Yıl 2004 Çevre bakanı Sayın Osman Pepe. İyi niyetli , doğa sever, görevinin önemini ve ne yapması
gerektiğinin bilincinde bir bürokrat.
Yasa hazırlanmadan, Hayvanlar ile ilgili 60 ‘a yakın derneği Sayın Osman Pepe , Çevre Bakanlığı’nda
toplantıya çağırdı. Gönüllü danışmanımız SAYIN PROF.DR. MEHMET MADEN ve ben katıldık.
Kısırlaştırma konusunda büyük tartışmalar yaşandı . Müsteşar bey, toplantı bittikten sonra
Ankara’dan katılan bayan avukatı , Sayın hocamı ve beni odasına çağırarak ; toplantı boyunca
bilimsel ve akılcı yaklaşımlarınız dikkatimi çekti. Neler yapılmasını madde madde iletin . Özellikle
kısırlaştırma ile ilgili görüş yazın, dedi.
SON YASADA İSE HİÇ GÖRÜŞ ALINMADAN , TÜMÜ BU CANLARI YOK ETME YASASI OLARAK
UYGULANMAYA KONULDU.
En iyi, en kusursuz yasayı da hazırlasanız, bunu uygulayacak olan ; valiler, belediye başkanları,
hipokrat yemini eden veteriner hekimler, yüreklerinde yaratan sevgisi taşımıyorlarsa, tek amaçları
çevre ve canlılar değilse, amaçları bir üst makama şirin görünmek, birilerine torpil yaparak yasanın
çiğnenmesinden çekinmeden çevreyi de , canlıları da talan edenleri görmezden gelerek , üst
makamlara ,göz kırparlar.
Dernek olarak neler gördük , neler yaşadık.
Artık karşımdakilerin vücut dillerini okuyor, bakışlarını çözüyor, yapmak istedikleri her şeyi önceden
biliyordum.
Büyükşehir belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanları Sayın Muhittin Fidan, Sayın Ceylani Kılıç, Sayın
Ali Özer ve Sayın Serdar Koyuncu ile çalıştım. Son atanan daire başkanını Sayın Uğur İbrahim Altay
görevlendirdi. Yeni atanan daire başkanı gelene( 2018) kadar barınaktan, Veteriner Fakültesi’ne
deney için canlarımı gönderen bir daire başkanı olmadı.
Cumartesi sabahı beni arayan daire başkanı ;
-Ümit hanım, bana kızıyordunuz protokolu uygulamıyor, hasta canları fakülteye göndermiyorum ,
diye! Bugün tam 9 köpeği tedavi için gönderdim, dedi.
Genç daire başkanı , bir anda 30 yılını bu canlarla ilgili çalışmalar yapan dernek başkanını unuttu.
Cumartesi günü fakülte de hocalarımız olmaz! O dönem rontgen kapalı, ultrason belki yoktu, bu
tedavi gerçekleşemezdi.
Yine bu canlar deneye gitti, dedim ve oradan gerçek haberi aldım. Yine aynı öğretim görevlimiz M.A
hazırlıklara başlamış.
Fakülte dekanını, canlara düşkün ve gerçekten seven , prof , hocalarımı aradım. Bu canlar hemen
ayrı ayrı padoklara alındılar. PROF.DR. FAHRETTİN ALTAY hocamız hepsinin sağlık kontrolünü yaptı.
Hiçbir deney yapılamadan bu canlar Sefaköy barınağına teslim edildi. Dernek olarak ; basına , YÖK ‘e ,
tek yetkili ve izin alınması gereken kurula HADMEK ‘e başvurduk.
SEFA KÖY barınağı’na artık kimse ve özellikle bizler alınmıyorduk.
Sayın UĞUR İBRAHİM ALTAY ‘IN , Belediye başkanlığı koltuğuna oturduğu hafta, kendisini ziyarete
gittik. Dernek üyelerimizden SAYIN PROF. DR. MEHMET MADEN, SAYIN OSMAN NEVRES YILMAZLAR
, başkan yardımcım SAYIN SELMA TURAN ile beraber çok kalabalık olan odaya başkan bizi aldı ve
masasına geçti.
Hayırlı olsun , dedik. Kendisine çok samimi, çok içten, Selçuklu Belediye başkanı olduğu dönemdeki iyi
ilişkilerimize dayanarak, tek bir konuda uyarmaya geldiğimizi ilettim.
Sayın başkan ; size 4 isim vereceğim, bunlar şu anda oturduğunuz koltuktaki 4 el bombası. Pimini
çekebilirler ve sizi zor durumda bırakırlar. Lütfen bu kişileri barınaktan alın, dedim.
Cevabı; arkadaşlar brifing verecekler!
Tümü sahte olan bu açıklamaya, lütfen güvenmeyin! Dedim.
SONRA NE Mİ OLDU? TÜRKİYE’Yİ AYAĞA KALDIRAN OLAYLA BU EKİP, UZAKLAŞTIRILDI.
Sayın Uğur İbrahim Altay içine sindirebilseydi bizleri, aşağıdaki kısırlaştırma rezaleti de
yaşanmayacaktı.
Korona dönemi . Konya ilçelerine çıkış yasağı var. Söylediğim ekip, bizim denetimimizdeki barınakta
5000 kısırlaştırmayı sadece 3 köpeğin ölümü ile gerçekleştiren; günde sadece 20 köpek , tartılarak(
anesteziye dayanıklılığı için), 5 gün operasyon öncesi bekletilip, sağlık kontrolü yapılarak, alınan
organların torbalara konularak, her can için dosya açılarak, küpe numarası, ait olduğu belediye ve
alındığı ; ilçe, sokak yazılarak 7 -15 gün sonra teslim edilme şartıyla yaptığı kısırlaştırma başarısı olan
vet. hekim, korona döneminde, yasak delinerek, ekibiyle Akşehir’e gönderiliyor.
Akşehir ilçesindeki gönüllülerim feryat- figan beni aradılar ve hocam yetiş! Dediler.
Bunu uzatmayacağım. Resimlerde göreceğiniz rezaleti yaşatanlar yine görevde tutuldu.
SUÇLU KİM?
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN EKİBİ VE AKŞEHİR BELEDİYESİ.
Her iki belediyeye ceza verilmedi, sadece görev verilen özel hekim ceza aldı. O dönem , valilik
tarafından soruşturmaya bile alınmadı.
İl Tarım, İlçe Tarım , Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, belediyelere ceza vermedi.
Sadece dernek basına taşıdı.
Akşehir Belediyesi’nin barınak diye Fen İşleri bahçesine yaptığı ölüm kampı , merhametli
kaymakamlarımız tarafından iki kez , kapatıldı.
Şu anda dilerim , Akşehir belediye başkanlığı ve yaptığı çalışmalar ,sorumlu müdürlükler , valilik
tarafından denetleniyordur.
AKŞEHİR BARINAĞINDAN ŞİKAYETLER GELİYOR!
GEÇMİŞTE BU KONUDA BELEDİYENİN YAPTIKLARINDAN SONRA GÜVENMEMİZ BEKLENEMEZ.