Ekozofi terimini ilk kez 31 Mart 2022 tarihli Sözcü Gazetesinde Serpil Yılmaz’ın köşe
yazısında gördüm. Okudum, internetten de biraz baktım. Gerçekten de çevreci anlayışın daha
geniş bir bakış açısıyla değerlendirmeye ihtiyacı var. O da Ekozofi.
Ekozofi ya da eko-felsefe ne demek?
Ekozofi veya eko-felsefe, ekolojik uyum veya denge felsefesidir. Fransız Psikanalist
Felix Guattari, “Üç Ekoloji” yayını ile “etik ve estetiği”, “sanat ve bilimi” kapsayan, “ekozofi”
kavramını kullandı. Ekozofi; çevresel, toplumsal ve zihinsel olmak üzere üç tür ekolojiyi
birleştiriyor. Ekoloji doğadaki tüm canlıları inceleyen bir bilimdir. İklim sorunu, insanın
yaşamak için kullandığı malzeme atıklarının ekolojik sisteme verdiği zararlar gibi konular
üzerinde durur. Guattari aynı zamanda etik ve estetiğin, sanat ve bilimin birbirine yakın
olmasının önemini vurguluyor. Bu üç tür ekoloji ancak ‘bilim ve etik' ile birleşebilirse
toplumun davranış biçimlerine yansır. Evet, çevre kirlenmektedir, fakat kirlenen sadece çevre
değildir. İnsanlar ve gruplar arası ilişkilerden makro-ilişkilere yani devletlerarası ilişkiler,
siyaset, son yılların modası büyüme kavramına kadar her şeyin kirlendiğini görmek ve
yeniden düşünmek gerekiyor. Üretim için üretim yapmak, doğal kaynakları gelecek nesilleri
hiç düşünmeden hesapsızca tüketmek, Dünya varlıklarının ve doğal kaynakların; tüm canlının
yaşam hakkı olduğunu unutmak hiç de insani bir davranış değildir.
Konu İle İlgili Bir Örnek:
İngiliz Gazeteci Kit Chellel “Çöpler Nereye Gidiyor” alan araştırması için üç adet plastik
çöp poşetine GPS takip cihazları yerleştiriyor. Üç poşetten birisi Londra’nın doğusunda
Thames Nehri kıyısına, diğer iki poşet ise İngiltere, Hollanda, Almanya, Polonya üzerinden
değişik tarihlerde ve değişik yollardan 3200 kilometre yol yaptıktan sonra Türkiye’ye
Adana’ya geliyor. Adana’da çöpün bulunduğu yerde bir geri dönüşüm tesisinin olmaması; Bu
plastik çöpün geri dönüşümde kullanacak bir firma tarafından ithal edilmediğini
göstermektedir. Bu plastik çöpü ithal eden kişi veya firma, çöpü gözden uzak bir yerlere
atacak. Atmış zaten. Madalyonun diğer yüzünde İngiltere’deki çöpü üreten, toplayan,
sistemdeki kişi veya firma çöpü bilerek ve isteyerek yurt dışına kaçak ve/veya yasal yollarla
ihraç ediyor. İnsani bir davranış mıdır? Bu işin içinde en başta insan var. Çöpü üreten ve
bundan kurtulmak isteyen firmalar var. Bu kirli ilişkileri kontrol etmeyen ve önlemeyen
devletler var. Ekozofik olarak düşündüğümüzde: İnsanların kirlenmiş beyinleri, devletlerarası
rekabet, etnik çatışmalar, savaşlar, çok para kazanma hırsı ile doğal kaynakların çarçur
edilmesi gibi birçok konu aklımıza gelmelidir. Günümüzde herkesi kaygılandıran iklim
değişikliği ortaya çıktığından beri devletler bir türlü sorunun çözümü için ciddi
davranmamaktadır. İşte bu ekozofinin konusudur.
Başta devletler, dostlar alışverişte görsün türü davranışlardan vazgeçmelidir. Üretim
sektörünün de atıklarını, benden gitsin mantığı ile uzaklaştırmamaları gerekir. En önemlisi
ise; insan beyinlerindeki kirliliğin önlenmesidir. Her bir insan çevreyi koruma, insanı koruma
ve sömürüyü önleme konusunda dikkatli olursa, çözüm o zaman daha garantilidir diye
düşünüyorum.
Hoşça kalın.
