38,0671$% 0.05
41,2679€% 0.14
49,2228£% -0.25
3.766,96%0,99
6.178,00%1,65
3158275฿%-1.1113
10 yaşında tanıştım bu spor mabediyle…
Yaz okuluna gidiyordum saatleri uyduğu için futbolu seçmiştim.
Hafif hava kararıyordu eve giderken.
Babamdan çekinerek evin yolunu buluyordum.
Çünkü babam, eve gecikince kızıyordu ‘nerede kaldın’ diye homurdanıyordu.
O dönemler spor ile uğraşanlar pek takdir edilmez aksine boş gezen, tembel ve derslerinde başarısız olanların ilgilendiği bir uğraş olarak görülürdü.
Bazen antrenmanı bırakır kaçardım soluğu Sultan Hamamı’nın arkasındaki ‘Çingene Mahallesi’nde alırdım…
Bir müddet sonra teyzemin oğlu Ahmet Gürsel Oğuz’un katkısı ile Masa Tenisi branşıyla tanıştım..
Uzun yıllar Cirit’te rekoru kırılmayan aynı zamanda voleybolda oynamış olan ve Teniste yaş gruplarında Dünya Şampiyonluğu bulunan İsmail Serim elimden tuttu.
13 yaşında Masa Tenisi Türkiye şampiyonasına katıldık Ankara’da.
Kim var? Ahmet Gürsel Oğuz, Aslı Reyhanlı, Yeşim Ergene, halen Yalova Üniversitesi’nde yönetici olan Prof Dr. Bülent Yiğit.
Formalarımız yerde sürünüyor, 10 ila 13 yas arasındayız..
İdmanyurdu formasıyla Konya’yı temsil ettik.
Uzun lafın kısası top sahasına buralardan geldik..
Yıl 1977 yılın sporcusu adayı gösterildim.
Daha sonra basketbol oynamaya başladım.
İsmail Serim Beden Eğitimi Öğretmeni Tezcan Uzcan’a götürdü beni.
“Bu çocuk yetenekli basketbol oynat” dedi..
Sonra hayatımdaki en büyük değişikliğe imza atmamı sağlayan efsane Gençlik Spor Müdürü Necati Yeğenoğlu’yla tanıştım..
Yıllarca basketbol oynadım.
Kulüpleri yazmaya gerek yok.
20 yaşında Eskişehir’e transfer oldum.
O yıllarda başka şehre transfer nadirdi.
30 yaşında İsmail Serim hocamın zorlamasıyla tenise başladım.
Bu arada üniversitede okurken hocam Erol Bülbül eskrim sporuna başlamamı sağladı.
Üniversitede takımada girmiştim.
Gel zaman git zaman Tenis İl Temsilcisi oldum.
9 yıl bu görevi yaptım.
Bu arada Yüzme İl Temsilciliğini davet üzerine üstlendim..
O top sahasında yaşadık bunları.
Mesleğimi burada aldım.
Ankara Spor Akademisi mezunu oldum..
Devlet beni Yüzme Antrenörü olarak atadı ama ortada havuz yok.
Ha bu arada eski havuzdan bahsetmeden geçemeyeceğim..
Boyu 33 metre eni de sanırım 15 metre.
Yerin altından 200 veya 300 metreden gelen kuyu suyuyla doldurulan bir havuz düşünün..
Hiç unutmuyorum çocuğuz Adana’dan yüzücüler geldi hem yüzme şampiyonasına katılacaklar hem de su topu müsabakalarına.
Çocuklar havuza girer girmez şok yaşadılar.
Havuzun kenarına kendilerini zor attılar.
Ambulans geldi, hipotermi geçirmişler.
Biz akşama kadar o suyun içindeyiz..
Bir de bayanlar günü olurdu.
Bayanları izlemek için ağaçtan düşenler mi aramazsın?
Tam rezalet.
Atatürk Spor Sitesinin bekçileri elinde sopayla bu teşhircileri kovalıyor.
Diyeceksiniz ki arkadaş şu top sahasına gel..
Geliyorum..
Sağ olsun o dönemin rektörü, aynı zamanda Selçuk Üniversitesinin gelmiş geçmiş en önemli rektörlerinden birisi olan Prof. Dr. Halil Çin’in döneminde Almanya’da Augsburg Üniversitesi Spor Bölümünde 2 yıl görev yaptım misafir hoca olarak.
Orada böyle bir tesis gördüysem Allah beni kahretsin..
O top sahası bir olimpiyat köyü desek yeridir..
Almanya’da, İtalya’da, Fransa’da, balkan ülkelerinde vallahi böyle bir yerleşke göremezsiniz..
Gören varsa yazdıklarımdan dolayı af dileyeceğim Konya spor kamuoyundan..
Bulamazsanız göremezsiniz iddia ediyorum.
Bakın bilmeyenlere açıklayayım..
Konya Atatürk Spor Sitesi etrafı duvarlarla çevrili..
2 çim sahası, 2 spor salonu, 2 yüzme havuzu (biri kapalı), bisiklet yarışları için uluslararası velodromu, kum futbol sahası…
Sıkı durun kapalı tribünler altında olan ulusal müsabakalar düzenlenen halter, masa tenisi, jimnastik, judo, güreş ve tekvando salonları.
Türkiye’nin en iyi fitnes ve vücut geliştirme salonu, uzun ve yüksek atlama pisti, uluslararası atletizm pisti, gülle ve çekiç atma platformu, tenis kortları ve açık basketbol sahası.
