Sürdürülebilir Çevre Derneği Başkanı Namık Ceyhan dikkat çekti, Ben de okudum.
Konya Ovası’ndaki obruklarla ilgili olarak Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun değerlendirmelerini, önemli buluyor ve Konya kamuoyuna özetleyerek sunuyorum.
Konya’da her yıl onlarca yeni obruk açılıyor. Tarlalar, yollar bir anda çöküveriyor. Biz de bunu işin kolaycılığına kaçarak “İklim Değişikliği” ne bağlıyoruz.
Rakamlar ne diyor önce aynaya bakalım:
Konya Kapalı Havzası’nda şu anda 40.000 i ruhsatlı ve 120.000 den fazla kaçak kuyu bulunuyor. Yeraltı su seviyesi yılda ortalama 4-5 metre düşüyor. Bazı bölgelerde 10-20 metreyi buluyor. 300 metreden su çıkmayan kuyular artık sıradan haber..
Neyi Ektiğimize Bakalım.
Konya Ovası yüzyıllardır buğday, arpa, nohut gibi kuru tarım ürünleriyle ünlüydü. Bu bitkiler yağmur suyuyla yetişirdi. Ama son 20-30 yılda ne oldu. Çiftçilerimiz ekonomik yüksek getirisi nedeniyle mısır ,şeker pancarı, yonca vb.. su canavarı bitkilere yöneldi. Basit bir karşılaştırma yapalım. Bir dekar buğday için sezonluk 400-600 mm.su yeterli iken; Aynı alan için mısır 800-1400 mm. neredeyse 4 kat daha fazla su.
Konya’nın altında karstik yapı denen eriyebilen kayaçlardan oluşan bir jeolojik yapı var. Bu kayaçların içinde doğal boşluklar, mağaralar bulunuyor. Bu boşlukların tavanını ayakta tutan şey içindeki yeraltı suyunun basıncıdır. Su adeta bir direk görevi görüyor. Şimdi düşünün; 160.000 kuyudan kontrolsüz olarak su çektiğimizde ne olur. O sudan direk yavaş yavaş çekilir ve ağırlığı taşıyamayan tavan çöker. İşte obruk budur.
İklim değişikliğinin hiç mi suçu yok. İşleri zorlaştırıyor ama asıl suçlu değildir. Küresel iklim değişikliği diyerek elimizi yıkamak yerine; kendi hatalarımızdan kaynaklanan yaraları sarmalıyız. Peki ne yapmalıyız:
1-Kaçak Kuyulara Son. 120.000 kaçak kuyu kontrol altına alınmalıdır.
2-Akıllı Sulama : Damlama sistemlerine geçişle su kullanımı % 50 azaltılabilir.
3-Ürün Deseni Değişikliği: Mısır, şeker pancarı yerine buğay, arpa teşvik edilmeli.
4-Su fiyatlandırması: gerçek maliyetine göre fiyatlandırma israfı önler.
5-Havza Bazlı Yönetim: Suyun ne kadar çekilebileceği bilimsel olarak hesaplanmalı ve herkes bu kurallara uymalıdır.
Son Söz: Sorumluluğu Almak Cesaret İster.
İklim değişikliği deyip geçmek kolay, o zaman yapacak bir şey yok.
Hangi ürünü ekeceğimiz, suyu nasıl kullanacağımız, hangi ürüne teşvik vereceğimiz, kaçak kuyulara göz yumup yummayacağımız bizim elimizde. Önce elimizdeki bu düzeltmeleri yapalım. Sonra iklime karşı mücadelemiz daha kolay olacak.
Konya Ovası Türkiye’nin buğday ambarı, stratejik öneme sahip bir bölge. Bu ovayı kurtarmak sadece bir çevre meselesi değil, gıda güvenliğimiz, ekonomik istikrarımız ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz meselesidir. Günü değil geleceğimizi kurtaracak bir irade lazım. ALO !
Prof.Dr. Kadıoğiu’nun görüş ve önerilerini konu ile ilgili kurum ve kuruluşlarımızın dikkatine sundum. Bizlerde elimizi taşın altına koyarak mücadeleye katkı yapmalıyız.
Hoşça kalın.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN
