DOLAR

32,2161$% 0.09

EURO

34,9532% 0.29

STERLİN

41,0748£% 0.48

GRAM ALTIN

2.416,44%0,29

ÇEYREK ALTIN

3.952,00%-0,05

BİTCOİN

2194144฿%0.07918

Konya PARÇALI BULUTLU 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • AHB Medya
  • Yazarlar
  • DENEYİMSİZ KOMUTANLIĞIN NELERE MAL OLDUĞUNUN İBRETLİK HİKAYESİ SARIKAMIŞ SAVAŞININ 109. YILDÖNÜMÜNÜ ANMAK (1)

DENEYİMSİZ KOMUTANLIĞIN NELERE MAL OLDUĞUNUN İBRETLİK HİKAYESİ SARIKAMIŞ SAVAŞININ 109. YILDÖNÜMÜNÜ ANMAK (1)

Bizim tarihimizde zaferler kadar acılar da oldukça yer tutar. Yemen kızgın çöllerde, Çanakkale derin sularda, Sarıkamış da dondurucu soğukta yitip giden Anadolu çocuklarının hikâyesini barındırır. Aslında bir imparatorluğun ayakta kalmak ve yaşamak için son çırpınışlarının adıdır bu yerler. Koca çınarımızı içinden kemiren kurtlar, gövdesini kesmeye çalışan düşmanları yüzünden çatırdayarak yıkılırken çıkan feryadın adıdır Yemen, Çanakkale, Sarıkamış. Acımız derindir, hepimiz hüzünlüyüz. Kalbimizde bir burukluk vardır. Zira biz bu kardan topraklara binlerce çocuğumuzu gömdük. Aslında gömmedik, toprak donmuştu ve şehitlerimiz sadece karların içinde kalmıştı. Baharla birlikte karlar eriyince o zaman şehitlerimiz ortaya çıktı, tıpkı kardelen çiçekleri gibi. Sarıkamış kardelen şehitlerinin yurdudur. Neresinden bakarsak bakalım anlatılacak şey bir dramdır, anlatmak ise çok zordur.”
Bu harekâtın askeri açıdan, teknik açıdan vebalı büyük . Yokluk içinde buradaki karlı dağları zemherinin kavurucu soğuğunda aşmaya çalışan, ayakkabısız, paltosuz Anadolu çocukları, hatalara kurban gitmiştir. Biz bu şehitlere borçluyuz. Onlar olmasaydı, belki de bu topraklarda Ruslar şimdi yaşıyor olacaktı. Sarıkamış, Türk Tarihinin ve savaşlarının en acı olanıdır. Bu acıyı fedakârlıkları, cesareti, ulvi davranışı en iyi şekilde idrak edip gençlerimize aktarmalıyız. Bu aslında yenilgi değil, kendini feda etmenin destanıdır…
Bu Savaşa karar veren , yöneten, başarısız olunca Binlerce Mehmetciği Karlara gömerek cepheyi terk edip İstanbul’a dönüp Sarıkamışa ait her türlü yayını, bilgiyi , belgeyi yasaklayan Enver paşa kimdir.
Enver Paşa Kendisi tarihde yerini almış değerli bir Osmanlı paşasıdır, dindar, vatansever bir Türk milliyetçisidir. romantik bir maceracıdır. Orduyu ,savaş meydanlarını tanımayan gözü kara bir komutandır.Turan hayalleriyle yatıp kalkan, Kafkaslardan orta Asya’ya uzanan geniş diyarların hakimi olma rüyası gören bir komutandır.
İttihatcıların lideri Binbaşı Enver ve Arkadaşları Padişah Abdülhamiti tahttan indirip yerine ve sarayda 32 yıldır tutuklu olan 67 yaşında Mehmet Reşat padişah yapılmıştı. Dünyadan habersiz, Avrupa’da ki sanayi devriminden habersiz padişah olmasından dolayı ipler İttihat Terakkinin eline geçmiştir.
Enver paşa yarbay olur ve Osmanlı sarayını basarak meşrutiyeti ilan etmiş,32 yaşında tabur, alay komutanlığı yapmadan yarbay rütbesinde kendisini harbiye nazırı yaptırmıştır.18 gün sonra general olmuş.13 yaşındaki Abdülhamit’in yeğeni Naciye sultan ile evlenip saraya damat olmuştur. Dindardır, kadercidir Koca Mustafa paşa semtinde falcı Hadiye adlı kadına gitmiş falcı gelecekten haber vermiş ”yürü atıl, senin önünde açılmayacak kapı yoktur. Ordulara komuta edeceksin ,dünyaya egemen olacaksın.” Dediğine inanmıştır.
