Başka Bir Tarım Mümkün başlığıyla 22.Mart.2026 Tarıhli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki haberde; Kamucu planlama; Tercih değil ihtiyaçtır deniliyordu. Haber şöyle.
Muğla Planlama Ajansı Başkanı Tansu Özcan, artan küresel krizlerin gıdayı stratejik bir güvenlik meselesine dönüştürdüğünü belirterek, tarımın piyasa koşullarına bırakılamayacağını vurguladı. Özcan, “Gerçek bir planlama için kamusal irade, güçlü veri altyapısı ve katılımcı süreçler şart” dedi.
“Pandemi, savaşlar, enerji fiyatları, gübre krizi ve artan su stresi dünyada tarım politikasını yeniden stratejik özerklik tartışmasının merkezine taşıdı.
Cumhuriyet’e konuşan Muğla Planlama Ajansı (MUPA) Başkanı Tansu Özcan, gıdanın artık yalnızca ekonomik bir ürün olmadığını, aynı zamanda ulusal dayanıklılığın ve güvenliğin bir parçası haline geldiğini belirtti. Özcan, bu nedenle sürdürülebilirlik meselesinin aynı zamanda kesintisiz gıda arzının meselesi haline geldiğine dikkat çekti.
Kamusal Karar Alanı.
Bu önemli değişimin tarım ve planlama arasındaki ilişkiyi hem görünür hem de zorunlu kıldığını belirten Özcan, “Çünkü suyun sınırlı, iklim risklerinin yüksek olduğu bir dünyada üretimi tamamen piyasa dinamiklerine bırakmak mümkün değil. Hangi ürünün hangi havzada üretileceği, suyun nasıl kullanılacağı ve kaynakların nasıl korunacağı kamusal bir karar alanıdır. Bu nedenle tarımda planlama teknik bir araç değil, doğrudan kamusal bir tercihtir” ifadelerini kullandı.
Temel Koşullar.
Tarımın yalnızca ekonomik bir sektör olmadığını vurgulayan Özcan, “Tarım toprağın, suyun, kırsal yaşamın ve gıda güvenliğinin kesiştiği stratejik bir alandır. Bu nedenle tarımda planlama yalnızca teknik bir tercih değil, toplumun doğayla kurduğu ilişkinin politik ifadesidir” dedi. Planlama söylemi ile gerçek planlama arasında keskin bir ayrım olduğunun altını çizen Özcan, “Bir politika ‘sürdürülebilir’ ya da ‘planlı’ olarak sunulabilir. Fakat gerçek bir planlama için bazı temel koşulların varlığı gerekir” dedi. Temel koşullar şunlardır.
Çevresel eşikler açık biçimde tanımlanması
Veri üretimi ve izleme mekanizmaları güçlü olması
Tarımsal destekleme sistemi planlama hedefleriyle uyumlu olması
Dönüşümün maliyetinin küçük üreticinin omuzlarına bırakılmaması
Karar süreçlerinin katılımcı olması
Üretim kararlarının havza, bölge ve ülke ölçekleri arasında tutarlı bir mekânsal çerçeveye dayanması.”
MUPA Başkanı Tansu Özcan’ın açıklamaları bir çevreci aktivist olarak aklıma çok yattı. Özellikle Konya Kapalı Havzasının koşar adım çölleşmeye gidişini ancak; tarımsal planlama, suyun etkin kullanımı gibi kamusal kararlarla önleyebileceğimizi artık anlamamız gerekiyor.
KOSKİ’nin son dönemdeki su tasarrufu ile ilgili açıklamalarını önemsemekle beraber, yukarıda açıklanan daha ciddi anlayış ve önlemlerle ilgili Tarım ve Çevre Bakanlıklarını uyarmamız gerekiyor. Yeraltından çekilen suların fosil sular olduğunu geçenlerde Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Aslan açıklamıştı. Daha da geç kalmayalım.
Hoşça kalın.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN
