Dünya yolcusunun yoluna koyduğu en büyük engel. Yolcu olduğunu unutup hep burada kalacağı yanılgısıyla dünyada olup bitenlerle fazla meşgul oluşlar kaygıyı tetikler. Olan bitenin görünürdeki halinin hakikati ile bağlantısını kuramamak yolcuyu boğar. Yolcunun kendi hakikati ile iletişiminin sağlıklı olabilmesi için öncelikle kuşku ve kaygılarından arınması gerekir. “ Dünyadaki gerçek şeytanlar kendi kalbimizde dolaşanlardır. Esas savaşın verilmesi gereken yer burasıdır.” diyen Gandhi, yolcunun öncelikle kendini fark etmesinin ve anlamasının gerekliliğini ne güzel anlatır. Halinden memnun olamayışlar, keşkeler, payına düşene razı olmamalar, kıskançlıklar, insanlara bağlanıp kalmalar külfet ve sıkıntı doğurur. Hallac-ı Mansur da: “ Bizim sevgimiz şikayetlerden, isyanlardan uzaktır, imtihandır, gönül işidir.” diyerek takıntılardan, korkulardan ,endişelerden uzak durmanın önemini vurgular. Yolculukta ne yaşanırsa yaşansın her durumda ve koşulda olanların, Hakk’ın rahmeti olduğunu, O’nun yolcuya sonsuz merhamet sahibi olduğunu hatırlamalı. Yaşanan her şeyin O’nun rahmeti ve sevgisi sayesinde yolcu için en iyisi, en güzeli ve en hayırlısı olarak hesaplandığından emin olmalı. Bu emin oluş ve güven huzuru sağlar. Güvende olduğunu bilen, kaygıdan uzaklaşır. Kaygısı olmayanın da öfkesi kalmaz, önyargısı olmaz. Bilir ki her yolcu kendi deneyimini tamamlamak için gelmiştir bu aleme. Yolda karşılaştığı yolcularla fazla uğraşmadan kendi yoluna sakince devam eder. Bilir ki bu yolcularla yaşanan her türlü deneyim ve paylaşım yolculuğuna değer katar, eminlik sağlar. Emin olan insan her işte kârdadır. Zarar etse tevekkül eder, kâr etse şükreder. Hiç birine takılıp kalmaz. Bilir ki olanda hikmet vardır ve kendinin de bütünün de hayrınadır. Böyle bir insan rızkın nereden geleceği kaygısını taşımaz. Gücü yettiğince işinde, aşında emeğini esirgemez, işini en iyi şekilde yapar. Emeğinin karşılığında nasibi kadar nasipleneceğini bilir, huzur içinde yoluna devam eder. Eminlik içinde kalabilmek ve emin olanlardan olabilmek umuduyla, sevgiler.