Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek 2. maddesine ve de Anayasa Mahkemesi kararlarına yasama , yürütme ve Yargı dahil istisnasız her merciin uymasının mecburi olduğuna amir 153. maddesine aykırı olarak karar veren ve gerekçe uyduran bir Yargı merciinin kararının hukuki tabirle KEENLEMYEKUN sayılması, yani YOK HÜKMÜNDE addedilmesi gerekir.
Bu karar, Hukuku, Hukuk Devletini, Anayasa mahkemesini ve ANAYASA’yı yok saymak, Devlete Başkaldırmak manasını içerir.
ANAYASA. MAHKEMESİ , Hukukumuzda Normlar hiyerarşisinde en tepe noktadadır. Sözünün üzerine söz, Kararının üzerine karar konulamaz.
Anayasa Mahkemesi kararına uymayıp direnmek ve de üstüne üstlük Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmak YETKİ GASPIDIR. Ayrıca, Hukuk garabetidir ki aslında bu kararın temelini hukuk değil Siyaset oluşturmaktadır. Bu da göstermektedir ki Yargı artık Siyasileşmektedir. Yargıtay 3. Ceza dairesinin gerekçeli kararı da , bir hukuki gerekçeli karardan çok , bir basın bildirisi mahiyet ve görünümündedir.
Hukuk devleti demek, YASAMA ,YÜRÜTME ve YARGI’nın birbirinden bağımsız olduğu Devlet demektir.
ANAYASA MAHKEMESİ’nin bir diğer görevi de YÜCE DİVAN görevi yapacak merci oluşudur.
Anayasa Mahkemesi ve Anayasa’yı ihlâl en büyük suç olan Anayasa’yı ihlâl suçunu olşturur ve bu suçun yargı mercii de yine Yüce Divan sıfatı ile ANAYASA MAHKEMESİDİR.