Bir milletin ve devletin hazinesi yöneticiye emanettir. Aşağıdaki satırlarda bu hazinenin nasıl korunduğunu okuyacaksınız. Sivas kongresine Sivaslılar, Vali Reşit Paşa’nın da yardımıyla bütün hazırlıkları tamamlamışlardı.Sivas Sultanisi’nin bir salonu toplanma yeri olarak düzenlenmişti. Paşa ile Rauf bey için karyolalı birer oda ayrılmış, evlerden yataklar, yorgan ve yastıklar getirilmişti. Öteki konuklar içinde sınıflar yatakhane haline konulmuştu. Birer oda da ‘’ muhaberat ve istihbarat’ için ayrılmıştı. Üyelerin ‘’Hemşire ‘’ diye çağırdıkları güçlü kuvvetli bir kadın temizliğe, çamaşır yıkama işlerine bakıyor, bir delikanlı da özellikle Mustafa Kemal Paşa’nın hizmetinde bulunuyordu. Yemek zamanları , okullarda olduğu gibi çıngırak çalıyor, herkes yemek salonu haline konulan sınıfta toplanıp, öğle ve akşam aynı yemeği yiyordu. Kuru fasulye ve pilav haftanın her günü yeniyor, bazı bazı bunlara hoşaf eşlik ediyordu. SİVAS KONGRESİ’NİN İLK GÜNLERİNE DÖNMÜŞKEN ‘’ SARI DEFTERİN ÖYKÜSÜNÜ’’ YENİ KUŞAKLARA AKTARMAMAK, TÜRKİYE DEVLETİ’NİN İLK HAZİNESİ’NİN NASIL KORUNDUĞUNU ANLATMAMAK HAKSIZLIK OLUR. Mustafa Kemal Sivas’a varışlarının ertesi günü vekilharç Mazhar Müfit beye bir sarı defter aldırtmıştı.Eskiden müsvedde defteri diye kullanılan , adına bakkal defteri de denilen , bildiğimiz adi sarı bir defter Kapağında ‘’SİVAS İKAMET GÜNLERİNİN HESAPLARI ‘’ yazılı defterin ikinci sayfasına , 3 Eylül 1919 tarihi , yanına büyükçe harflerle ‘’ VARİDAT ‘’ o gün ele geçen paralar yazılmıştı. Kuruşuna parasına kadar... Ele geçen bütün paraların kaynağı bağışlardan ibaretti. Adı sanı bilinmeyen yerlerden ve vatandaşlardan gelen bağışlar ve de üyelerin gene bağış olarak yatırdığı beş on lira... Paraların nerelerden geldiği, ya da kimden alındığı büyük bir dikkatle kaydediliyor, günün bitiminde de toplanıyordu. Karşı sayfanın başına da ‘’ Mesarifat’’ yazılmıştı. Bu sayfa gelirler sayfasından çok daha ilginçti. Çünkü sayıları 20-22 arasında değişen karargah halkının , yalnız yediklerini değil , sosyal yaşantılarının düzeyini de ayna gibi yansıtıyordu, bu sayfa.... O gün yapılmış olan tüm masraflar bu sayfaya işleniyordu. En çok geçen maddeler ,kuru fasulye, nohut, bulgur, mangal kömürü ve gaz yağıydı. Haftada bir kasap Muharrem Efendi’den alınan bir veya iki kıyye et , sayfaya ayrı bir renk ve mönüye bir ziyafet görüntüsü katyordu. Akşam olunca mesarif hanesinin de toplamı yapılıyor, vekilharç her iki sayfanın toplamını sorumlu sıfatıyla imzalıyordu. BU DEFTERDE KIRK PARALIK , İKİ KURUŞ YİRMİ PARELİK HARCAMALARIN DA ADI VARDI. Defterin hemen bütün sayfalarını , adeta örselemekten korkarak , birer birer inceleyenler bir tek maddeye, içkiye rastlamamışlardır. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, BANDIRMA VAPURU İLE ÇIKTIĞI,SONUNDA ÖLÜMÜN DE OLDUĞUNU BİLDİĞİ BU YOLCULUKTA , NE KENDİSİ NE DE ARKADAŞLARI İÇKİ İÇMEDİKLERİ GİBİ SAVAŞ SIRASINDA DA SADECE KAZANDIĞI ZAFERLERLE VE KURTARDIĞI VATANIN ,HER KARIŞINI KAZANDIĞINDA O, SEVİNCİNİ VATAN TOPRAKLARINDAKİ TÜRK HALKI İLE PAYLAŞMIŞTIR. Bu ‘’SARI DEFTERİN ‘’en can alıcı sayfasına gelelim. Temsil Heyeti’nin Sivas’da kaldığı üç buçuk aya yakın sürenin her gününü aynı dikkat ve itina ile dile getiren bu paha biçilemez tarih hazinesinde sıra sayfanın en altındaki ‘’ GÖRÜLMÜŞTÜR’’ yazısına ve ‘’ M, KEMAL ‘’ imzasına geldi. HER BİRİ MİLLETİN KADERİ İLE İLGİLİ DAĞLAR GİBİ SORUNLARLA SAVAŞIRKEN, ÇEKİRDEĞİ KURULMAKTA OLAN YENİ DEVLETİN, BİR - İKİ YÜZ LİRAYI GEÇMEYEN HAZİNESİNİ DENETLEMEYİ DE İHMAL ETMEYEN, BU ÖZEL İNSANIN MİLLETİN VE DEVLETİN PARASINA NASIL SAHİP ÇIKTIĞINI,İLK ADIMINDA , YOKLUKLAR İÇİNDE DENETLEDİĞİNİ GÖRMEK, OKUMAK İNANILMAZ GELİYOR. TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN NASIL BİR CİDDİYETLE KURULDUĞUNU VE MİLLET MALININ NASIL KORUNDUĞUNU, ÇOCUKLARINIZA VE GENÇLERE ANLATIN Kİ EMANETE SAHİP ÇIKSINLAR.