TEMA Vakfı, yayımladığı bildiri ile; 17–30 Kasım Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında bu yıl "Toprak Yoksa Su, Su Yoksa Gıda Yok" diyerek su, gıda ve iklim arasındaki ayrılmaz bağı görünür kılıyor diyerek; Konya Kapalı Havzası’nda yaşadığımız çölleşme sorununa ışık tutuyor, yetkililer uyumayın, tedbir almakta geç kalmayın diye uyarıyor sanki…
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz ATAÇ, toprağın gezegenin sihirli örtüsü olduğunu vurgulayarak “Yalnızca tarım için değil suyun döngüsü, gıdanın sürekliliği ve iklimin dengesi için de toprak hayati öneme sahip. Toprağı korumak, yaşamın devamını güvence altına almak demek. Bugün toprağa sahip çıkmazsak, yarının suyunu, gıdasını ve yaşamını kaybederiz” sözleriyle toprağın önemini anlatıyor.
Erozyon, toprağın en verimli ve organik maddece zengin üst katmanını yok ederek tarımsal verimliliği düşürüyor, su tutma kapasitesini azaltıyor ve kuraklığı derinleştiriyor. Bugün dünya topraklarının yüzde 33’ü bozulmuş durumda. Bu hızla devam ederse 2050 yılında bu oran yüzde 90’a ulaşacak.
Toprağın sağlığını kaybetmesi suyun doğal döngüsünü kırıyor, mikroorganizmaları, toprak solucanlarını ve verimliliği mümkün kılan yapıyı yok ediyor. Toprak yorgun düştükçe daha fazla kimyasal gübre ve daha yoğun sulama gereksinimi doğuyor. Bu da derelerin, nehirlerin, göllerin çekilmesine, karbonun atmosfere salınarak iklim krizinin derinleşmesine neden oluyor.
Son 30 yılda dünyadaki kurak alanlar, Türkiye’nin 5.5 katı büyüdü. Türkiye’de ise toprakların yüzde 5.5’i, yaklaşık Konya büyüklüğünde bir alan artık daha kurak bir iklime sürüklenmiş durumda.
Toprak, yalnızca üzerinde yaşadığımız bir zemin değil, aynı zamanda bir bellek taşıyıcısıdır. Binlerce yıldır insanın doğayla kurduğu ilişkinin sessiz tanığı olan bu canlı varlık, gözlerimizin önünde hızla yok oluyor. Dünyada her saniye 1260 ton yani yaklaşık 42 kamyon verimli toprak erozyonla kaybediliyor.
Toprak, mikroskobik canlıların, suyun, köklerin, mantarların ve karbon döngüsünün bir arada varolduğu yaşayan bir sistem. Bir santimetre toprağın oluşması 500 yıl sürerken bu katman yalnızca 16 yılda erozyonla kaybolabiliyor.
Toprağı korumak için neler yapmalı:
-Arazi bozulumunu önleyici politikalar geliştirilmeli
-Mera, orman ve sulak alan ekosistemleri korunmalı
-Rejeneratif (onarıcı) tarım teknikleri teşvik edilmeli
-Toprak örtüsü kaybını azaltan uygulamalar artmalı
TEMA VAKFI’nın bu bilgi paylaşımı ve uyarıları bana göre en çok Konya Kapalı Havzası’nı ilgilendiriyor. Yeraltı sularını fazla çektiğimiz için Tuzgölü’nün tuzlu suları havzaya akışa geçmiştir. Bu durum ileriki yıllarda toprağımızın kalitesini bozacaktır. Bu nedenle; Tarım ve Çevre Bakanlıklarımızı, KOP’u, Büyükşehir Belediyemizi, havzadaki ilçe belediyelerini, daha fazla zaman kaybetmeden yapılması gerekenleri yapmaya başlamaları konusunda uyarıyorum. Türkiye’nin karnı çölleşmemelidir. Görev hepimizin.
Hoşça kalın.
