38,0936$% 0.08
41,9769€% 0.23
49,0130£% -0.05
3.690,24%-0,50
6.150,00%-1,82
2994814฿%-5.02755
Hikaye devam ediyor…
Duygularımız, anılarımız, yaşadıklarımız 75 yıllık bir süreçten bahsediyoruz…
Futbolda o kadar çok kulüp vardı ki 1, 2 ve 3. amatör kümede mücadele eden.
Basketbolda öyle ki iki kümede mücadele edildiği zamanlar oldu tüm branşlarda kıyasıya mücadele olurdu.
Demirspor’un efsane başkanını unutmamız mümkün mü?
Ali Gözönü…
Ya Statspor’un başkanı Kazım Aytar..
Amatör ruhun Türkiye’de ki temsilcileriydi onlar….
Kara bekçiyi hatırlayan var mı?
İbrahim abi, elinde jopuyla futbol maçlarına korsan girmeye çalışanları stadın etrafında vallahi dört döndürürdü, çok korkardık.
Tirit Teyfik, Köksal Gürler, Kerim Sargın, Özcan Vanlıoğlu, düdüğü boynundan eksik etmeyen spor kamuoyunun Ani Uluer abisi..
Bunları kim unutur?
Masa tenisçi kızlarımız Selda Doğan, Berrin Altınöz, Aslı Reyhanlı, Yeşim Ergene..
İsimlerini altın harflerle yazdırmışlardı.
Ya arkadaşlar eskirim takımı vardı o yıllarda bu şehirde Erol Bülbül’ün kurduğu.
Okçuluk vardı arkadaşlar.
Okçuluk bu branşı daha Anadolu’da değil Türkiye’de elle gösterilecek tek tük illerde vardı.
Bakın ne oldu?
Yıl 1982 amatör küme futbol karşılaşmasının birinde kim yenerse kümede kalacak, yenilen küme düşecekti. Dakika 45. Kale önü karambol tribünler ayakta.
Gooollll diye bağıranlar, hayır gol değil diyen itirazlar. Top çizgiyi geçti, geçmedi saha karışmış, oyun durmuş. Hakem kararsız.
Genç yağız delikanlı hakeme dönüyor ‘gol çizgiyi geçti efendim gol oldu en yakın bendim’ diyor..
Hakem santrayı gösterdi maç böyle bitti.
Evet hocam bu goldü diyen kalecinin maalesef takımı küme düştü ama dünyaya örnek oldu İSMET KARABABA..
Bir yıl sonra dünya FAİR PLAY ödülüne layık görüldü.
Fransa’da törenle ödülünü aldı..
Bu gururumuz o yıktığınız, yerle bir ettiğiniz statta yetişti..
Daha bitmedi hikaye devam edecek daha yeni başladık…
Bisikletçi Yusuf Ecevit’i bizim dönemimizden hatırlamayan yoktur.
Yıl 1981 fuar alanı içerisinde küçük yuvarlak bir alanda, sıkı durun 50 saat, 30 dakika bisiklet üzerinde durdu.
Bu insanın tabiatına imkansız bir durum ama yaptı.
Dünya rekoru kırdı…
O kara yağız delikanlı Konya stadyumunun yetiştirdiği Anadolu Çocuğu idi….
Kadir Türkkan vardı iki kardeşlerdi ikisi de basketbolcuydu.
Gel zaman, git zaman bir film yıldızı kadar yakışıklı olan Kadir abi Türkiye’nin gelmiş geçmiş en ünlü basketbol hakemlerinden biri oldu.
Uluslararası maçlar yönetti.
Ayak basmadığı ülke kalmadı.
O yıkılırken dozerlerin tozunu yutmadı ama basketbolun o parke üzerindeki ince tozu yutarak yetişti yıkılan statta…
Spor salonu derken ben 24 yaşında memur oldum beden terbiyesine.
Yıllarca basketbol oynadığım Atatürk spor salonunun amiri oldum.
10 yaşında girdiğim o hayat okulunda mesleğimi kazanmıştım..
