İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, Pençe-Kilit Harekat terör saldırısı sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen telefon görüşmesini açıkladı.
Akşener, geçen hafta meydana gelen terör saldırılarında şehit olan Mehmetçikleri anarak sözlerine başladı. Şehitlere rahmet dileyen Akşener, "Onlar, analarının kuzuları Türk yurdunun yiğit fedaileri. Biz bugün fedailerimiz için, acımızı yüreğimize basacakları aileleri gibi, vakur duracak düşmanları güldürmeyeceğiz" dedi.
İYİ Parti lideri, daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesini anlattı. Akşener, terör hadisesi ve dış politika krizi sonrasında ilgili bakanlıkları ve cumhurbaşkanını telefonla aradığını ifade etti.
Akşener’in konuşmasından satır başları:
-Geçtiğimiz hafta 9 Mehmetçiğimizi daha, teröre şehit verdik. Gökhan Delen, Serkan Sayın, Müslüm Özdemir, Kemal Batur, Emrullah Gülmez; Hakan Gün, Ahmet Köroğlu, Murat Atar, Muhammed Tunahan Evcin... 9 kahramanımız, Pençe-Kilit Harekatı’nda vatanımızı, terör örgütüne karşı korurken, şehit düştüler. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Başımız sağ olsun.
-Unutmayalım ki bugün bu salonlarda, güven içerisinde konuşabiliyorsak bunu bu millet, bu memleket için, göğsünü siper eden nice vatan evladımıza borçluyuz.
-Onlar, analarının kuzuları Türk yurdunun da, yiğit fedaileridir. Biz bugün fedailerimiz için, acımızı yüreğimize basacak tıpkı aileleri gibi, vakur duracak düşmanı güldürmeyeceğiz.
-Bir konuya açıklık getirmek istiyorum, ben her büyük terör hadisesinden sonra her önemli dış politika krizinden sonra ilgili bakanlıkları ve cumhurbaşkanını bugüne kadar telefonla aramışımdır.
-33 şehidimizde de her şeyi iptal edip hem kendilerini arayıp yani 3 bakanı arayıp, hep aramış bilgi almışımdır. Bu defa da aynını yaptık.
-Anlayamadığım bir biçimde bu defa çok enteresan Sayın Cumhurbaşkanı'nı Sayın Dışişleri Bakanı'nı ve Sayın Milli Savunma Bakanı'nı aramamı garip karşıladılar.
-Mesela Milli Savunma Bakanı geri dönmedi ama Sayın Hakan Fidan ve Sayın Erdoğan geri döndüler, bilgi verdiler, öğrendim arkadaşlarıma bunu aktardım.
-Ben milletvekili değilim meclis tutumumuz bir tutum aldı. Günlük siyasette birbirimizi kıyasıya eleştirebiliriz ama dış dünyaya karşı bu tür konularda elbette ortak bir tutum belirlemeliyiz.
"PKK'LILAR HERHALDE ÇOK MUTLU OLMUŞTUR"
-Anlayamadığım biçimde bir 'bildiri' savaşı çıktı, PKK'lılar herhalde çok mutlu olmuştur... AK Parti'ye gıcık olmak, onu doğru bulmamak, onun yaptığı işleri eleştirmek, onu sandıkta yenmek, bu iddiayla ortaya çıkmak elbette bizim de hakkımız.
-Ama şehit ailelerinin karşısında bu milletin temsilcileri olarak bizler kaya gibi durmak zorundayız o PKK'lı şerefsizlere karşı.
-Eğer AK Parti ile bir el sıkışmamız olsa idi bizden ayrılan bizi çok üzen bizi kandırmış hissettiğimiz daha başka bir söz derim de ayıp olur bir milletvekilini, bizden seçilip koşa koşa AK Parti'ye geçip Eskişehir'den aday gösterilmesi mümkün olur muydu?
"İNANIYORUM ESKİŞEHİR DÜMENCİ BİR İNSANI SEÇMEYECEKTİR"
-İnanıyorum Eskişehir dümenci bir insanı seçmeyecektir. Demek ki biz kimseye yanlamıyoruz ama yahu nasıl bir dünya bu her iki tarafın da argümanları aynı. Bunların her birini ahlaksızlık görüyorum, gereğini yapmayan namerttir!
-İstediğiniz kadar zırlayın hür ve müstakil olarak gidip bu ülkede üçüncü yolu açıp, bu milletin sesi olacağız ve kazanacağız.
SEÇİM AÇIKLAMASI
-31 Mart 2024’te gireceğimiz seçimler; “Ceketimizi koysak kazanırız.” diyenlere karşı; “Milletin istediği kazanır.” diyen; İYİ Parti’nin mücadelesidir. Seçmeni maraba görenlere karşı; Seçmeni velinimet gören; İYİ Parti’nin mücadelesidir. Bu seçimler;
-Yan gelip yatanlara karşı; durmadan, bıkmadan, yorulmadan, çalışan; İYİ Parti’nin mücadelesidir. Bu seçimler; koltuk peşinde, rant peşinde koşup; millete tepeden bakan, siyaset simsarlarına karşı;
-Millet iradesini, yeniden hakim kılma kavgası veren; İYİ Parti’nin mücadelesidir.Ayrıca bu seçimlerde; sadece belediyeler değil, başka şeyler de oylanacak:
-Mesela; DEM’e mahkûm olanlar mı? Hüdapar’a boyun eğenler mi? Yoksa; İYİ Parti’nin, dimdik duruşu mu? İşte bu oylanacak! Mesela; Oy uğruna, bölücülerin sözlerini yutanlar mı?
-Oy uğruna, terörist başının mektubunu okutanlar mı? Yoksa; Bu iki kirli anlayışa da karşı çıkan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak!
-Mesela; Cumhuriyetimizi, tapulu malı görenler mi? Yüce dinimizin, hamiliğine soyunanlar mı? Yoksa, tüm milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak!
-Mesela; Kendininkinden başka, hiçbir fikre tahammülü olmayan, tek adam monarşisi mi?
-Kendininkinden başka, hiçbir karara saygısı olmayan, eş başkanlar oligarşisi mi? Yoksa; Türkiye’nin milli demokratik yükselişini başlatan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak!
-Mesela; Devletin kaynaklarıyla beslenen, yandaş medya mı? Belediyenin kaynaklarıyla yolunu bulan, yoldaş medya mı? Yoksa, milletin sevgisiyle yürüyen, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak! Türkiye’nin, iyi ve cesur evlatları! Bugüne kadar,
-Milletimizin, millî ve manevi duygularını, istismar ederek, konfor alanlarını koruyan, iki kutuplu sistemin aktörleri; şüphesiz ki, yerel seçimlerde de; türlü tezgahlarla, karşımıza çıkacaklar.