Üzerinde yaşam bulduğumuz mavi gezegenin güneş çevresinde saniyede 30 km yol alarak turunu tamamladığı bugün yeni bir yıla başlıyoruz.
Yeni başlangıç; bütüne ve bizlere uğur, sağlık, bolluk ve bereket getirsin. Bu başlangıç; yeni anlayışlar, yeni farkındalıklar, uyum, birlik ve beraberlik bilinci, kendimize, ailemize, ülkemize ve tüm dünyaya huzur getirsin.
Montaigne “Yaşamaktan daha anlamlı ne olabilir?” der. “Sadece yaşamış olmakla günü boş geçirdiğine inanmak ne tuhaf bir iştir.” diyerek de yaşamı ve kendimizi önemsememenin vurgusunu yapar.
Yaşam hepimize sunulan bir lütuftur. Karamsarlığın ve umutsuzluğa kapılmanın zararlarını düşünmemiz gerekmez mi? Hayatın bize getirdikleri her ne olursa olsun, yaşama tutunmak her zaman işimize yarar.
Umutsuzluk ve tükenmişlik içimizdeki gücü kullanmaktan vazgeçmektir. Bunun ne bize ne çevremize ne de yaratılış amacımıza faydası vardır.
Günümüz koşullarında umuda kapılmanın hiçbir yararı olmayacağını söyleyebilir, bunda da haklı olduğumuzu iddia edebiliriz. Ancak bu sav bizi tüketir, çürümemize neden olur.
Kendimize iyilik yapmak istiyorsak her şeye rağmen yaşama bir yerden tutunmak gerektiğini bilmeliyiz. Küçük dokunuşlarla fırsatlar oluşturup kendimizi iyi hissetmenin, mutlu ve huzurlu olmanın yollarını bulmalıyız. Bunun için de kendimize hobiler oluşturmaktan asla vazgeçmememiz gerekir. Doğayı, oluşumu takip etmek bile bizde bir hayranlık oluşturabilir. Tabii istersek ve o boyuta geçebilirsek.
Hiçbir şey durağan değildir sürekli bir devinim ve dolanım içerisindedir. Bir sivrisineğin kalbinin dakikada bin kez çarptığını, kalbimizin her saniyede bir kez atarak bizlere yaşam mucizesini sunduğunu düşünmek bile hayata tutunmak için yeterli gerçekler değil mi?
Yeni gelen yılı umutla, huzurla, sevgiyle, yaşam mucizesinin farkındalığıyla yaşayabilmek dileğiyle sevgiler.

