Bir önceki yazımda, Konya’nın başarılı iş insanı Ömer Atiker’den beklentimin yüksek olduğunu ancak atılan adımların beni hayal kırıklığına uğrattığını ifade etmiştim. Gerekli önlemler alınmazsa işin sonunun hüsran olacağını da açıkça dile getirmiştim. Neyse ki iş işten geçmeden doğru hamleler geldi ve Konyaspor’u düzlüğe çıkaracak adımlar atıldı.
Ara transfer döneminde yapılan takviyeler ve Konyaspor ile bir türlü uyuşamayan Çağdaş Atan ile yolların ayrılması son derece yerinde kararlar oldu. Açıkçası Çağdaş Atan’dan umutluydum. Ancak beklenen sonuçların bir türlü gelmemesi, hocanın saha dışındaki söylemleri ve sürekli bahanelere sığınması camiada karşılık bulmadı. Zaten bağ kurulamadığı da netti. Bu nedenle Konyaspor’u düze çıkaramadan bir yol ayrımı yaşandı. Kendisine bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyorum. Kendi ayrılık mesajında söylediği gibi; “Bazı çiçekler bazı topraklarda yetişmiyor.” Umarım yetişip güzelleşeceği topraklara kavuşur.
Yönetimin hem transfer performansı hem de gecikmiş olsa bile teknik heyet değişikliğine gitmesi kadar, yeni teknik direktör tercihi de son derece isabetli oldu. Son yazımda da belirtmiştim; bu cendereden çıkılacaksa akla gelen ilk isim İlhan Palut olmalıydı. Yalnızca benim değil, tüm camianın İlhan Palut isteği açık şekilde dile getirilince yönetim de adeta “Madem öyle, alın size İlhan Hoca” dedi ve sorumluluğu camiayla paylaştı.
Artık birkaç maçlık değil, sezon sonuna kadar kredisi olan bir teknik adamımız var. İlhan Palut Konya’yı seviyor, Konya da onu. Bunu ilk maçta net biçimde gördük. Tribünlerde yanan ateş sahaya yansıdı ve ortaya son derece umut veren bir Göztepe maçı çıktı.
Göztepe bu ligin sıradan bir takımı değil. Ligin en az gol yiyen, şampiyonluk mücadelesi veren ekiplerin hemen arkasında konumlanan güçlü bir ekip. Böyle bir takıma karşı galibiyeti kaçırabilecek noktaya gelmek, üstelik yalnızca 1,5 günlük çalışmayla çıkılan bir maçta bunu başarmak küçümsenecek bir iş değil. Elbette İlhan Palut’un elinde sihirli bir değnek yoktu. Ortaya çıkan görüntü tamamen sinerjiyle ilgiliydi.
Bu şartlar altında beraberliğe sevinilmez belki ama geleceğe umutla bakmamızı sağlayan bir Konyaspor izledik. Bu enerjinin devam etmesi halinde yeşil-beyazlıların kısa sürede ligde daha üst sıralara tırmanacağına yürekten inanıyorum.
Önümüzde çok zorlu bir fikstür var: Alanyaspor deplasmanı, Galatasaray ile iç saha maçı ve Başakşehir karşılaşması. Bu üç maçtan ne kadar puan çıkarız bilinmez ama takımın sahadan bizi utandıracak bir görüntüyle ayrılmayacağına eminim. Öncelik, dişimize biraz daha uygun görünen Alanyaspor maçında. Oradan alınacak bir galibiyet hem baskıyı azaltır hem de Galatasaray maçına çok farklı bir kimlikle çıkmamızı sağlar.
Ben Konyaspor için güzel günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Bu sezonun kazasız belasız atlatılmasının ardından, yeni sezon ve sonrasında çok daha farklı hedefleri konuşacağımız günler uzak değil.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

