Okullar yarıyıl tatilini tamamladılar.
Bu hayat pahalılığında, zor geçen bir yeni yıl oldu.
Ev kirası, yakıt gideri, elektrik, su , apartman aidatı giderleri.
Bu konuda bir parantez açmalıyız. Eskiden; mahallelerde, köylerde, kasabalarda, ilçelerde ve büyük şehirlerdeki her sokakta yaşayanlar sabah erkenden kalkarlar ve herkes kapısının önünü süpürür, bahar aylarında, ellerinde süzeklerle mis gibi herkes işine ve okuluna giderdi.
Büyük siteler bu konuda paylaşma duygusunu yok etti ve aidat olarak ödemeler ev kirası gibi oldu.
Üniversitelerden şehir planlamacıları ile çalışarak belediye başkanı olarak yaşanabilir sokaklar, mahalleler, her mahalleye okullar açarak , parklar yaparak insanların kaliteli, yeşili kaybetmemiş, parklar, oyun bahçeleri ile aidatsız evlerle , herkesin sahipleneceği mahalleler ile yaşanabilir şehirler yapmayı Türkiye genelinde hiçbir yerel yönetici düşünmedi.
Eskiden anne ve babalar çocuklarının ellerinden tutarak okula bırakırlardı.
Tam gün eğitim ve öğretim vardı. Beslenme çantası olayı yoktu. Tam gün okuyan biri olarak öğlen tatilinde eve gelir yemeğimi yer tekrar okula giderdim.
Mahallemizde birbirine çok yakın 4 okul vardı. Çukur Mektep, Nakipoğlu, Köprübaşı ve Mahmut Şevket Paşa .
Okul masrafı bu kadar yüklü değildi. Her öğrencinin aynı tip önlüğü, kızların beyaz yakası, beyaz kurdelesi, erkek ve kız çocuklarının siyah önlükleri.
Sonradan Milli Eğitim Bakanlarının sanırım canı sıkıldı ki siyah önlükten..... Mavi önlük beyaz yakaya döndüler.
Türkiye ekonomik bakımından çok gelişti diye.. Tüm iktidarlara yakın her meslek gurubunun aşırı derece de sınıf atlaması ile okullara el atarak öğrenciler arasında sınıf ayırımı yaratacakları , incitecekleri hiç umurlarına gelmeyen Milli Eğitim Bakanları, ellerini devlet okullarından çektiler, özel okullar yaratarak, devlet okullarının sayısını azaltıp, devlet okullarında hıncahınç dolu sınıflarda okumak zorunda olan sade vatandaşın çocuklarını düşünmeden eğitim ve öğretimi halkın çocuklarına en aşağı seviyeye indirerek , o koltuklarda iç rahatlığı ile oturdular.
Ama haklılar. Bunca haksızlığa, ayırımcılığa, sabahın kör karanlığında uyanıp, okula gidip, kör karanlıkta okuldan dönen çocukların velileri kendilerine ve çocuklarına bu eziyeti yapan siyasilere sandıkta destek verdiler.
ÇOCUKLARINA ACIMAYAN YETKİLİLERE DÜNYADA; MEDENİ, UYGAR, ÇAĞDAŞ, AKLI BAŞINDA NESİLLER YETİŞTİREN BÜTÜN DEVLETLERDE YAŞAYAN HALKLAR , BU UYGULAMALARA SESSİZ KALMAZLAR.
Okullarda temizlik sorun, ulaşım sorun, beslenme sorun. Sosyal bir devlet, vatandaşının eğitim ve sağlığını ücretsiz vermekle yükümlü ama bu hakkını arayacak akıl ve iradeyi gösterecek ve yöneticileri uyaracak, hakkını arayacak toplum yoksa ;yerel yöneticiler de sandıkta bunun hesabını sormayan , okullar açıldığında boş beslenme çantası ile okula gitmek zorunda olan çocukları düşünmez ,inanç sömürüsü ile oy toplar.
Bu köşeden Karatay Belediye başkanımız Sayın Hasan Kılca ve Meram Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Kavuş ‘un sahipsiz hayvanlar konusunda hassasiyetlerini bildiğim için ‘’OKULLARDA , KENDİ BÖLGELERİNDEKİ OKULLARDA, ÖN İNCELEME YAPARAK, BESLENME ÇANTALARINI DOLDURAMAYAN ÇOCUKLAR İÇİN; OKUL- BELEDİYE İŞBİRLİĞİ İLE BESLENME ÇANTASINI DOLU OLARAK OKULA GÖNDERME’’ SEFERBERLİĞİ BAŞLATMALARINI BEKLİYORUM.
Gelişme çağındaki 7-8-9 yaşındaki çocuklar, açlıkla terbiye edilmezler.
YEREL YÖNETİCİLERİMİZ OLARAK ; MERAM VE KARATAY BAŞKANLARIMIZ, EMİNİM BUNU GERÇEKLEŞTİRİRLER .
KONYAMIZDAKİ TÜM BİLBORDLARI : BESLENME ÇANTASI SEFERBERLİĞİ BAŞLATAN AFİŞLERLE DONATARAK , ÇOCUKLARI AÇLIĞA DEĞİL , YAŞAMA SIMSIKI SARILMAYA DAVET EDERLER.

