“Ey hacca gidenler nereye böyle? / Tez gelin çöllerden döne döne / Aradığınız sevgili burada / Duvar bitişik komşunuz / Durun, gördünüzse suretsiz suretini O’nun / Hacı da sizsiniz, Kabe de ev sahibi de.” Hz.Mevlana
Hiç aklımıza gelip de düşündük mü dostlar, nedir sevgi? Sevgi için ne yapmak gerekir? Yaşamımız boyunca bunları düşünmeden ,anlamaya çalışmadan, yargı ve zanlarımızla ,hükümdar olma isteğiyle verdiğimiz kararlarla birbirimizi sevgisizliğe itip durmaktayız. Sevdim ,sevmedim ; hoşlandım, hoşlanmadım ; severim, hiç sevmemlerle uzayıp giden söylemlerimiz ve düşüncelerimiz… Bunlar da yetmezmiş gibi bir de nereden, nasıl geldiğini bilmediğimiz “Sevgililer Günü”. Bu günde bile beklentilerin, yarışların, hırsların ve bunun sonucunda kırgınlıkların ,tartışmaların oluştuğu bir sürece çekiliyoruz.
Sevginin söylediklerine kulak verebilmek için bize yaklaşmasına izin vermemiz gerekir. İnsanları yargılarsak onları sevmeye zamanımız kalmaz. Bu bedenlere canlılık kazandıran, adına “ruh “ , “nur” , “ enerji “ ne dersek diyelim, özümüzü ve var ediliş sebebimizi bilsek ve idrak edebilsek birbirimizi aşağılayıcı, ezici ifadelerle eleştirmez, aramıza sevgisizlik ve güvensizlik tohumlarını ekmezdik . Maalesef insanlığın sevgi konusunda yüzyıllardır öğrenebildiği, kumsaldaki bir kum taneciği bile değildir.
Sevgi değiştirir, sevgi iyileştirir ama sevgiyi de anlamak, bilmek gerekir. Sevmek yapılan bir davranışın, söylenen bir sözün üzerine anlam yüklemek değil nedenlerini anlama çabasıdır. Nedenini öğrenmeye çalışmak da yargıdan uzak bir bilinç gerektirir. O zaman olaydan ve sözden uzaklaşır öze, hakikate doğru yola çıkarız. Bu yolculuk da bizi anlamaya, hakikati öğrenmeye ve dinginliğe götürecektir. Böylece anlam yüklemekten yorulan zihinlerimiz ve bedenlerimiz gevşeyecek, oluşan bu rahatlık ve huzur önce kendimize sonra bütüne yayılarak varoluşumuzun hakikatine taşıyacaktır bizleri.
Mademki her şey sevgiden var edildi, sevgi hepimizin içinde potansiyel olarak var ve açığa çıkmayı beklemekte. Bu potansiyelimizin varlığını açığa çıkarmak için de sevgi ile bakabilmeyi, sevgi ile anlayabilmeyi, sevgi ile duyabilmeyi, sevgi sözcükleri ile kendimizi ifade edebilmeyi uygulamaya geçirmeliyiz.
Özellikle sinirlendiğimiz kişilere yönelttiğimiz “ Sen kimsin?” ifadesi aslında ne kadar iddialı bir söz . Okuduğum bir kitapta geçen şu sözler beni çok etkilemiştir: “ İçinde ne taşıdığını görseydin ,kedinin önünde ceketinin düğmelerini ilikler, önünde saygıyla eğilirdin.”
Yaşamın en büyük amacı sevmektir dostlar , gerisi sessizlikten ibarettir . Yalnızlığın her şeyi yerle bir ettiği anlara göğüs germenin tek yolu sevmeye devam etmektir. Sevgi bir alışveriş değil bir inanç eylemidir. Sevgilerine karşılık bulma beklentisiyle sevenler, boşuna vakit kaybederler. Sevgi karşıtlıklar sayesinde büyür . Anlaşmazlıklar sevginin yanı başımızda kalmasını sağlar . Sevgi her derdin dermanıdır vesselam.
Sevgiyle kalın.

