38,0128$% 0.27
42,1366€% 0.23
49,8129£% -0.05
3.798,25%0,05
6.278,00%-0,28
3161192฿%0.13822
10 Nisan 2024 Çarşamba
Siyaset Her Yeri Sardı, Çözüm Gerçek Demokrasi
Cumhuriyet-Demokrasi- Hukuk Devleti Tek Bayrak- Tek Millet
10 Kasım ve Kasımpatı Kokuları
SAĞLIKLI YAŞAMAK SAĞLIKLI YAŞLANMAK
BAYRAM
Orta Asya'dan Dünyaya: Türklerin İz Bırakan Yolculuğu
Nasreddin Hoca bana göre büyük bir filozof idi.
Nasreddin hoca 1208-1284 yılları arasında yaşamış ve Milli Kültürümüze mâl olmuş bir Halk Filozofu , Bilgesi olarak bilinir ve tüm Türk aleminde ve İslâm dünyasında da tanınır. Zekâyı ve zarifliğin örneği, ince nükteleri ve gülmece öykücülüğünün pîri olarak anılır.
Bütün hikayelerinden bir ders çıkartılabilir. Her hikayesinde hiciv, ironi ve hümor vardır ve bu sözel sanatlar ile felsefi anlatımlarda bulunur. Hikayeler çok kısa ve nettir, okuyanı düşünmeye yönlendirir.
Hikayelerinden birkaç örnek verirsem ;
Birinde, Nasreddin Hoca bir kadıdır ve kendisine başvuran bir bir şikayetçi ve karşı tarafı yargılamaktadır.
Şikayetçinin anlattıklarının sonunda , Hoca Nasreddin müşteki’ye “ HAKLISIN” der ve davalıyı dinlemeye başlar. Davalı da savunmasını bitirince, ona da “ HAKLISIN” diye cevap verir.
Karar vermek üzere davayı erteleyince, durumu izlemiş olan Nasreddin HOCA’NIN karısı, Hoca, iki tarafa da haklısın dedin, şimdi nasıl olacak ? Hiç iki taraf da haklı olur mu ?
HOCA’NIN cevabı , “Hanım, sen de haklısın..!
Burada, bana göre , hayatta izafiyetin var olduğunu, göreceli olarak yani bakış açısına göre doğru kavramının değişebileceği, MUTLAK BİR DOĞRU’nun olamayacağı ama bir nizamı sağlamak için toplumda bir takım kurallar koyulduğu , bu kurallara göre( görecelik buradadır) olması gerekenin belirleneceği bir hümor (kendini işin içine katarak) , bir ironi (tersi ile de söyleyerek) ile felsefe yapılmaktadır.
Hayatta en önemli şey, empati duygusudur. Kişiler kendi doğruları üzerinde ısrarlı olmadan önce kendilerini karşısındaki kişinin de yerine koyup bir de onun yerinden olaya bakabilmelidir . Bunun önemini kavranmalıdır.
Karşınıza dikine bölünmüş bir silindir konulsa ve bunun neye benzediği sorulsa bir yüzüne bakan silindir derken, arka tarafından veya aksi tarafından bakan da bir dikdörtgen satıh görecektir. Baktıkları açıya göre her ikisinin de söylediği doğrudur ama bir şeye, her tarafından bakabilmeli, üstten dahi gözlemleyebilmeli , bu imkân yok ise en azından, benim gördüğüm kadarıyla veya bana göre diye başlayan bir cümle ile cevap vermelidir.
Yine başka bir örnek ; “ışık hızın ne kadar olduğu “ sorulduğunda cevabınız , “ ışık hızı hava boşluğunda….” diye başlamadığında yine yanlış olacaktır. Zira herkesin bildiği ışık hızının saniyede 300.000 km. cevabı sadece hava boşluğundaki hızın cevabıdır.
Nasreddin HOCA’NIN , “ Bindiği dalı kesme” fıkrası da, “ Dünya’nın merkezinin nerede olduğu
sorusuna verdiği cevap da , göle maya çalma hikayesi ve “ya tutarsa “ ifadesi hep kişileri düşünmeye sevk eden sorulardır.
Felsefenin amacı da zaten budur. Devamlı sorgulama ve merak etme olmadan, peşin fikirlerin kabulü ile felsefe yapılmaz.
Felsefe budur ve Nasreddin hoca fıkralarında da hep bu sorgulama yaptırılmaktadır. Kişiler önce düşünmeli, düşünmeye teşne olmalı ( yatkın olmalı) , bunun için de bilgi sahibi olmalı ve neticede bir fikre sahip olabilmelidir. “Düşünmeden,Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz “ sözü de bunu ifade eder.
Bu fikir, daha önceden söylenmiş bir fikre katılmak sureti ile de olabilir. Lâkin, araştırmadan, bilgi sahibi olmadan, iyice irdelemeden sırf kulaktan dolma bilgiler ile Fikir sahibi olunamaz.
Şayet FİKRİNİZ size ÖZGÜ ise , kendi akıl yürütmeleriniz, eski tabiriyle istidlâl ile bir fikriniz oluşuyor ise o zaman siz FİLOZOF olmuşsunuz demektir.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.