Azınlıklar konusunda TÜRKİYE ‘nin temelini, hukuki dayanağını oluşturan 24 Temmuz 1923 ‘de imzalanan LOZAN ANTLAŞMASIDIR. LOZAN ANTLAŞMASI’ NA GÖRE PATRİKHANE TEK BAŞINA BİR KURUM OLARAK YER ALMAMAKTADIR. Fener Patrikhane’si azınlığın kilisesi olarak tanımlanmış; 1453’den 1923’e kadar sahip olduğu idari , siyasi ve yargısal hak ve imtiyazlarına son verilmiştir. Bunu da 29 Ekim 1923 yılında ilan edilen ATATÜRK CUMHURİYETİ başarmıştır. Fener Rum Patrikhanesi; LOZAN ANTLAŞMASI ile sınırları çizildiği üzere İstanbul Bozcaada ve Gökçeadadaki Rum Ortodoks cemaatine hizmet veren bir dini kurumdur. KİMSE KENDİNİ EKÜMENİK OLARAK TANIMLAYAMAZ! Kapatılan RUHBAN OKULLARI Osmanlı zamanındaki gibi açılıp, sokaklarda gösteri yapamaz! LOZAN ANTLAŞMASI’NA GÖRE FENER RUM PATRİKHANESİ’NİN BAŞINDAKİ KİŞİNİN T.C VATANDAŞI OLMASI GEREKİR. PATRİKHANENİN ; SİYASİ VE İDARİ YETKİLERİ , İMTİYAZLARI KALDIRILMIŞ, PATRİKHANE TAMAMEN TÜRK HUKUKUNA BAĞLANMIŞTIR. Patrik ve patrikhane görevlilerinin, tayin ve denetimi Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına tabi hale gelmiştir. BAY TRUMP ; ATATÜRK’ ÜN YENİDEN ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞTURDUĞU TÜRK MİLLETİ, BUNA DA KARIŞMANA İZİN VERMEZ! LOZAN ANTLAŞMASI TÜRK MİLLETİ’NE EMANETTİR. Türk Milleti bu mektubu asla unutmayacaktır. RUM PATRİĞİ V. GREGORIUS’UN RUS ÇARINA MEKTUBU ‘’Türkleri, maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir.Çünkü Türkler çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır.Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler.Bu hasletleri( huy, mizaç) de dinlerine bağlılıklarından , kadere rıza göstermelerinden an’anelerinin kuvvetinden; padişahlarına , kumandanlarına , büyüklerine olan itaatlerinden gelmektedir. Türkler zekidirler ve kendilerini müsbet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkardırlar. Onların bütün meziyetleri , hatta kahramanlık ve şecaat( cesaret) duyguları da an ‘anelerine olan bağlılıklarından , salabetinden (sağlamlık)gelmektedir.Türkler’de evvela itaat duygusunu kırmak ve manevi bağlarını yok etmek, dini metanetlerini za’fa uğratmak icabeder. Bunun da en kısa yolu, milli ve manevi an ‘anelerine uymayan harici fikirler ve davranışlara onları alıştırmaktır. Türkler dış yardımı reddederler ; haysiyet duyguları, buna manidir. Velev ( öyle olsa da )ki geçici bir süre için zahiri ( görünüşte) kuvvet verse de Türkler’i dış yardıma alıştırmaktır. Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkler’i kendilerinden şeklen çok kuvvetli kudretli, kalabalık ve zahiren ( görünüşte ) hakim kuvvetler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddi vasıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. Bu sebeple Osmanlı Devleti’ni tasfiye için mücerret ( Yalnız, tek) olarak harp meydanındaki zaferler kafi değildir ve hatta sadece bu yolda yürümek , Türkler’in haysiyet ve vakarını ( Onur) tahrik edeceğinden hakikatlere nüfus edebilmelerine sebep olabilir. Yapılacak olan , Türkler ‘e bir şey hissettirilmeden bünyelerindeki bu tahribi tamamlamaktır. BU MEKTUP DÖNEMİN PADİŞAHI 2. MAHMUT TARAFINDAN ELE GEÇİRİLMİŞ VE PATRİK , PATRİK HANE KAPISINDA İDAM EDİLMİŞTİR. BU PATRİKHANE KAPISI KALIN ZİNCİRLERLE KAPATILIP, İSTANBUL’DA YENİDEN EKÜMENİKLİK İLANINA KADAR BU KAPI ASLA AÇILMAYACAKMIŞ...! BAY TRUMP ; 100 YIL DEĞİL 1000 YIL GEÇSE DE İSTANBUL YENİDEN TÜM DİNLERİN BAŞKENTİ OLARAK EKÜMENİKLİĞİN İLAN EDİLDİĞİ BİR ŞEHİR OLAMAZ! TÜRK MİLLETİ BUNA İZİN VERMEZ. LOZAN ANTLAŞMASI’NIN DA BOZULMASINA , TEK SATIRININ SİZİN KEYFİNİZE GÖRE DEĞİŞTİRİLMESİNE GÖZ YUMMAZ. TÜRKİYE CUMHURİYETİ; LAİK, DEMOKRATİK, HUKUK DEVLETİ OLARAK, SONSUZA KADAR DA ATATÜRK CUMHURİYETİ OLARAK YAŞAYACAKTIR! KAYNAK: Doç. Dr. SÜREYYA ŞAHİN. FENER PATRİKHANESİ VE TÜRKİYE .Ötüken Yayınları . İstanbul 1999 –S . 200