Hani padişahları çok severdiniz?
Hani onların her yaptığı doğruydu?
İsmet İnönü’nün ‘’LOZAN FATİHİ‘’ olmasını umursamazsınız!
Atatürk ‘ün hala önemini kaybetmeyen ve elinizi tüm işgalci devletlere karşı güçlendiren’’ Montrö Antlaşması’nı’’ önemini, değerini görmezden gelirsiniz de...!
Osmanlı padişahı II. Mahmut’un EKÜMENİKLİK ile ilgili yaptığını nasıl görmezden gelmenizi bir türlü anlayamıyorum...!
KENDİNİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLARAK GÖREN, HİÇ AYIRIM GÖZETMEYEN, BU KİMLİĞİ TAŞIYAN VE SON ZAMANLARDA EMPERYALİST DEVLETLERİ SEVİNDİREN; ‘’EŞİT VATANDAŞLIK HAKKI MASALI ‘’ GİBİ BÖLÜNMEYE KAPI AÇAN SAÇMALIKLARI GÖREN, BU ÜLKEDE HERKESİN HİÇBİR AYRICALIK GÖRMEDEN EŞİT VATANDAŞ OLDUĞUNA İNANAN HERKESİ AMA HERKESİ AŞAĞIDAKİ OLAYI VE ÖNEMİNİ ANLAMAYA DAVET EDİYORUM.
EKÜMENİKLİĞİN KALDIRILMASININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN VARLIĞI İÇİN NE KADAR GEREKLİ OLDUĞUNA İNANIN VE PAPA’NIN TAM DA BU GÜNLERDE BU KONUDA ATTIĞI ADIMA DİKKAT EDİN.
V. GREGORİUS’UN ( Ermeni Patriği) RUS ÇARINA MEKTUBU
Türkleri maddeden ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri (huy, mizaç) de dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden ananelerinin kuvvetinden; padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine olan itaatlerinden gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkardırlar. Onların bütün meziyetleri , hatta kahramanlıkları ve şecaat ( Cesaret ) duyguları da ananelerine olan bağlılıklarından, ahlaklarının salabetinden ( sağlamlık) gelmektedir. Türkler ’de evvela itaat duygusunu kırmak ve manevi bağlarını yok etmek, dini metanetlerini zaafa uğratmak icabeder. Bunun da en kısa yolu , milli ve manevi ananelerine uymayan harici fikir ve davranışlara onları alıştırmaktır. Türkler, dış yardımı reddederler; haysiyet duyguları buna manidir. Velev (Öyle olsa da ) ki geçici bir süre için zahiri ( görünüşte ) kuvvet verse de Türkleri dış yardıma alıştırmalıdır.
Maneviyatları sarsıldığı gün , Türkler ‘i kendilerinden şeklen çok kudretli , kalabalık ve zahiren (görünüşte ) hakim kudretler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddi vasıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. Bu sebeple Osmanlı Devleti’ni tasfiye için mücerret (Yalnız, tek)olarak harp meydanındaki zaferler kafi değildir ve hatta sadece bu yolda yürümek , Türkler ’in haysiyet ve vakarını ( Onur )tahrik edeceğinden hakikatlere nüfuz edebilmelerine sebep olabilir. Yapılacak olan Türklere bir şey hissettirilmeden bünyelerindeki bu tahribi tamamlamaktır.

DÖNEMİN PADİŞAHI II. MAHMUT ‘UN ELİNE BU MEKTUP GEÇER VE PATRİKHANE KAPISINDA PATRİK ASILARAK İDAM EDİLİR.
PATRİKHANE’NİN KAPISI O GÜN KALIN BİR ZİNCİRLE KİLİTLENİR VE EKÜMENİKLİK YENİDEN TANININCAYA DEK O ZİNCİRİN KALMASINA KARAR VERİLİR.
İSTANBUL OSMANLI DÖNEMİNDE TÜM DİNLERİN BAŞKENTİ İDİ .
PATRİKLERİN VE PATRİKHANELERİN AYRICALIKLARI, RUHBAN OKULLARI VARDI.
İSTANBUL SOKAKLARINDA RUHBAN OKULU ÖĞRENCİLERİ, İLAHİLER SÖYLEYEREK YÜRÜRLERDİ.
O, BEĞENMEDİĞİNİZ, YOK ETMEK , UNUTTURMAK, ADINI HER YERDEN SİLMEK, EĞİTİMDEN ÇIKARMAK İÇİN UĞRAŞTIĞINIZ ATATÜRK , HEPSİNİN AYRICALIKLARINA SON VERDİ.

İSTANBUL’U ELİYLE TESLİM EDEN OSMANLI ‘NIN SON PADİŞAHI, EMPERYALİST DEVLETLERİN GEMİSİNE BİNEREK KAÇARKEN , ATATÜRK HEM VATANI KURTARDI HEM DE LAİK, DEMOKRATİK, HALKÇI, ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR CUMHURİYET KURARAK , TÜM DİNLERİN BAŞKENTİ OLAN İSTANBUL’U İŞGALDEN , BOĞAZLARI MONTRÖ İLE , HATAY’ I DA ANA VATANA KATARAK , BU GÜZELİM VATANI HEPİMİZE EMANET ETTİ.
HALA EKÜMENİKLİK, RUHBAN OKULLARI, MEDRESELER , TARİKATLAR PEŞİNDE KOŞANLAR, PAPA’NIN GELİP AYİN YAPMASINDAN, ŞOV YAPMASINDAN , RAHATSIZ OLMUYORLAR!.
NASIL BİR KUŞATMA İÇİNDE OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN!
PKK KATİLLERİ’NİN KIYDIĞI 50.000 VATANDAŞIMIZI, KURTULUŞ SAVAŞI ŞEHİTLERİMİZİ, KURTULUŞ SAVAŞI ‘NDA, KAHRAMANLIK DESTANI YAZAN KOMUTANLARIMIZI, KARA FATMA’YI, NAFİZE KADIN’I, İZMİRLİ AYŞE’Yİ, ŞERİFE BACI’YI, ELİF’İ , HALİDE ONBAŞI ‘YI ........ UNUTMAYIN !
BU TOPRAKLARDA BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞMAN EDEREK AYRIŞTIRMAYA KALKANLARA İNATLA ; EL ELE , KOL KOLA İLERİYE , ÇAĞDAŞLIĞA YILMADAN YÜRÜYELEİM.
BU TOPRAKLAR HEPİMİZİN.
KAYNAK: Doç. Dr. Süreyye ŞAHİN. Fener Patrikhanesi ve Türkiye Ötüken Yayınları. İstanbul . 1999 s.200

