NE YAPTIK?
Atatürk bir akşam başbakan dışındaki tüm bakanları Çankaya’ya çağırır.
-Bu gece demiş , sizlere ne gibi şeyler yapmamamız gerektiğini ,yaptığımız bir yanlışı anlatarak göstereceğim.
Sonra eklemiş.
-Berlin’de bale kurslarına giden bir Türk kızından bir mektup almıştım. Parasız kaldığından , kurslara gidemediğini yazıyor, benden yardım istiyordu. Eğitim bakanıyla görüştüm. Ödenek bulduk ve Berlin’deki ilgili memurumuz aracılığıyla bu parayı o kızımıza gönderdik. Bir ay sonra o kızımız bana bir mektup daha yazdı. Parayı alamadığını bildirdi. Çünkü o memur , parayı vermek için kendisine bazı tekliflerde bulunmuş. Kızımız ,bu teklifleri kabul etmektense aç kalmayı daha uygun bulmuş.
Bunları anlattıktan sonra Atatürk, Milli Eğitim Bakanı’na sordu:
-Bu memurumuzu ne yaptık?
Cevap yok!
-Bu memurumuzu ne yaptık, biliyor musunuz? MİLLETVEKİLİ yaptık!
SELAMİ İZZET SELES(anılar)
SİYASİLER, GEÇMİŞİ OKUSALARDI DERS ALIRLAR VE İÇLERİNDEKİ ÇÜRÜK ELMALARLA HALKIN KARŞISINA ÇIKMAZLARDI.
Siyasiler ( tüm siyasiler) aşağıdaki anıyı işlerine gelmediği için hiç mi hiç anımsamadan , içindeki önemli mesaja kulaklarını tıkayarak köyleri, köylerdeki kalkınmayı, köylere gidecek eğitim ordularının, tarım, hayvancılık, üretimle ilgili tüm hayat damarlarını keserek , örnek DEVLET ÜRETME ÇİFTLİKLERİ’nin kökünü kazıyarak , yıllarca üretilen her ürünü meclistekilere göndererek, köyü ve köylüyü bitirdiler. Aşağıdaki gerçek öyküyü keşke uslarında yaşatabilselerdi.
MEMLEKETİN EFENDİSİ
Bir gece beraber oturuyorduk. Yanımızda Siirt mebusu Mahmut, Şimdiki Macaristan elçimiz Ruşen Eşref ,Bir de’’ Soysallı’’ vardı. Atatürk ertesi günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde okuyacağı nutku hazırlıyordu. Mahmut ile Ruşen Eşref not tutuyorlardı .Atatürk ara sıra bana da ‘’NE DERSİN ?’’ diye soruyordu. Ben ne diyebilirdim? Hiç... Sonra Atatürk bana döndü ve dedi ki:
-Bu memleketin efendisi kimdir?
Düşündüm. Cevabı o verdi.
-Türk köylüsüdür, dedi.
Ve... devam etti.
-Türk Köylüsü ‘’ EFENDİ’’ yerine getirilmedikçe , memleket ve millet yükselemez!.....
MAHMUT ESAT BOZKURT(Anılar )
Türk Gençliği’ni yetiştirecek olan öğretmen kadrolarının ve eğitimin dibe vurmasıyla ; okullarda yetişen ve devlet adabından, kul hakkından, vatan sevdasından, idealist , çalışkan, dürüst ve çağdaş gençlerin yetişeceği okulların temeline konan bağnazlık ve yobazlık !
Ulusal duygular yerine, çağdışı hurafelerle yetiştirilen gençlere bunları öğretemeyen eğitimciler olunca, her şey oluruna bırakılır ve ülkenin geleceği gençlik yok edilir.
ÖĞRETMEN OLARAK YETİŞTİRİLEN GENÇ KIZLARIMIZ , KADINLARIMIZ ; 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMINI KUTLAYACAĞIMIZ GÜN, AŞAĞIDAKİ ANIYI OKUYUN VE ATATÜRK ‘E OLAN BORCUNUZU ATATÜRK SEVGİSİ VE BAĞLILIĞI İLE MİLYONLARCA GENÇ YETİŞTİREREK ÖDEYİN.
BUGÜN KAZANDIĞINIZ KİŞİLİĞİ, ERKEKLERLE AYNI HAKLARI KULLANDIĞINIZI, NÜFUS SAYIMINDA BİLE VARLIĞINIZIN GÖRÜLMEDİĞİ 600 YILLIK EZİLMİŞLİĞİNİZİN, MAVİ GÖZLÜ YİĞİT İN SAYESİNDE YOK EDİLDİĞİNİ, ÖZGÜR BİREYLER OLARAK BU VATANA HİZMET ETTİĞİNİZİ UNUTMAYIN .
OLUR ŞEY DEĞİL
Öğretmenler Ankara ‘da bir içtima (Toplantı) yapmışlar, bu içtimaaya da muallim hanımlarda iştirak etmiş ve ayrı bir yere oturmuşlardı.
Muallim hanımların bu toplantıya katılmalarını hoş görmeyen meclisin sarıklıları , Gazi’ye şikayete gidiyorlar.
Gazi kızarak :
-‘’Kimmiş Muallimler Cemiyeti Reisi ? Çağırın onu !’
Ve ... Mazhar Müfit birkaç dakika sonra içeri girince gürleyen bir sesle çıkışıyor:
-‘’Siz muallimler içtimaainde ne yapmışsınız? Ne ayıp şey bu? ‘’
Mazhar Müfit şaşa kalır. Gazi’den bu hareket mi beklenirdi ? Sarıklılar muzaffer bir beşaşetle gülüyor. Neşe içindeler .Gazi’nin sesi hep aynı tonda devam ediyor:
-Olur şey değil! Olur şey değil!
-Mazhar Müfit , hala ayakta ve hala ne diyeceğini şaşırmış bir halde cevap vermeğe çalışıyor:
-‘’Efendim, vallahi...’’
-BIRAK , BIRAK BEN HEPSİNİ BİLİYORUM. İÇTİMAA MUALLİM HANIMLARI DA ÇAĞIRDINIZ , FAKAT ONLARI NEDEN AYRI SIRALARA OTURTTUNUZ? SİZİN KENDİNİZE Mİ İTİMADINIZ YOK, TÜRK HANIMI’NIN FAZİLETİNE Mİ? BİR DAHA ÖYLE AYRILIK GAYRILIK GÖRMEYEYİM, ANLADINIZ MI ? BİR DAHA......
-ŞİKAYETE GELEN SARIKLILAR İNME İNMİŞ GİBİDİRLER....
İSMAİL HABİP SEVÜK
KAYNAK:
HİLMİ YÜCEBAŞ
ATATÜRK’ÜN NÜKTELERİ – FIKRALARI HATIRALARI
KÜLTÜR KİTABEVİ
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

