Akdeniz ülkeleri tehlikede... Birleşmiş Milletler Raporu: ''Su iflası' başladı, geri dönülemez noktadayız. B.M. tarafından hazırlanan yeni bir araştırma, yaygın olarak kullanılan "su krizi" teriminin artık gerçeği yansıtmadığını; birçok su havzası ve rezervinde geri dönülmez hasarların meydana geldiğini ve "geri dönüşü olmayan noktaya" ulaşıldığını ilan etti. Küresel ısınmanın şiddetlendirdiği yeraltı sularının kronik tükenişi, arazi ve toprak bozulması, ormansızlaşma ve kirlilik kıskacında BM; bugün itibarıyla küresel su iflası çağının başladığını duyurdu.
"Kriz" Değil "İflas"
Rapora göre, "su stresi" ve "su krizi" terimleri mevcut durumu açıklamakta yetersiz kalıyor. Birçok bölgede doğal su varlığının geri döndürülemez kaybı ve tarihsel seviyelere bir daha ulaşılamaması durumu hakim. BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü (UNU-INWEH) Direktörü ve raporun başyazarı Kaveh Madani, acı bir gerçeği vurguluyor:
"Birçok bölge hidrolojik imkanlarının üzerinde yaşıyor ve kritik su sistemlerinin çoğu iflas etmiş durumda. Toplumlar sadece nehir ve kar sularından gelen yıllık 'gelirlerini' tüketmekle kalmadı; akiferler, buzullar ve sulak alanlardaki uzun vadeli 'birikimlerini' de harcayıp bitirdi." 1990'ların başından bu yana dünyadaki büyük göllerin yüzde 50'si su kaybetti. İnsanlığın dörtte biri doğrudan bu göllere bağımlı. 1990'ların başından bu yana dünyadaki büyük göllerin yüzde 50'si su kaybetti. İnsanlığın dörtte biri doğrudan bu göllere bağımlı. İnsan faaliyetlerinin neden olduğu bu tablo, istatistiksel olarak korkutucu boyutlarda: Son 50 yılda AB toprakları büyüklüğünde (410 milyon hektar) sulak alan yok oldu. 1970'ten bu yana küresel buzul kütlesinin yüzde 30'undan fazlası eridi.
Gıda Güvenliği Tehlikede:
170 Milyon Hektar Risk Altında; Fransa, İspanya, Almanya ve İtalya'nın toplam yüzölçümüne denk gelen 170 milyon hektarlık sulu tarım arazisi, yüksek su stresi altında. Kaveh Madani su tasarruf eden "akıllı tarım" uygulamalarına hızlı bir geçiş yapılmazsa, gıda güvensizliğinin ve su iflasının hızla yayılacağını belirtiyor.
Avrupa ve Akdeniz Ülkeleri İçin Uyarı:
Gıda güvenliği uzmanı Ana Allende, Avrupa'nın (özellikle Akdeniz bölgesinin) artık sadece verimlilik artışı veya suyun yeniden kullanımıyla bu sorunu çözemeyeceğini vurguluyor. Allende'ye göre; arazi kullanım modellerinin ve üretim sistemlerinin, yapısal olarak daha az su bulunan bir gerçekliğe göre radikal bir şekilde revize edilmesi şart.
Raporun temel mesajı net: Dünya artık su "harcıyor" değil, su "borçlanıyor". Doğal rezervlerin tükenmesi, ekonomik ve siyasi çöküşleri tetikleme potansiyeline sahip. Uzmanlar, liderleri "yeni gerçeğe bilim temelli ve dürüst bir adaptasyon" sağlamaya çağırıyor.
Konya Kapalı Havzası’nda Durum:
İstatistiklere göre ülkemiz su zengini değil, su fakiri de değil. Arada bir yerdeyiz.
Son 30 yıldır iklim değişikliği ile ilgili uyarıları hiç dikkate almadık, yağışların azalması ile ilgili su kayıplarımızı yeraltı sularını çekerek karşıladık. Çevre ve Tarım Bakanlıklarımız ile Belediyelerimiz duruma hala müdahale etmiyor, seyrediyorlar. Nasıl mı? Konya Kapalı Havzasında sucul bitkilerle tarım yapmak akla zararken, tarım deseninin değiştirilmesi gerekirken, hala sucul bitkilerin teşvik edildiğini görüyoruz. Havzada çoğu ruhsatsız 150.000 kuyu ıle yeraltı suyu çekilerek tarım yapılıyor. Yeraltı sularının aşırı çekilmesi sebebiyle bölgede obruk oluşumlarının hızlanması bile bizi kendimize getiremedi. KOSKİ’nin son dönemdeki su tasarrufu çağrıları önemli, ancak diğer köklü tedbirler alınmadığı taktirde su iflasımızı önleyemez.
Hoşça kalın.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN
