Anayasayı darbe dönemi düzenlemelerinden kurtarmak başka bir şey, Rejim değişikliği için Anayasa yapmak istemek başka bir şeydir.
Bu memlekette 1960 ve 1980 darbeleri yapılmıştır ve bu darbeler kendi anayasalarını getirmiştir. Bunlar 1961 ve 1982 Anayasalarıdır.
Bu darbe Anayasaları da Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ilkelerine sahip çıkmıştır. Muhafazakârlık yapmıştır. Muhafaza ettikleri Türkiye Cumhuriyeti, Üniter devlet, Lâiklik ve Hukuk Devleti ilkeleridir.
Türkiye Cumhuriyetini hiçbir güç bölemeyecek ve Demokratik, parlamenter Rejim tekrar geri dönecektir.
O zaman yeni Anayasa yapılabilir. Hem de 4 üncü maddesi de tahkim edilmiş şekilde daha sert bir Anayasa. Rijid (Sert) Anayasalar, demokratik bilinci yeterli derecede gelişmemiş, eğitim düzeyi düşük ülkelerde daha elzemdir. Demokrasi bilincinin yerleşmiş olduğu ülkelerde yazılı Anayasa olmasa dahi olur ki, bunun örneği İngiltere’dir. İngiltere’nin hem yazılı Anayasası yoktur, hem de başta kral veya kraliçe de bulunsa bu temsil özü itibariyle semboliktir.
Anayasa bir TOPLUM MUTABAKAT METNİ dir.
Her istenildiği zaman, Devlet İhale Yasası gibi, Maden Yasası gibi keyfe ve ihaleye uygun şekilde yüzlerce kez değiştirilecek yasalar değildir.
Esasen, Demokrasilerde elde edilmiş meclis çoğunluğuna güvenerek keyfi yasalar çıkarmak, yasaları, demokrasinin ruhuna hiç de uygun olmayan bir biçimde TORBA YASALAR şeklinde meclise getirip çıkartmak verilmiş bir halk yetkisinin kötüye kullanılmasıdır.
Demokrasi hiçbir zaman sadece SANDIK tan ibaret sayılmamalıdır. Demokrasi ancak eğitimli ve bilinçli toplumlara yakışan bir rejimdir.
Devletlerin Anayasaları da, Devletin teşkilatlanmasını ve kişi hak ve hürriyetlerini düzenleyen toplum anlaşma belgeleridir. ANAYASALAR, Devletin ve Toplumun, kişilerin, çağdaşlığın belgeleri olmalıdır.

