“Gönül dağı yağmur yağmur, boran olunca
Akar can özümde sel gizli gizli.
Bir tenhada can cananı bulunca
Sinemi yaralar yar oy, yar oy
Dil gizli gizli.”
Bozkırmızın Tezenesi, halk ozanımız Neşet Ertaş’ın yüreğinden süzülen bu dizeler hangimizi duygulandırmaz, derinden etkilemez ki?
Gönül dağlarımızdan süzülen duygu selleri ile savrulan yaşamların esiriyiz çoğu zaman. Gelmiş geçmiş, gelecek karmaşası içinde savrulup giden bedenlerimize bu günü, bu anı, şimdiyi yaşatabilsek keşke. Her ne yaşanırsa yaşansın anda kalmanın bilinci ve gücüyle huzura kavuşturabilsek kendimizi ne iyi olur.
“Dün rüya, yarın ise hayaldir. Aradığın her şey bugünde vardır.” der bir Hint düşünürü. İnsanoğlu zihninin esaretinde yaşar. Hayatın üç sahifeden; dün, bugün ve yarından oluştuğunu bilir ama ilk ve son sahifenin koptuğunu nedense unutur. Bu unutkanlık da onda kaygı, korku, öfke ,hırs, hayal kırıklığı, beklenti gibi duygu karmaşalarını oluşturur. Ortadaki sayfayı okumaz, göz ardı eder. Hayatı ıskalar, ömrünü ızdırap içinde tüketir.
Gönülden gönüle giden yollar çok açık ve sevgi doludur aslında. Kalp gözü kapalı olunca o yol gizlenir. O yolu açmaya ve gönülden gönüle akmaya geldik aslında bu aleme. Bunu hatırlayabilene, unutmayana, bunun için çabalayabilene ne mutlu.
Başımızın üzerinde taşıdığımız rızık sepetini fark etmeyip, kapı kapı dolaşarak rızık isteyenlerden olmayalım. Ne güzel dile getirmiş Hasan Hüseyin Korkmazgil:
“Dostum dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe.”
Yaprak döken yanlarımızdan dikkatimizi uzaklaştırıp bahar bahçe yanımıza yoğunlaşalım, çiçek açanlardan olalım.
Sevgiyle kalın.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

