Bazı günler vardır… Takvimde sıradan görünür ama insanın içinde fırtınalar koparır. Anneler Günü de benim için işte tam böyle bir gün. Herkesin elinde çiçekler, hediyeler, sürpriz planlar… Benim elimde ise yılların biriktirdiği duygular var.
Babamı kaybedeli tam 35 yıl oldu. Dile kolay… Bir ömür gibi. O günden sonra hayatın yükü sadece bizim omuzlarımıza değil, en çok da annemin yüreğine bindi. O, hem anne oldu hem baba. Hem şefkatin adıydı hem direncin.
Biz büyüdük belki ama annem hiç yaşlanmadı gözümde. Çünkü bir annenin yaşı olmaz… Onun sevgisi zamansızdır.
Bu Pazar Anneler Günü…
Ama benim için sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir hatırlayış, bir teşekkür, bir minnet günü.
Babamın yokluğunda bizi ayakta tutan o güçlü kadını düşünüyorum. Geceleri sessizce ağladığını bildiğimiz ama sabah olduğunda yüzümüze hep gülümseyerek bakan annemi… Yoklukta var etmeyi bilen, bir lokmayı üçe bölmeyi öğreten, en zor günlerde bile “biz iyiyiz” diyebilen annemi…
Anneler Günü, sadece hediye almakla geçiştirilecek bir gün değil. Bir annenin fedakârlığını, sabrını, susarak anlattıklarını anlayabilme günü aslında.
Ben bugün anneme bir hediye alsam da almasam da biliyorum ki ona verebileceğim en büyük şey sevgim ve varlığım. Çünkü anneler için en değerli hediye; evladının iyi olması, mutlu olmasıdır.
Şunu çok iyi anladım yıllar içinde:
Bir baba eksikliği kapanmıyor… Ama bir annenin sevgisi o boşluğu sarıyor, iyileştiriyor.
Bugün annesi hayatta olan herkes çok şanslı. Sarılın… Uzun uzun sarılın. Çünkü bazı sarılmaların telafisi yok.
Benim annem hâlâ hayatta… Ve ben her Anneler Günü’nde biraz daha şükrediyorum. Çünkü hayat, bazılarını erken alırken bazılarını da bize emaneten bırakıyor.
Benim emanetim annem…
Ve ben onu her geçen gün daha çok seviyorum.
Tüm annelerimizin Anneler Günü kutlu olsun…
Başta benim annem olmak üzere…
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