Burası çok önemli en ez 10 basketbol potası var.
Sabah bir başlıyor gece 12’ye kadar gençler orada basket oynuyordu.
Bekçiler çıkarmasa çocuklar daha da oynayacak.
Peki kapalı bilardo salonu..
Sporculara ve personele 3 öğün verilen yemekhanesi de cabası.
Daha ne diyeyim?
Duygusal bir an yaşıyorum bunları yazarken…
Tekrar sıkı durun buraya günde kaç çocuk girip çıkıyordu biliyor musunuz?
Günde on bin çocuk ve genç bu tesisi kullanıyordu.
Maçlarda köfteci Necati ve yardımcıları.
Karşı siteden sosyete ve zengin insanlar günlük sipariş veriyorlardı evlerine..
O günleri görmüş ve orada köfte yemeyen var mıdır?
Ne oldu..
Yıkıldı geçti..
Ha aklıma gelmişken ismini anmayayım ama eski müdürlerden kendisi.
Stadyum yıkılma aşamasına geldiğinde korkusundan, aman yazmayın, paylaşmayın diye personelini uyaran bu müdür, görevden alındıktan sonra stadyum yıkılmasın diye çok mücadele verdim demesin mi!
Vallahi hayret..
Ne güzel antrenörler geçti abilerim..
Canım feda olsun onlara, ellerinde büyüdük..
İsimlerini yazmak istiyorum ama ismini unuttukları affetsin.
Bisiklette; Süleyman Okur, Sadık Keleş, Nusret Ergül, Nurettin Kirpiksiz, Yusuf Ecevit..
Boksta; Ali Kınıncoğlu, Hamdi Yiğitler, Faruk Değiş, Hasan Oğuzlar.
Atletizmde; ilk akla gelen Muzaffer Tulukcu abimiz. Mehmet Kuşlar, Zekeriya Akdoğan,
Ali Tunç, Kamil Çetin, Ahmet Korkut Yapıcı, Mehmet Ali Uysal, Zekeriya Akdoğan..
Atletizmde Türkiye’de ses getiren aletler bunlar.
İnceleyin hepsi rekortmen..
Hala maratonlara katılan eski İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi.
Mustafa Sılay abimiz hocaların hocasıydı.
Basketbol deyince bu spora en büyük katkıyı eski İl Müdürü Necati Yeğenoğlu vermiştir.
Bu şehri 1. Lig’e taşıdı.
Konyalıyı basketboldaki markalar Fenerbahçe, Efes ve Ülker ile tanıştırdı.
Sağ olsun.
Özcan Vanlıoğlu’nu, Nizamettin Yetişen’i, Kerim Sargın’ı, Kadir Türkkan’ı unutmak mümkün mü?
Sporcuları yazsak sayfa yetmez.
Güreşte Erdoğan Koçak efsaneydi, hala onun yaptığı oyun dünya literatüründe geçerli.
Ya babası Duran Koçak abimiz..
Yüzlerce güreşçi yetiştirdi..
Futbolda kimden bahsedeceğim sayfalar almaz..
Mehmet Oktut, Haldun Üstel, Ali Büyük Bayram, Micik Ali..
Hangisinden bahsedeyim?
Yüzmede; Bülent Yalçın Kayalar, Selahattin Soylar, Yamtar Mehmet.
Ünal Erakman’a bir sayfa açacağım.
Konya’nin yetiştirmiş olduğu en büyük yüzücü..
Onu havuzda görmeliydiniz. Yüzerken suyu titretmezdi.
İstanbul’a gitti boğazı geçme yarışlarına.
Uzun bir maratondu.
Alerjisi vardı, deniz analarının yüzünden bıraktı…
Anında Galatasaray transfer teklifi yaptı gitmedi..
Validen yardım isteyerek “Ben Konyalıyım, yüzücü yetiştireceğim” dedi…
Devlet hastanesinde çok zor durumda bu hayata gözlerini yumdu.
Sami Yavrucağı biliyoruz.
Kızı büyük bir sanatçı Sumru Yavrucak..
Cemil Ergen’i biliyoruz..
On numara insandı..
İl müdürü olarak Uysal İğde geldi.
Adana’dan gelen Muhittin Yıldız’ı da unutmak mümkün değil.
Tezcan Uzcan müdürümüz o çalkantılı dönemde çok zor şartlar altında görev yaptı.
Tüm Konyalı bilir.
Ve Bahtiyar Demir hocamız.
Sert kimliğiyle tanınan Vezir Balcıoğlu da unutulmaz.
Atletizmdeki efsanemiz Fazlı Bayram Hadi.
Necati Yeğenoğlu diye bir mühendis görev yaptı İl Müdürlüğünde.
Top sahasıyla evlendi sanki.
Masa tenisi antrenörlüğüyle başladığı bu kurumda trilyonluk yatırımlara imza attı.
Hem de devletten bir kuruş almadan….
Bilen bilir bilmeyen yanıma gelsin..
Hikaye devam ediyor…
Bitmedi saygı ve sevgilerimle..
Not: Unutulanlarla devam edeceğiz bu yola..
Konya’nın Yeni Valisi İbrahim Akın: “İstişareye Açık Olacağız”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hocam eline sağlık gerçekleri yazmışın. Bizi geçmişe götürdüm. Yıkılması yanlış oldu. Konya dan bir spor köyü kazındı. Yerle yeksan edildi.