İstanbul’u Bekleyen İki Deprem Senaryosu
Almanya merkezli GFZ Helmholtz Jeofizik Araştırma Merkezi öncülüğünde yürütülen ve Science dergisinde yayımlanan kapsamlı Marmara araştırması, İstanbul ve çevresi için deprem riskinin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Çalışmayı değerlendiren Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü’nden Dr. Öğretim Üyesi Yasemin Korkusuz Öztürk, İstanbul deprem senaryosu kapsamında iki kritik ihtimalin bilimsel olarak öne çıktığını vurguladı.
Marmara Denizi Avrupa’nın En Riskli Alanı
Araştırmada Marmara Denizi, sismik tehlike açısından “Avrupa’nın en sıcak noktası” olarak tanımlandı. Özellikle İstanbul’un güneyinde yer alan ve uzun süredir kırılmayan Adalar segmentinin büyük ölçüde “kilitli” durumda olduğu belirtildi. Uzmanlara göre bu durum, fay hattında ciddi bir enerji birikimine işaret ediyor ve olası bir kırılmanın yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
İki Olası Deprem Senaryosu Masada
Dr. Yasemin Korkusuz Öztürk’ün yürüttüğü üç boyutlu simülasyonlara göre İstanbul deprem senaryosu iki şekilde gerçekleşebilir. İlk senaryoda Avcılar Fayı üzerinde bir kırılma meydana geliyor ve ardından Adalar Fayı devreye giriyor. Bu durumda İstanbul, 6,2 ile 6,8 büyüklüğü arasında iki ayrı deprem yaşayabilir. İkinci ve daha riskli senaryoda ise Avcılar ve Adalar fayları birlikte kırılıyor ve 7,0–7,3 büyüklüğünde tek bir büyük deprem oluşabiliyor.
Bilimsel Konsensüs Net: Büyük Deprem Kaçınılmaz
Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz de Marmara Denizi’ndeki tüm bilimsel çalışmaların aynı noktada birleştiğine dikkat çekti. Tüysüz’e göre, İstanbul’da büyük bir depremin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı tartışılıyor. Büyükçekmece açıkları ile İzmit Körfezi arasında kalan fay segmentlerinin kırılmamış olması, bu bölgenin ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.
Tarihsel Hareketlilik Uyarı Veriyor
Araştırmada Marmara’da son yıllarda yaşanan 5 ve üzeri büyüklükteki depremlerin, bir tür stres transferi yaratmış olabileceği belirtiliyor. 2019 ve 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen depremler, riskin ortadan kalkmadığını, aksine bazı senaryolara göre öne çekilmiş olabileceğini düşündürüyor.
Uzmanlardan Ortak Çağrı: Önlem Şart
Uzmanlar, depremin kesin tarihinin bilinmesinin mümkün olmadığını ancak hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor. İstanbul’un nüfus yoğunluğu, yapı stoku ve ekonomik önemi dikkate alındığında, İstanbul deprem senaryosu yalnızca bilimsel bir tartışma değil, acil önlem gerektiren bir gerçek olarak öne çıkıyor.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN