Türkiye, 2025 yılı iklim verileriyle birlikte ciddi bir çevresel riskle karşı karşıya kaldı. Açıklanan resmi ölçümler ve derlenen meteorolojik veriler, ülke genelinde hem sıcaklıkların uzun yıllar ortalamasının üzerine çıktığını hem de yağışların son 52 yılın en düşük seviyesine indiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu tablonun özellikle içme suyu, tarımsal sulama ve baraj planlaması açısından kritik bir eşik anlamına geldiğini vurguluyor.
Yıllık Sıcaklıklar Normallerin Üzerine Çıktı
2025 yılı boyunca Türkiye geneli yıllık ortalama sıcaklık 14,9 ile 15,0 derece aralığında gerçekleşti. Bu değer, 1991–2020 uzun dönem ortalaması olan 13,9 derecenin yaklaşık 1,1 derece üzerine çıktı. Yıl genelinde ayların büyük bölümünde pozitif sıcaklık sapmaları dikkat çekti. Temmuz ayında Cizre’de 49,4 derece ile ekstrem sıcaklık ölçülürken, ocak ayında Ardahan’da eksi 28,5 derece ile yılın en düşük sıcaklığı kaydedildi.
Yağışlar 52 Yılın En Düşük Seviyesinde
Asıl endişe yaratan tablo ise yağış verilerinde ortaya çıktı. 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılında Türkiye geneli toplam yağış 422,5 milimetre olarak ölçüldü. Bu miktar, 1991–2020 ortalaması olan 573,4 milimetrenin yüzde 26 altında kaldı. Bu durum, Türkiye’nin son 52 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşadığını gösteriyor.
İller Arasında Büyük Farklar Oluştu
Yağış dağılımında bölgesel dengesizlikler de dikkat çekti. Su yılı boyunca en fazla yağış 1812,1 milimetre ile Rize’de ölçülürken, en az yağış 182,8 milimetre ile Şanlıurfa’da kaydedildi. Bazı illerde yağışlar yer yer normale yakın seyrederken, geniş bir coğrafyada ciddi kuraklık etkisi hissedildi.
Kasım Ayı Alarm Verdi
Kasım 2025, hem sıcaklık hem yağış açısından dikkat çeken ayların başında geldi. Kasım ayında ortalama sıcaklık 12,2 derece ile normallerin 2,9 derece üzerine çıktı ve bu ay, son 55 yılın en sıcak üçüncü kasımı olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde yağışlar ise normalin yüzde 43 altında kaldı. Uzmanlara göre bu durum, kış öncesinde toprak ve barajların yeterince beslenememesi anlamına geliyor.
Su Yönetiminde Yeni Dönem Uyarısı
Uzmanlar, mevcut verilerin Türkiye için ciddi bir su stresi riskine işaret ettiğini belirtiyor. Artan sıcaklıklar, azalan yağışlar ve düzensiz dağılım nedeniyle 2026 yılı ve sonrası için su yönetiminde daha sıkı planlamaların zorunlu hale geleceği ifade ediliyor. Özellikle tarım, enerji ve içme suyu alanlarında tasarruf ve verimlilik odaklı politikaların önemi bir kez daha gündeme geldi.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