Yaz okullarında yetiştim.
Size o yaz okullarından bahsedeyim birazda.
Açılışlar futbol sahasının içerisinde olurdu.
Her branştan aklınıza ne gelirse, yüzlerce 5 ile 15 yaş arası kız ve erkek çocuklar, antrenörleri başında mahşeri kalabalık.
Aileler tribünlerde inanılmaz görüntüler, heyecanlar, alkışlar.
Geçit töreni her yıl aynı manzara.
Oralardan geldik masa tenisi, basketbol, voleybol ve yüme dallarında lisanslı yarışmacıydım. Derecelerim oldu sayı krallığına oynadım 18 yaşında yılın sporcusu adayı gösterildim, 19 yasında transfer oldum, Augsburg üniversitesi spor kürsüsünde 2 yıl görev yaptım, 30 yaşında Tenise başladım.
Konya şampiyonu oldum…
Tenis federasyonu başkan adayı oldum..
Hem yüzme, hem tenis federasyon il temsilcisi oldum.
Sanırım benden başka kimseye nasip olmadı..
Niye anlatıyorum BENDE BU MABETTE YETİŞTİM, gururluyum.
Tekrar sıkı durun çok önemli bir konuya değineceğim şimdi.
Ne yazık ki maalesef toplumumuzda yozlaşma çok arttı gün geçmiyor ki, öğrenciye şiddet olsun, tacizler olsun, her gün haberlerde..
Ben sosyolog değilim ama Allah şahidimdir yüzbinlerce kız ve erkek çocukların birlikte spor yaptığı binlerce antrenör ve uzmanların görev yaptığı bu Konya Şehir Stadyumunda tam 50 yıldır bunlarla ne karşılaştım ne de duydum.
Açsınlar arşivleri baksınlar…
Ben bilmiyorum, bilen duyan olduysa bir adım öne çıksın…
Burası sadece spor merkezi değildi..
Bir kültür merkeziydi…
Geniş bir aileydi burada babalarda vardı kız kardeşlerde oğullarda vardı, amcalarda, öğretmenlerde vardı.
Buradan kötülük çıkar mı?
Öyle bir sosyal olguydu gazozla simitin paylaşıldığı dünyada tek yerdi burası.
Kapının önündeki köfteci Yusuf.
Şimdiki meşhur KÖFTECİ Yusuf o yıllarda bu seyyar tükrük köfteyi yeseydi vallahi bu mesleği yapmaz yapsa bile ismini Yusuf’a saygısından vermezdi.
Türkiye’deki toprak kortu olan tek statlarından birisiydi 70’li yıllar…
Tribünü vardı ya tribünü oranın girişinde gazozda sattım nohutta.
Vali, belediye başkanı, emniyet müdürü o tenis kulübüne çocuklara madalya takmaya gelirlerdi yarışmalardan sonra…
TOP SAHASI YA TOP SAHASI basite alma.
Tarih devam edecek, konuşulmaya devam edilecek.
Türkiye’nin en entelektüel şahsiyetleri bu stattan çıktı, bilim adamları çıktı…
Haydar Sur diye bir voleybolcu çıktı, PROF Dr, en ünlü hekim oldu, topa vurduğu smaç Allah muhafaza rakibinin başına gelse beyin kanaması kesin geçirir, adeta yerden petrol çıkacak zannedersin.. Kılıç GONBADİ diye İran asıllı bir abimiz vardı. Voleybolcu file önünde sıçradığı zaman dersin kafası tavana değecek öylesine bir sporcuydu..
Yıllarını jimnastiğe vermiş Özgen YÜKSEL abimiz vardı..
Genel müdürler, bankacılar, avukatlar çıktı, siyasetçiler, milletvekilleri çıktı.
BAKAN ÇIKARTTI BU STAT BAKAN.
BEDEN EĞİTİMİ ÖGRETMENİ FİKRET ÜNLÜ CIKTI..
Hem genel müdür, hem milletvekili hem de BAKAN oldu..
Pes etmek yok yeni başladık..
