Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı’’ TÜRKÇE SÖZLÜK’’ halk idaresini aşağıdaki cümlelerle şöyle tanımlamaktadır.
‘’Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmemek , topluluk içinde belli bir zümre , cemaat, aile ve ekonomik güç için ayrıcalık tanımamak’’
HALKÇILIK; SINIF ÜSTÜNLÜĞÜNE VE AYIRIMINA KARŞIDIR.
Atatürk ;Dünyanın bütün buluşlarından yararlanmanın yanında asıl temeli , kendi içimizde aramamız gerektiğini de sık sık vurgulamaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk, 1923 yılında yaptığı bir konuşmada, halk idaresini ‘’HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR ‘’ sözü ile 100 yıldır iç ve dış düşmanların, hainlerin, vatansızların, terörist sevicilerin, ikinci cumhuriyetçiyiz diye yazan- çizenlerin, sayıları verilen eğitim nedeniyle gittikçe artan şeriat ve hilafet yanlıların saldırılarına rağmen, bir türlü yıkamadıkları, yok edemedikleri TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, yukarıdaki cümle ile hala ayaktadır ve ayakta dimdik durmaya devam edecektir.
YİNE ATATÜRK ; ‘’TÜRK MİLLETİ , HALK İDARESİ OLAN CUMHURİYET İLE İDARE OLUNUR’’ sözünü milliyetçilik ve cumhuriyetçilik ilkesine bağlamıştır.
Yıllardır, eğitim sistemi ile oynanarak , seçmen ne yazık ki seçilenlerin güdümüne girdi .
Seçmen, seçtiklerinin hizmet etmek için makamlarında oturabilmelerinin şartının ; halkın onlara güvenmesi, kontrol etmesi, görevlerini kişisel çıkarları yerine, yurt insanının gelişmesi, güçlenmesi, ilerlemesi ve’’ ATATÜRK ‘ÜN SÖZLERİYLE MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNE ULAŞTIRILMASI ‘’ için kullanması gerektiğini unuttu.
Özellikle öyle oyunlar oynandı ki ...! Seçilenler kendilerine en üst makamı sunan halkı köle gibi görmeye başladılar.
Okurlarıma , yıllar önce yaşadığım ve hayretler içinde , sanki kendimi televizyonlarda yayınlanan bir komedi programında gibi hissettiğim , bir nikah törenini aktaracağım.
Yer Konya ‘da bir otel nikah salonu olarak hazırlanmış.
Yerel yöneticilerden birinin evladının nikahı var.
Salon çok dolu . Basın içinde yüksek yuvarlak ve ayaklı masalar ayrılmış.
Ben 1996 yılından beri Konya ‘nın yerel gazetelerinde eğitimci , doğa sever ve dernek başkanı olarak yazılarımı sürdüren biri olarak, nezaketen davet edilmiştim.
Nikah başladı, gençler mutlu olarak birlikteliklerini davetliler önünde onayladılar.
Herkes aile büyüklerinin el öpmeleri, takı törenini, davetlilerin kutlamalarını beklerken , Ankara ‘dan gelen , o dönemin bağlı olduğu siyasi partinin genel başkan yardımcısı, gençler sahneden inmeden, sahneye fırladı ve siyasi partisinin propagandasını yapmaya, Türkiye için gelecekte neler olacağı uzun uzun anlatılmaya başlandı.
GELİN VE DAMAT DAKİKALARCA AYAKTA ! KONUŞMANIN BİTMESİNİ BEKLERKEN, BU SEFER BU KİŞİ SALONDAKİLERDEN ONAY İÇİN ÇIKARACAĞI YASAYA ‘’ EVET ‘’ DEMELERİNİ İSTEDİ.
İşte o anda ülkemin büyük bir yıkıma gittiğini, seçenlerin değil , seçilenlerin kendilerini o makama getiren halkı küçümsediğini, böyle özel bir günde siyasi propaganda yapma cesaretini kendinde gördüğünü ve o salonu dolduran kişilerin de ne acıdır ki kurulu bebek gibi üç kez var güçleriyle oylamaya ‘’ EVET EVET, EVET ‘’ diye bağırdıklarını ülkem adına , utanarak izledim.
GELİN VE DAMAT AYAKTA ..... BEYEFENDİ İSTEDİĞİNİ ALDI, MUTLU MESUT ANKARA ‘NIN YOLUNU TUTTU ......!
Yıllardır Atatürk Cumhuriyeti eğitimi , yok edilirken , akademisyenler, Türkiye Cumhuriyeti sayesinde büyük şirketler kurarak , bu ülkenin tadını çıkaranlar, siyasal, hukuk, tıp , mülkiye gibi çok önemli yüksek okullardan bu cumhuriyet sayesinde mezun olanlar , hep sustular.
CUMHURİYETİN SAHİPSİZ KALMASININ; HADSİZLERİN , TERÖRİST BAŞININ , ÜLKEMİN BAZI BÖLGELERİNDE VALİLERİN, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN OLMAMASINI İSTEME CÜRETLERİNİN , HEP BÖYLE SEÇMENLERİN, SEÇTİKLERİNİN KÖLESİ OLMASINDAN KAYNAKLANIYOR.
Tüm siyasal partilerin seçmenlerine sesleniyorum.
Seçtiklerinizi kontrol etmek , onları her adımlarında sorgulamak , asli göreviniz olmalı.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

