GEÇMİŞİ ÖĞRENMEZ YA DA UNUTURSAN , GELECEKTE TÜRK MİLLETİ’NİN ÖNÜNE HER AN GETİRİLECEK OLAN BÖLÜNME PLANLARININ, ALTINDA KALIRSIN!
Sadece dış düşmanla uğraşılmadı.
Ne acıdır ki işgalci , emperyalist, Türk düşmanı devletler ve onların kucağında eğitilip, bize servis edilen, 100 yıldır çeşitli siyasi kılıflara sarılarak, bazen dini kullanarak, bazen etnik kökeni kaşıyarak, hiç yılmadan ve uygun zemini bulunca da harekete geçen bu siyasi kılıftaki hainler; MONDROS ANTLAŞMASI VE SEVR ANTLAŞMASI ile amaçlarına ulaşmanın keyfini fazla süremediler .
Bir taraftan düzenli ordu kurmak , diğer taraftan sayıları az ama yürekleri yurt sevgisi ile dolu , gerçek TÜRK MİLLETİ ile birleşmek ve onlarla hem iç hem de dış düşmanla karşılaşmak o kadar da kolay olmadı.
DAMAT FERİT ; Mustafa Kemal Paşa’nın bilinçlendirmek istediği Anadolu halkını etki altına alarak, TBMM‘nin boşlukta, hiçbir yetkisi olmayan bir kuruluş olduğu izlenimini yaratmak istedi.
Bu ayaklanmaların bir kısmını , düşmanla işbirliği içinde olan padişah hükümeti , meclis açılmadan başlatmıştı. Azınlıklarda bu ayaklanmalara destek vermiştir.
BU AYAKLANMALAR NE ACIDIR Kİ ... DÜŞMAN TARAFINDAN İŞGAL ALTINDA OLAN TOPRAKLARDA YAŞAYAN ANADOLU HALKININ BİR BÖLÜMÜ; DÜŞMANA KARŞI DURURKEN , PADİŞAH VE İŞGAL KUVVETLERİ YANLILARI , AZINLIKLAR DA DİRENEN ANADOLU HALKINA KARŞI SAVAŞIYORLARDI.
100 yıl geçti, hala işbirlikçiler görev başındalar. Hiç yılmadan, Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek, etnik ayırımcılık yapmak, ulus devleti küçültmek için iç ve dış hainlerle işbirliği içindeler.
1919 yılında çıkmaya başlayan ,özellikle 1920 yılında çeşitli yörelere yayılan ancak 1921 yılı sonuna doğru söndürülebilen bu ayaklanmalar, TBMM Hükümeti’ne maddi –manevi çok kayıplara mal olmuştur.
AMA O DÖNEMDE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK GİBİ BİR ÖNDER VE GERÇEKTEN ONA İNANAN VATAN SEVDALI ÜST SUBAYLAR VE TOPRAĞINI SEVEN, SAYILARI AZ DA OLSA YÜREKLİ, ANADOLU İNSANIM VARDI.
Ayaklanmaların hepsi de ; İstanbul Hükümeti ve İngilizlerle işbirliği sonrası düzenlenmiştir.
İngilizler, İleride boğazları ellerinde tutmak istiyorlardı.( MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ HEM İNGİLİZLERİ HEM ABD ‘Yİ DURDURUYOR) sırf bu nedenle, Osmanlı Devleti’ne para ve malzeme yardımı yaparak, o bölgelerdeki halkı, TBMM hükümetine karşı kışkırtması için elini güçlendiriyorlardı.
İşte bu nedenle İngilizler 'in desteği ile AHMET ANZAVUR adlı eski bir subay, İstanbul hükümeti emrine alındı.
AHMET ANZAVUR; okumamış, alaydan yetişme, geri kafalı , karaktersiz ve çabuk satın alınan bir subaydı.
Osmanlı hükümeti ona generallik rütbesi verdi. İngiliz Gizli Teşkilatı ANZAVUR’a yardım edince , o da güçlü birlikler kurdu.
BURADA DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İSTİYORUM:
KOLTUĞUNU KAYBETMEMEK İÇİN ; VATANI KURTARMAYA AND İÇMİŞ OLAN MUSTAFA KEMAL VE SİLAH ARKADAŞLARINA SARILMAK YERİNE ( çünkü ihanetlerinin bedelini Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kendilerine ödeteceğini biliyorlardı. ATATÜRK ve arkadaşları için söz konusu vatansa gerisi teferruattı.) ANZAVUR VE İNGİLİZ’e sarılan Saray efradı 2 KASIM 1919 ‘da MANYAS, SUSURLUK, GÖNEN VE ULUBAT dolaylarında harekete geçti ve Milli Kuvvetlere yenildi.
SARAYIN VE İNGİLİZLER’İN DESTEĞİ İLE DAHA GÜÇLÜ BİR ORDU İLE AŞAĞIDAKİ SÖYLEMLE ....Kİ (
(HALA BU SÖYLEME SARILMAYI HAYAL EDENLER VAR.)
‘’ Göğsümde iman, başımda kur’an ve elimde ferman var. Okumuş bütün subayları öldüreceğim ‘’ diyerek ortalığı kana buladı. Yukarıdaki söylemlere kanan vatandaşlarda ANZAVUR’a katıldılar.
KUVA-İ MİLLİYE birlikleri arasında korkunç çarpışmalar oldu.
Salihli Cephesi’nden getirilen , Çerkez Ethem kuvvetlerinin yardımı ile Anzavur yenildi ve İstanbul ‘a kaçtı.
GERİDE ONLARCA YARALI VE ŞEHİT VERİLDİ.
HALA VAZGEÇMEDİLER.
BU TOPRAKLARDA BİRLİKTE YAŞAMAYI 100 YILDIR BAŞARAN VE TC VATANDAŞLIK HAKKINI EŞİTLİKLE KULLANAN ANADOLU İNSANINI, ETNİK KÖKENLERİNE AYIRARAK, ÜLKEYİ EYALETLERE BÖLMEYİ TASARLAYAN , ÖZERKLİK PEŞİNDE KOŞAN EMPERYALİST UŞAKLARI VE ONLARA SEMPATİ DUYANLAR, BİR TÜRLÜ TÜRK MİLLETİ’NİN ASLA :
TEK DİL
TEK VATAN,
TEK BAYRAK,
TEK İSTİKLAL MARŞI
İLKESİNDEN VE ANAYASA ‘NIN İLK DÖRT MADDESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİNİ ANLAMADILAR!
HAFTAYA ;Halifelik Ordusu (Kuvâ-yi İnzibatiye ) ve Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı ayaklanmalarını anlatacağım.
BU TOPRAKLARIN ;YALNIZCA DIŞ DÜŞMANLARLA DEĞİL, İÇERİDEKİ HAİNLERLE DE NE ÇOK UĞRAŞILARAK KAZANILDIĞINI OKUYUN, GENÇLERE VE ÇOCUKLARINIZA ANLATIN Kİ ATATÜRK CUMHURİYETİ’NİN DEĞERİNİ ÖĞRENSİNLER.
HER GÜN , GENÇLERİMİZE ‘’ATATÜRK ‘ÜN GENÇLİĞE HİTABINI ‘’ MUTLAKA OKUTUN .
GÜNE ÖYLE BAŞLASINLAR.
Not: KAYNAK DEVLET KİTAPLARI 1993 –13. BASKI ‘’TÜRKİYE CUMHURİYETİ İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK ( LİSE VE DENGİ OKULLAR)

