“Ey kendine mevki kapmak için etrafına zülüm yapan kimse, bil ki kendin için kuyu kazıyorsun.”
“Düğün gecem” dediği Hakk’a vuslatının 752. yılında andığımız Mevlânâ Celalettin Rumi’nin tüm çağlarda insanoğluna ders verdiği ve yol gösterdiği ölümsüz eseri Mesnevi’den alıntıyla seslenmek istedim sizlere.
Bugün günlerden Hz. Pir ise onun seslenmelerine ve öğütlerine devam edelim isterseniz. Yine der ki Pir “Ey amcasının yüzünde çirkin bir ben gören! Gördüğün kendi çıbanının aksidir, amcandan nefret etme!”
Gördüğümüz, bildiğimizi sandığımız, beş duyumuzla anlamlar yüklediğimiz her şeyin kendi algımızdan başka bir şey olmadığı gerçeğiyle yüzleştirir bizleri. Algı değişince olay ve durumun değiştiğini de “Endişe ve vehimlerden sakın. Zira fikir aslan, endişe yaban eşeği ve gönüller de ormanlıktır.
“Muhakkak ki devanın aslı perhizdir. Vehim ve hayallerden perhiz et de canının kuvvetini gör.” sözleriyle dile getirir.
Özümüzde her türlü duygu ve durum mevcuttur. Açığa çıkmayı beklemektedir. Biz hangisini açığa çıkarmayı seçersek o çıkar. Seçimlerimiz de bizlere yön verir. Yüzümüzü bize huzur veren, iyilik getiren seçimlere döndüğümüzde kendimiz başta olmak üzere bütüne hizmet etmiş ve katkıda bulunmuş oluruz.
“Artık dışımdaki düşmanla savaşmaktan yüz çevirip içimdeki çarpışmaya yani nefsimi yenmeye yöneldim.” ifadesiyle kendi içimizde var olan kiri, pası temizlememizi önerir. Tüm bu seslenişler kendimizi ve birbirimizi karalamak, kirliliğimizi yüzümüze vurmak değildir. Varlığını hatırlatıp tercihlerimizde bizi özgür bırakmaktır.
Tercihlerimizi bilinçli farkındalıkla yapıp, her halimizi sevgiyle kabullenip huzurdan ve iyiden yana olanı seçebilmek ve keyif boyutunda kalabilmek dileğiyle sevgiler.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

