37,9382$% -0.02
42,3297€% 2.61
50,2327£% 1.79
3.808,25%-0,47
6.299,00%-0,17
3167997฿%-2.06478
12 Şubat 2025 Çarşamba
Siyaset Her Yeri Sardı, Çözüm Gerçek Demokrasi
Cumhuriyet-Demokrasi- Hukuk Devleti Tek Bayrak- Tek Millet
10 Kasım ve Kasımpatı Kokuları
SAĞLIKLI YAŞAMAK SAĞLIKLI YAŞLANMAK
BAYRAM
Orta Asya'dan Dünyaya: Türklerin İz Bırakan Yolculuğu
Türkiye’nin üzerine oynanan oyunların tamamı siyasi yoldan yapılmaktadır.
Gün geçmedi ki başımızı kaldırıp büyüme endeksine girelim, doğru bir eğitim alalım ve yükselelim.
Dedelerimizin Kurtuluş Savaşı’nda bu topraklar uğruna döktükleri kanlar ve ardından kendi uçağımızı bile yapabilir duruma gelip, Köy Enstitülerinin kapanması ile başlayan gerileme dönemi ve sonuç bu günün yaşanması hiç şaşırtıcı olmamıştır.
Yıllarca eğitime gerekli önemi vermememiz maalesef dış güçlerin işine geldi.
Tabii bir de buna inanç adı altında cemaatler eklenince pastanın çileği gibi oldu.
Geçmişte Türkiye’ye uygulanan ambargolar yüzünden evlerine; yağ, un, şeker, arabalarına; benzin almak için kuyruklara girenler, ağızlarını yaya yaya eski partileri eleştirirken, bugün ceplerinde para olmadığı için yine aynı durumdalar.
Yine yok yine yok.
Türk halkı hiç bu kadar çaresiz kalmamıştı.
Savaştan sonra fakirdik ama herkes fakirdi.
Savaş yıllarında halk olarak ekmeğimizi hep birbirimizle paylaştık.
Şimdi fakir olan ile zengin olan arasındaki makas o kadar büyüdü ki, Osmanlı Hanedanlığı yıllarındaki gibi sarayda padişah ve avaneleri zevki sefa sürerken, sefilliği halkın çekmesi reva mıdır?
Zat-ı şahanelerinin düzeni maalesef Türk ve Türkiye düşmanı olan herkes için biçilmiş kaftan oldu.
Zat-ı şahaneleri; gün gelir ekonomist, gün gelir doktor, gün gelir sanayici, gün gelir öğretmen, gün gelir imam, gün gelir tarımcı..
Zamanında Almanya’ya Türk işçisi gitmiş, bir yere başvurmuş.
Sormuşlar; ‘sen ne iş yaparsın?’
Vatandaşımız cevap vermiş; ‘kaynakçıyım, frezeciyim, tornacıyım, tesviyeciyim..’
İşe alacak olan Alman; ‘Sen hiçbir şey değilsin’ demiş bizimkini kovalamış.
Şu an durumumuz aynen öyle.
Ekonomi olarak Afrika ülkelerinden kötüyüz.
Eğitim hakeza ayaklar altında.
Tutturdular ‘İmam Hatip’ diye, din adı altında dayatmayla ‘Arap Kültürü’ ile ‘Türkü Araplaştırma’ sevdasına girdiler.
Din kardeşliği adı altında nerede suçlu, vatan ve toprak kavramını bilmeyen Arap göçmen varsa ülkemize soktular.
Bunun iki sebebi var.
Birincisi Aslolan Türk Asimilasyonu. İkincisi de Avrupa’nın jandarmalığını veya çöpçülüğünü yaptırmak.
Hoş din kardeşliğini de hiç anlamış değilim.
Hele Filistinlilere olan aşkımızı anlamakta oldukça zorluk çekiyorum.
1.Dünya Savaşı’nda 15.000 Türk askerini önce kör edip sonra öldüren Filistinlilere olan sevgi ve şefkat takdire şayandır (!)
Kurtulan bir Türk askerinin yazdığı şu satırlar, söylemek istediğimi tam anlatabilen dizelerdir.
Gazze’nin kumundan çokmuş meğer kalleşi
Nasıl sırtından vurur insanı din kardeşi
Filistin, Trablusgarp, Yemen illeri
Hangisini kanımla sulamadım
Gezdim cephe cephe bütün çölleri
Türk’e Türk’ten başka dost bulamadım
Bunun içindir ki atalarımız; ‘Ne Arabın yüzü, ne Şam’ın şekeri’ demişlerdir.
Türklüğü yok etmek asimile etme sevdası bunu deneyenlerin boynuna ilmek olmuştur ve olacaktır.
Bu toplum Mustafa Kemal gibi bir vatanseveri çıkarmıştır.
Zora düşerse Mustafa Kemal’in Türkiye Cumhuriyeti‘ni emanete sahip çıkacaktır.
Kimsenin şüphesi olmasın!
Türk’ü bu kadar asimile etme sevdası elbette siyasilerin düşündüğü bir konu değil.
Her zaman olduğu gibi bu maşanın sapını tutan var.
Bu maşayı tutanlar Türk’ün yok olmasını Türkiye’nin zayıflamasını isteyenlerdir.
Zat-ı şahaneleri ve tarikatlar da bunlar için vazgeçilmez fırsatlardır.
Sözün özü bu at, bu arabayı çekemez durumuna geldi.
Demokratik düzenden tek adam rejimine geçiş yanlıştı bunu da gördük.
Şu an tek yapılması gereken demokrasi ile yönetim ve erken seçimdir.
Halkın nefes almasının başka yolu yoktur.
Tabii arkasından kaybedilen eğitim başta olmak üzere hukukun, sağlığın tüm kademeleri elden geçirilecektir.