Birleşmiş Milletler 1994 yılı Aralık ayında aldığı bir kararla 17 Haziran tarihini “Çölleşmeyle Mücadele Günü” olarak ilan etmiş olup; bu tarihten itibaren tüm Dünya’da ve ülkemizde de çeşitli etkinliklerle konuya dikkat çekilmektedir. “Türkiye Çöl Olmasın” sloganı ile verdiği mücadeleden dolayı benim de üyesi olduğum TEMA Vakfı’ nı ve merhum Hayrettin Karaca’yı öncelikle kutlamamız gerekmektedir. 17 Haziran.1999 da TEMA Genel Merkezi Koordinesinde Konya İl Çevre Müdürlüğü, TEMA Konya İl Temsilciliği, Karapınar Belediye Başkanlığı işbirliğiyle Konya Karapınar’da Erozyon Önleme Sahası’nda etkinlik düzenlenmiş ve etkinliğe Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman DEMİREL de katılmıştı. Yaptığı konuşmada her türlü mücadeleyi yapacağımızın altını çizip "Siz doğayı tahrip ederseniz, doğa da sizi tahrip eder." demişti. Yine bir 17 Haziran günü, 17 Haziran 2015 te vefat eden Cumhurbaşkanımızı ölümünün onuncu yılında bu hatırasıyla anıyor ve etkinliğe katkılarından dolayı TEMA genel Başkanı rahmetli Hayrettin Karaca’ya, o dönem Karapınar Belediye Başkanı olan Kamil Bülbül Okuyucu’ya, TEMA İl Temsilcisi Namık Ceyhan’a gayretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. 17 Haziran.1999 dan 26 yıl sonra ,17 Haziran 2025 de bu konu iyileşmedi. Konya Kapalı havzası ve özellikle Konya-Karaman yöresi çölleşmenin kucağına oturdu adeta. İç Anadolu Çevre Platformu’nun Çankırı’da yapılan toplantısında ve Türkiye Çevre Platformunun Ankara’da yaptığı toplantılarda İç Anadolu Bölgesinin ve özellikle “Konya Kapalı Havzası” nın yer altı suları ve bölgenin su bilançosu ile ilgili sunumlar yaptım. Bölgemizin su bilançosunun açık verdiğini ve bölgenin çölleşmeye doğru hızla kaydığını anlattım. Bu durumu Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü” de kabul ediyor. Mavi Tünel Projesi ile Göksu Nehrinden getirilecek 414 Milyon metreküp su sanki Konya Kapalı Havzasını ihya edecekmiş gibi bir algı yaratılıyor. Bu proje ile gelecek su; havzanın dişinin kovuğuna yetmez. Önemli tedbirler alınmadan bölgenin 2.135 Milyar su bilançosu açığı kapanacak gibi de görünmüyor. Bölge için iyileştirici önlemler alınması gerekirken tam tersine Konya Kapalı Havzasında son 20 yılda sucul bitki olan mısır ekimi patladı. Bu günlerde bir de kenevir gündemde; Su bilançosu açık veren çölleşmeye aday bir bölgede bu hesapsızlığa dur diyen yok. Bakanlıklar seyrediyor, Konya Büyükşehir Belediyesi seyrediyor. Bu konu ile ilgili olarak kurumlarımıza, Üniversitelerimize iyi uykular mı desek acaba. Yer altı suyunun durumunu STK lar öğrenecek diye DSİ nin ödü kopuyor. Yer altı su seviyeleri konusundaki sorularımızı yanıtlamıyor. 17 Haziran 2025 te Konya Kapalı Havzası’nda ve özellikle Karapınar yöresinde hiçbir önlem alınmıyor ve çölleşmeye davet devam ediyor. Karapınar’da obrukların sayısı 90 lı yıllarda 5-6 taneydi. Jeoloji Mühendisleri Odası’nın yeni açıklamalarında 1.500 ü geçmiş. Çökmeler devam ediyor. Buna bir de “Yüzey Yarıkları” eklendi. Çevre Bakanlığı Çölleşme İle Mücadele Genel Müdürlüğü’nce 2019-2030 yıllarını kapsayan “ Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı” hazırladığını biliyoruz. Şu eylem bölümünde neler yaptıklarını öğrenebilir miyiz acaba ? Bölgeyi takip eden biri olarak hiçbir eyleme rastlamadım. Çok zaman kaybedildi çok.! Devletimiz tüm kurumlarıyla havzanın çölleşmesini önleyici önlemleri almalıdır. Hoşça kalın.