29 Ekim, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun idare Cumhuriyet idaresidir.” inancı ve bilinciyle, ulusuna özgür iradeleri ile egemenliğini kendi ellerinde tutma yetkisini kazandırdığı gündür. Bu inancını “Türk milleti ve Cumhuriyeti ayrılmaz bir bütündür.” ifadesiyle açıklar. Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin kültür olduğunu dile getirir.
Kültür bir ulusun en önemli manevi değeridir. Nesilden nesile aktarılır. Yaşanılan dönemde toplumlar arasında etkileşimi sağlar. Alıştır, veriştir. Her toplum birbirinden bir şeyler öğrenir ve birbirini etkiler.
Yeni dünya düzeninde iletişim ve etkileşim çok hızlanmıştır. Hemen herkes kültürel değerlere ve bilgilere çok kolay ulaşabilmektedir. Bu kolay ulaşım hem değer katmakta insana hem de değersizleştirebilmektedir insanı. Değerlere değer katabilmek, köklü kültürel mirası iyi tanımakla başlar. Bu mirası tanımak ve öğrenmek için de tarih bilgisine ihtiyaç duyulur. Araştırarak, öğrenerek, her türlü yayını takip ederek olayları ve durumları geniş bir perspektiften değerlendirerek kültürel mirasa sahip çıkılır.
Tek taraflı bilgilerle yandaşlıklar ve ötekileştirmeler başlar. Bu da bölücülüğe, kaosa, parçalanmaya götürür toplumları.
“Bütün dünya bilsin ki benim için bir yandaşlık vardır. Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.” diyen ATA’mız; düşüncenin, idrak edebilmenin toplumsal bütünlüğe ve gelişimine katkısını dile getirerek bizlere belki de bugünlerin uyarısını yapmıştır.
Gelişmiş ülkelere ve toplumlara baktığımız zaman kültürel değerlerini ve emanetlerini çok iyi koruduklarını görürüz. Bilimin ışığında, çalışkan, üretken bireylerinin varlığına şahit oluruz. Çalışan, üreten, bilimsel düşünen, analiz yapabilen insanların çoğunluğu oluşturduğu toplumlarda boşa harcanan zamana, heba edilmiş ömürlere pek rastlanmaz.
Bugün bize armağan edilen ve aynı zamanda emanet bırakılan özgür irade ile seçme ve değerlendirme yetkisine, kültürel mirasımıza ilim ve irfan ile çalışarak, üreterek, gelişerek sahip çıkabilme umuduyla sevgiler.

