Benim çocukluğumda bayramın simgesiydi KIRMIZI RUGAN AYAKKABI. Sanki her zaman ev temizliği yapılmazmış gibi bayram yaklaşırken yapılan köklü ev temizliği sonrası evde bir bayram kokusu... Sanki evlerde hiç yemek yapılmazmış gibi arife günü evlerdeki yemek telaşı.. Aslında haklılardı belki de, çünkü ziyaret ve ziyaretçi yoğunluğundan ne yemek yapmaya ne de yemek yemeğe vakit bulunamazdı.. Ayrıca, tam yemek saati gelen misafire de sofra açmak lazımdı.. Tatile gitmek için bir fırsat değil, görüşemediğin eş, dost, akrabayla buluşma zamanlarıydı bayramlar.. Bayram sabahı bayram namazı sonrası babamın mis kokulu,taze simitleriyle buluşulan kahvaltı sofralarının kokusuydu bayramlar.. Babam namaza giderken, annemin de o saatte kuaföre gitmeseydi bayramlar.. Bayrama uygun saç stili önemliydi, nasıl da kalabalık olurdu kuaförler o saatte bile.. Bir kaç kez gitmişliğim vardır benim de annemle.. Bayram sabahı yataktan kalkar kalkmaz mı giyilirdi pijamanın altına KIRMIZI RUGAN AYAKKABILAR? Elbette... Gece kaç kez uyanıp kontrol edilmiştir çünkü ,ayakkabılar yerinde duruyor mu diye.. Kahvaltı sonrası ayakkabılara eşlik edecek olan bayramlık elbisenin giyilmesiyle gün başlardı.. Anneannemlerde buluşup, yenecek bayram yemeğinin heyecanı..Ne güzeldi anneannemin sıcacık evi ve bayram sofrası.. Dedem mutlaka o devrin iki önemli dergisi olan, SES ve HAYAT dergilerini bayram olduğu için özellikle alır ve misafir odasının orta sehpasına koyardı... Bayrama özelmiş gibi... Bayılırdım o dergilere.. Hiç biri yok artık.. Ne anneannem, ne dedem, ne annem, ne babam, ne de o dergiler, ne de o BAYRAMLAR.. KIRMIZI RUGAN AYAKKABILAR da yok.. Eminim halâ vardır bayramlarda KIRMIZI RUGAN AYAKKABI giymek isteyen kızlar.. Lütfen alsınlar anneler, babalar kızlarına.. Eski bayramlar artık yoksa da, KIRMIZI RUGAN AYAKKABI giyen kızlar olsun.. Çünkü ben nerede KIRMIZI RUGAN AYAKKABI görsem bu bayramları hatırlıyorum yüreğim sızlayarak.. İyi bayramlar.. Gerçek bayramlarımızı yaşamak nasip olsun..