19.04.2026 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde Ayça Ceylan’ın yazısından özetle:
İmparator Penguen: Antarktika’nın aşırı soğuk ikliminde yaşayan 1,2 ila 1,3 metre uzunluğunda ve 40- 60 Kg. ağırlığında olup; penguengiller familyasının en büyük,en uzun ve de uçamayan kuş türüdür.
İmparator penguenin konumunun “nesli tehlikede” kategorisine yükseltilmesi, Antarktika’daki kırılmanın artık ertelenemez bir noktaya geldiğini gösteriyor. Deniz buzunun kaybı yalnızca penguenleri değil, bütün bir kutup ekosistemini iklim krizinin daha sert sonuçlarıyla karşı karşıya bırakıyor.
Yaklaşık iki ay önce, sosyal medyada tek başına yürüyen bir penguen videosu dolaşıma girdi. İnternet bu görüntüyü kısa sürede sahiplendi ve ilk 48 saatte milyonlarca görüntüleme aldı. Kimi onu yalnızlıkla, kimi tükenmişlikle, kimi de sisteme sırtını dönme isteği ile ilişkilendirdi. Oysa videonun kendisi yeni değildi. 2007 tarihli Werner Herzog belgeselinden yeniden dolaşıma giren bu görüntüde, bir Adélie pengueni kolonisinden ayrılıyor ve denize değil, iç kesimlere doğru yürüyordu. Uzmanların dikkat çektiği nokta ise şuydu: Bu davranış romantik bir özgürleşme hikâyesi değil, hastalık veya yön kaybıyla ilişkili olağandışı bir durum olabilirdi. Yani biz o penguene duygularımızı yüklerken onun gerçek kırılganlığını arka plana itiyorduk
Şimdi ise penguenleri yalnızca bir internet metaforu olarak değil, iklim krizinin en çıplak göstergelerinden biri olarak düşünmemiz gereken günlerdeyiz. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) son güncellemesine göre İmparator penguen artık “nesli tehlikede” kategorisindedir. Deniz buzunun erken kırılması, besin zincirinin zayıflaması ve okyanus koşullarının hızla değişmesinin ardında doğrudan iklim krizinin etkileri var.
Deniz Buzu Yok Oluyor.
Penguenler zaten Dünya’da en tehdit altındaki kuşlar arasında yer alıyor. İmparator penguenin “tehlike altında” listesinden “nesli tehlikede” kategorisine yükseltilmesi, aslında çok sert bir uyarı niteliği taşıyor: Bu yüzden sorunun çözümü hükümetlerin ve ekonomilerin karbon bağımlılığından ne kadar hızlı çıkacağıyla da doğrudan ilgili.
İmparator penguenler için deniz buzu yalnızca üzerinde durdukları beyaz bir zemin değil, yaşam döngülerinin temel parçası. Özellikle kıyıya, deniz tabanına veya karaya oturmuş buzdağlarına tutunan sabit deniz buzu, yavruların büyümesi ve erişkinlerin tüy dökme dönemini geçirebilmesi için yaşamsal önem taşıyor. Buz çok erken kırıldığında sonuç ölümcül olabiliyor. Yavrular daha yüzmeyi öğrenmeden üreme kolonilerinin denize çöktüğü trajediler kayıtlara geçmiş durumda. Bilim insanları, farklı iklim senaryolarını hesaba katan nüfus modellemelerinde de aynı sonuca işaret ediyor: Sera gazı emisyonlarında ani ve güçlü bir düşüş olmazsa imparator penguen nüfusu bu yüzyıl boyunca hızla azalacak.
Yok Oluş Riski Nasıl Ölçülüyor?
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin kırmızı listesi, 1964 yılından beri türlerin doğadaki yok olma riskini bilimsel verilerle değerlendiren en önemli küresel sistemlerden biridir. Türler; “asgari endişe”, “tehdide yakın”, “hassas”, “tehlike altında”, “nesli tehlikede” ve “doğada tükenmiş” olarak sınıflandırılır. Güncel verilere göre listede 172 bin 600’den fazla tür yer alıyor. Bunların 48 bin 600’den fazlası ise yok olma riski altında bulunuyor.
Sera gazı emisyonlarını bilim insanlarının önerileri düzeyine hızla indirmeliyiz.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN