Şayet Ramazan ayında verilecek iftar davetlerinde, pastırma, acve hurma, yumurtalı ramazan pidesi, bamya çorbası, mevsim dışı sebze, fıstıklı baklava, güllaç gibi yiyecekleri sofrada görürsek benim düşüncem buradaki amaç iftar vermek değil gösteriş yapmaktır! Böyle bir iftar daveti veren kimse, memleketteki ekonomik durumumuzun farkında da değildir. Böyle bir iftar sofrasını maddi imkânı olan herkes, arzu ederse kendi evinde sofrasında bulundurabilir ama zengin de olsa, ikram için de olsa dışarıda, lokantalarda vereceği iftar davetlerinde gerekli toplum hassasiyeti göstermemek bence en azından görgüsüzlüktür. Çok büyük otellerin ve Restoranların, iftar menülerini ve iftar sofra bedellerini paylaşmalarını da aynı hassasiyetsizdik doğrultusunda değerlendiriyorum. Saymış olduğum iftarlık ve yemekler iftarın ne farzıdır ne de sünnetidir. Amaç gönül almak ise, amaç paylaşmak ise ne kadar pahalı yemekler sunarsak o kadar makbuldür gibi bir düşünce bence makul değildir. İftar yemekleri ne bir gösterişe, ne de reklâma âlet edilmelidir. İftarlık için pek güzel reçellerimiz, tahinlerimiz, pekmezlerimiz, peynirlerimiz, zeytinlerimiz vardır. Tarhana, mercimek, yayla çorbalarımız vardır, marullu, havuçlu salatalarımız, kuru dolmalarımız, tavuklu pilavlarımız, eriştelerimiz, kompostolarımız, hoşaflarımız vardır. Bence makbul olan, en pahalı yemeklerden iftar sofraları hazırlamak değil, hiç yiyemeyenleri de düşünerek, ülkenin içinde bulunduğu hassas günleri de göz önüne alarak boğazımızdan daha rahat geçecek ve gönlümüze huzur verecek iftar sofraları kurmaktır. Gastronomi benim özel merakımdır, hobimdir. Ama hayatım boyunca kendim yemekten çok, yedirmekten, paylaşmaktan, yemek konusundaki bilgilerimi anlatmaktan hoşlandım. Anadolu kültürü de budur. Bu kadim kültürde ikram çok önemlidir, misafir çok önemlidir. Hep sofralar açıktır ve gönül sofralarıdır bunlar. Karın doyurmak başka bir şey. Bir kuru ekmek ile de karın doyar. Her şeyden önemlisi de göz ve gönül tokluğudur. İftar sofraları kurulmasın, pahalı olur demiyorum. İki yıl önce, kulaklarıma inanamamıştım, Mecliste AKP sözcüsü Elitaş'ın "Ramazan pideleri bu yıl çok pahalı, susamsız ve yumurtasızı dahi 6 TL’yi aştı" diyen CHP sözcüsüne, oturduğu yerden "Zaten Ramazan Pidesi çok çabuk bayatlar, somun alsınlar daha iyi olur" diye laf yetiştirmesine. Bunlar Mari Antuanet'i bile geçtiler artık, Allah akıl fikir ihsan etsin. Herkese göz ve gönül tokluğu, iftar saatine yakın, fırınlar önünde sakin, kavga edilmeyen, kazanılmak istenen sevabın, öfke ile başkalarından çıkarılmadığı, sahura kadar oturulup veya kahvehanelere gidip vakit geçirilip sahurdan sonra uykuya yatıp orucun uykuya tutturulup iftar saatine yakın uyanılmadığı, bol misafirli, ikramlı, mütevazı ama bereketli iftar sofralarına ulaşılmasını diliyorum.