Adalet bakanı bir gün, koltuğunun altında kabarık bir dosya, Çankaya’ya Atatürk ‘ün huzuruna çıkmış, sorununu kısaca açıklamıştı. Galiba İçel’in bir köyünde, bir vatandaşın tepesi atmış, kahvede Atatürk için ileri geri sözler sarf etmişti. Kahvedekiler adamı yakalayıp, jandarmaya teslim etmişler. Karakolda zabıtlar tutulmuş, tanık ifadeleri alınmış, iş savcılığa intikal ettirilmiş. Ancak hakaret davası açılabilmesi için mağdur olan kişinin yani Atatürk’ün kabul etmesi gerekiyordu. Atatürk adalet bakanını dinledikten sonra: -‘Ne demiş bu vatandaş benim için?’ diye sordu. Bakan ellerini ovuşturuyor bir türlü açıklama yapamıyordu. -Paşam bu kendini bilmezin sözlerini huzurunuzda tekrarlamaya utanırım! Atatürk gene sordu: -Peki ben ne yapmışım da bu vatandaş bana söylemeye utandığın sözlerle küfretmiş? Bakan dosyayı açtı, sayfaları bir bir çevirerek açıklamaya başladı. Dosyaya göre Atatürk bu köylüye bir şey yapmış değildi. Bu fakir vatandaş sigara tiryakisiydi. Bir şekilde tütününü sağlıyor ama bir türlü sigara kağıdı bulamıyordu. Bu yüzdende tütününü gazete kağıdına sarmak zorunda kalıyordu. Bir gün sigarasını yakarken gazete kağıdı tutuşmuş, adamın bıyığı yanmış, suratı kavrulmuştu. Canı yanan köylü de ilgisi var yok düşünmeden veryansın etmişti, Atatürk ‘e.... Durum bundan ibaretti. Atatürk bu açıklamayı sabırla dinledikten sonra Adalet Bakanı’na sordu: -Siz hiç gazete kağıdına sarılmış sigara içtiniz mi? -‘Hayır efendim’ dedi bakan. -Öyleyse bilmezsiniz. Ben Trablus da iken içmiştim, çok berbat bir şeydir. Adam bana az bile küfretmiş. Siz bunun için köylüyü mahkemeye vereceğinize ona sigarasını sarabileceği kağıdı, insanca yaşamanın koşullarını sağlamaya bakın. Ve kapattırdı dosyayı.. HALKA HİZMET ETME SÖZLERİ İLE SEÇİLEN BİR SİYASETÇİ, KENDİSİNİ HAKLI YA DA HAKSIZ ELEŞTİREN VATANDAŞINA KİN GÜTMEZ, MAHKEMELERDE SÜRÜNDÜRMEZ, HAKSIZ DAVALAR AÇIP, O HAKSIZ PARALARI ALMAZ, İNSANLARIN GELECEĞİ İLE OYNAMAZ. SADECE ÜLKE İNSANININ YAŞAMINI KOLAYLAŞTIRMANIN YOLLARINI ARAR. HER KONUŞMASI, HER MESAJI, HER DAVRANIŞI, SADECE ÜLKEMİZDEKİ SİYASETÇİLERE DEĞİL DÜNYA SİYASETÇİLERİNE DE ÖRNEK OLAN ATATÜRKÜMÜZ’ÜN, DEĞERİNİ BİLMEDİK. BAŞIMIZA GELENLERİ, GELECEK OLANLARI ULUSCA HAK ETTİK.