Ustaların elle yaptığı demir, kireç, tuğla yıkılabilir hadi gel anıları yıkalım, terimizi unutalım, hakeme itirazımızı unutalım, ibne hakem söylemlerimizi unutalım, kova kaleci yuh sana unutalım mı?
Şike yaptınız yazıklar olsun diye koro halindeki söylemlerimizi unutalım, aile var beyler küfür etmeyin uyarılarını unutalım…
Yok öyle dava…
Sumru Yavrucak diye sanatçı çıkarttık bu statta büyüdü, büyükelçi. konsolos çıktı.
Bu okuldan Hakan Akbulut Ermenekli bir hemşerimiz..
Dekanlar çıktı, ünlü müteahhitler çıktı, son 50 yıla damgasını vuran sporcu il müdürlerimiz çıktı.
Cemil Ergen….
Tezcan Uzcan..
Vezir Balcıoğlu…
Fazlı Bayram Hadi…
Necati Yeğenoğlu…
Bunların hepsi lisanslı sporculardı zamanında.
İl müdürlerini anmışken bir önceki dönem merkeze alınan bir hemşerimiz Seydişehir Şube Müdürlüğünden geldi.
Abdurahman Şahin çalışkanlığın timsali, samimi, yüzüne bak kalbini oku derler ya aynen öyle bir bürokratımızdı.
Kendi şehrinde yediler..
Esas olan buraya Trabzon’dan müdür tayin etmek değil Trabzon’a Konyalı bir müdürü yollamaktır..
Bu günlük bu kadar..
Hikayemiz devam edecek…
Ereğli Akgöl Sazlıkları
emeğine yüreğine sağlık,bu kadarmı güzel anlatlılır,Rabbim sevdiklerinle birlikte sağlıklı kılsın seni.
Sevgili hocam öncelikle cesur yüreğine ve kalemine saglıkBizi hem geçmişe götürdün. Anılarımızı hatırlattın hem de o stadyumun yetiştirdiği insanları. Meğer bizim bilmediklerimiz ne insanlar ne bürokratlar ve ne sporcular yetiştirmiş. Kalecinin dürüstlüğü bizleri duygu seline boğdu. Konya’nın siyasetçilerinin Konya’nın çocuğuna ve Konyalıya sahip çıkmamasına ne demeli. Yozgatlı birini rektör atatmak için yaptıklarına tüm Konyalı şahit oldu. Bozkırlı birinin rektör olarak atanmasına hepsi şaşırdı. Ellerinden gelse atamayı iptal ettireceklerdi. Maalesef Konya’dan böyle siyasetçiler çıkıyor. Şimdi esas mesele böyle siyasetçiler olduğu sürece Konya’da değil statlar daha birçok değeri yıkarlar.. Ama Orhan Şenerler olduğu sürece onlara yaptıklarını hatırlatırlar.
Eline zihnine sağlık hocam. İl mudürleri eksik kalmış. Mutafa Elduran, Ömer Ersöz., Orman bakanlığı müsteşarlığı yapan Mustafa Keten abimizde bu sahalardan yetişen bir bürorattı. Onu da anmış olalım. Selamlar.
Buram buram mazi kokan bir yazıGeçmişin puslu hatıralarını şöyle bir kazıKışın stadyuma gider yerdik ayazıEve gec giderdik bazı bazıBize o kutlu maziyi hatırlattı bu yazıMuhterem abimiz hocamız Orhan Şener’e çok teşekkür ederim
Buram buram mazi kokan bir yazıGeçmişin puslu hatıralarını şöyle bir kazıKışın stadyuma gider yerdik ayazıEve gec giderdik bazı bazıBize o kutlu maziyi hatırlattı bu yazıMuhterem abimiz hocamız Orhan Şener’e çok teşekkür ederim
Hocam çok kıymetli kişler çıkmış eski staddanama maalesef bir tane de tacizci rezil profesör çıkmışH.S.Ç şu babası eski konyaspor amigosu olansende seversin kendisini çok destekledin biliriz