28 Haziran 1914 de Avusturya Macaristan veliahdı ferdinand’ın ölümüyle başlayan savaş Avrupa’yı sarmış almanlar 1 ağustos 1914 de Rusya’ya savaş açmışlardır. İttihatçılar, 1914 yazında Avrupa’da esmeye başlayan savaş rüzgarlarında Almanlar’ın yanında yer almışlardı. Almanlar, Fransız ve İngilizler’in yanında yer alan Ruslar’a karşı Osmanlı askerini kullanarak batı cephesinde rahatlamanın plânlarını yapmaktaydılar. Bunun için Kayser’in “Alman ordusuna eklenen bir süngü” olarak tasvir ettiği Osmanlı askeri kullanılacaktı. Sömürgecilik yarışında hiçbir çıkar hesabı yapmayı beceremeyen Osmanlı, adım adım, felaketlerle sonuçlanacak olan bir maceraya sürüklenmekteydi. Hiç yoktan girilen Birinci Cihan Harbinde, 1 Kasım 1914’te Kafkas Cephesi açıldı.
Enver Paşa hem Osmanlı savunma bakanı hem de genelkurmay başkanıdır. 2 ağustos 1914 de Alman elçisi Enver paşa ile gizli bir antlaşma yapmışlardır. Bundan sadece 3 kişinin sadrazam Sait paşa, dâhiliye nazırı Talat paşa, meclisi mebusan başkanı Halil menteşe. En ilginç olanı ise padişahın haberi bile olmamıştı. Padişahın bundan alman imparatoru Wilhelm gönderilecek nüshası imzalatılırken haberi olmuştu.
Almanların Rusya, İngiltere,Fransa ile savaşa girişince iki gemisi goben ve breslav adlı gemiler Akdenizdeydi ve amiral Wilhelm Souchon komutasındaki gemilerin Cebelitarık İngiliz kontrolünde olduğu için kapana kısılmıştı alman elçisi wagehhaynm Enver paşaya gelmiş iki geminin Osmanlı donanmasına katılmasının Karadeniz’e, güç katacağını söylemiş. Enver paşa gemilerin satın alındığını ilan etmiş ancak o dönemde Osmanlı maliyesi tamtakır olduğu için hiç kimse buna inanmamıştır.Gemiler yavuz ve midilli adını almış. Alman denizcilerin başlarına fes geçirilmiş. kırmızı feslerin altında yağız, kara kaşlı, kara gözlü,pala bıyıklı denizcilerin yerine sarı saçlı ,mavi gözlü, tüysüz alma delikanlılar vardı.
Karadenize açılan gemilerden yavuz Sivastopol’u, midilli kere şehrini, Hamidiye yaftayı, numune odesayı bombalayınca Ruslar 36 yıldır işgal ettiği Kars üzerinden Erzuruma saldırmıştır. bu plan Almanların işine yaramıştır. Almanlar Polonya cephesinde savaştığı Rusyaya Osmanlı savaş açarsa Polonya cephesi zayıflayacaktır. alman subaylar Enver paşayı sürekli kışkırtmışlardır. Çünkü deniz kuvvetleri amiral souchon, 1.ordu kom liman von sanders, gen.kur.II.bşk.general bronsart von schellendorf Osmanlı ordusunu yönetiyorlardı.
Almanya Osmanlı devletini bir an önce savaşa sokmasının altında yatan alman çıkarlarıydı. Örneğin 1. Almanyanın polonya cephesinde Ruslarla savaşması nedeniyle Kafkas cephesi açılırsa Ruslar buraya asker getirmesi nedeniyle Almanların cephesinin yükü hafifliyecekti.2 Osmanlı savaşa girerse Süveyş kapatır ve İngilizleri meşgul eder.3.Osmanlı hilafetini kullanarak Fransız, İngiliz,Rus Müslümanları ayaklandırılabilinir.4.Osmanlı devletinin dini nüfusundan yararlanılabilinirdi.
