
Türkiye’de futbol uzun zamandır sahada oynanan bir oyun olmaktan çıktı. Özellikle Süper Lig söz konusu olduğunda, ekranlarda ve manşetlerde dönen senaryo neredeyse ezbere yazılıyor. “Üç büyükler” diye adlandırılan, yıllar içinde şişirilmiş bir marka algısıyla büyütülen kulüpler merkezde; geri kalan herkes figüran.
Bu düzen artık saklanmıyor bile.
30 Milyon Euro’ya 350 Milyon Euro Dersi
Somut örnek mi istiyorsunuz? Bu hafta oynanan Konyaspor – Galatasaray maçı.
Biri yaklaşık 30 milyon euro kadro maliyetine sahip.
Diğeri 350 milyon euro seviyesinde bir bütçeyle sahaya çıkıyor.
Ve maç 2-0 Konyaspor’un üstünlüğüyle bitiyor.
Normal bir futbol aklının yapması gereken nedir?
“Anadolu takımı müthiş oynadı.”
“Organizasyon, disiplin, tempo kusursuzdu.”
“Dev bütçeli rakibine futbol dersi verdi.”
“Ofsayt kararı tartışmalı.”
Oysa hakem yorumcularının büyük kısmı, ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gol kararının doğru olduğunu söylüyor. Yani teknik olarak tartışma kapalı. Ama algı üretimi devam ediyor. Çünkü mesele futbol değil, büyütülmüş marka algısını korumak.
Daha dört gün önce Avrupa’da dev bir rakibi 5-2 mağlup eden bir Galatasaray’dan söz ediliyor. Aynı takım, Konyaspor karşısında sahada eziliyor. Bu, Konyaspor’un başarısıdır. Bu, teknik bir zaferdir. Bu, taktik bir üstünlüktür.
Ama bunu konuşmak istemiyorlar.
Algı Üretimi Bitmiyor
Maçtan önce servis edilen haberleri hatırlayın.
“Konyasporlu futbolculara 800 bin euro prim verilecek.”
Zafer gelirse “primle motive oldular” “Başka takım teşvik primi verdi” denilecek bir zemin hazırlamak.
Anadolu takımı kazanırsa ya hakem konuşulur ya prim konuşulur ya da büyük takımın eksikleri… Ama asla Anadolu’nun emeği konuşulmaz.
Çünkü bu düzen, başarıyı merkezde tutmak zorunda. Taşranın yükselmesi, anlatılan masalı bozar.
Medya Artık Reyting İçin Değil, Etkileşim İçin
Eskiden gazeteler tiraj kaygısıyla hareket ederdi. Taraftarı çok olan kulüpler üzerinden manşet atılırdı. Şimdi gazeteler satılmıyor. Ama zihniyet değişmedi. Sadece mecra değişti.
Dijital ortamda etkileşim almak için aynı kalemşorluk sürüyor. Tıklanma uğruna gerçek çarpıtılıyor. Algı köpürtülüyor. Gerçek analiz yerine provokatif başlık atılıyor.
Çünkü “Anadolu takımı mükemmel oynadı” başlığı etkileşim getirmiyor.
“Skandal karar!” getiriyor.
Bu düzen sürdükçe bu ülkede futbol gelişmez. Çünkü gelişim adaletle olur. Rekabet eşitlikle olur. Emek görünür olursa büyür.
Futbol Üç Logodan İbaret Değil
Bu ligde sadece üç arma yok.
Bu ligde Konya var, Antalya var, Kayseri var, Rize var.
Bu ligde bütçesi sınırlı ama karakteri güçlü takımlar var.
Ama ulusal medya, üç kulübün egosu etrafında dönmeye devam ediyor.
Mağlubiyetlerinde bahane üretiyor.
Anadolu kazandığında ise susuyor.
Gerçek şu: 350 milyon euro her zaman kazanmaz.
Ve Konyaspor o akşam sadece bir maçı değil, ezberi de kazandı.
Biz futbolu gerçekten konuşmak istiyor muyuz, yoksa büyütülmüşlerin masalına inanmaya devam mı edeceğiz?
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN