllarda göl ile ilgilenmeye başladım. Hem görev olarak hem çevre gönüllüsü olarak. İlk yıllardaki Beyşehir Gölü doyumsuz güzellikte ve tertemizdi. Hafta sonları birkaç arkadaş ailecek çadırlarımızla birlikte Yeşildağ tarafına gider orada 2 gün geçirirdik. Balık türlerinin yok olmadığı, Gökçe balıklarının kaynaştığı dönem.
1980 li yıllarda gölün kıyısına Termik Santral yapılmak istendi. Beyşehir ile Üstünler arasındaki dağların altında düşük kalorili linyit kömürü var. O yıllarda G.S.M. ruhsatları İl Sağlık Müdürlüğü’nce verilmekteydi. Dönemin Valisi Lütfi Tuncel’e gölden alınacak soğutma suyunu, kırmızı çamur barajlarını, yöreye yayılacak kül ve diğer emisyonları anlatınca; Devlet tarafından yapılacak olan bu termik santrala izin vermedi. Allah ondan razı olsun.
Yapılaşmayla ilgili sorunlar İmar barışı sonrası arttı.
Beyşehir Gölü’nün yapılaşma ile ilgili sorunları 1980 lı yıllarda başladı. O Dönem göl kıyısında iki toplu yapıya mevzuata aykırı olarak izin verildi. Son birkaç yılda İmar Barışı ile birlikte epeyce yapılaşma girişimi oldu. Henüz bu yapılaşma sorunları devam ediyor.
Beyşehir Gölü içme suyu rezervuarıdır. Halen civardaki yerleşim birimlerince içme suyu alınmaktadır. Gölde akaryakıtlı motorlu araçların bile kullanılmayıp akü ile çalışan araçların kullanılması gerekirken. Sanki turizmin gelişmesi için illaki plaj yapmak, marina yapmak, göl kenarını yapılaşmaya açmak gibi görüşler genel kabul görüyor.
Beyşehir Gölü’nün yasal durumu ve uygulanan mevzuat konularını uygulayıcı kurumları bir sonraki yazımızda işleyeceğiz.
Hoşça kalın.