General Enver Almanya’da askeri ateşelik yaparken almanlar tarafından adeta devşirilmiştir. Almanların etkisiyle PAN TURANİZM-PAN İSLAMİZM hayallerin kapılmış bir kişiliktir.
Padişah, savaş bildirisi yayınladı ve cihat ilan etti. CİHAD-I EKBER İstanbul’da fatih camiinde şeyhülislam Ürgüplü Hayri efendi tarafından atlas torbadan çıkarılıp okundu .Padişah “asker evlatlarım Osmanlı ordularının hayırlı evlatları olduğunuzu gösteriniz’ki, din ve devlet düşmanları bir daha kutsal topraklarımıza ayak atmaya, Kabe’yi ve nurla aydınlanmış mezarın bulunduğu mübarek hicaz topraklarını rahatsız etmeye cesaret edemesin. Dinini, vatanını ve askerlik namusunu silahıyla savunmayı ve padişah uğrunda ölümü hiçe saymayı bilir bir Osmanlı ordu ve donanması olduğunu düşmana etkili bir biçimde gösteriniz” 300 milyon Müslüman İngiltere’ye ,Fransa’ya, Rusya’ya karşı ayaklanacaktı. Ancak cihadı Müslümanlar duymadı, Mekke’de, Medine’de duyulmadı.
Padişahın bu kararıyla aynı zamanda 1914-1918 yılları arasındaki 4 yılda Türklerin milyonlarca evladının 3 kıtada kan dökeceği kanlı bir süreç başlamıştı.600 yüz yıllık Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişah savaşa yol açan olayın gerçek yüzünü bilmeden savaş çağrısı yapmaktaydı.
Osmanlı ordusu, 22 Aralık 1914 sabahı, 75 bin 660 savaşçısıyla toplam 118 bin 660 kişilik, 94 piyade taburu, 20 süvari bölüğü ve 228 topuyla “Sarıkamış Kuşatması” adıyla tarihe geçen harekata başladı. Oysa o sabah, dehşetli bir kar fırtınası ve tipiyle açılmıştı. Hava çok kötü olmasına rağmen ilk gün, harekat planı aynen uygulandı. İkinci gün kar ve tipi bir türlü aman vermiyordu, erzak ve teçhizat ileri hatlara taşınamıyordu. Askerler aç, çıplak, donanımsız, yalınayak başı açık durumdaydı. Zemheriler diye bilinen en soğuk günlerdi ama, on binlerce asker dinmek bilmez bir tipi altında dağlara sürüldü.
Ogünlerde 3. Ordu komutanı Hasan izzet paşa başkomutanlığa bir rapor yazar “3. Ordunun menzil kolları yetersizdir, iaşeler zor sağlanıyor,orduyu 3 aydan fazla beslemek mümkün değildir,ordunun tamamen aç kalmasına engel olmak için birliklere iki günde bir,o da yarım istihkak verilmesine gerek görülmüştür böylece ilkbahara kadar idare edilmesini emrettim.özellikle ön hatlarda bulunan askerler bazen 24 saat bazende 48 saat aç kalmaktadırlar.bunlara verilen yiyecekler kuru peksimet ve zeytinden ibarettir”.
Ordunun yukarda ki manzarasına rağmen Enver paşa Savaşa karar verir ve Planın uygulanmasını istemiş Hasan izzet paşa Bu planı uygulama imkanı olmadığını belirterek istfa etmiş ve Enver paşa 3. Ordu komutanı olmuştur. balkan bozgunu yaşamış ordu yorgundur. Balkanlarda 250. Bin asker kaybedilmiştir. sadece kolera ve dizanteriden şehit olan asker sayısı 40 bin kişidir. 550 yıldır bizim olan ikinci vatanımız olan Rumeli elden çıkmıştı. Erzurum’da askeri hastanede 7 bine yakın tifuslu ve donuk hastayla karşılaştı ,koğuşlar pis, yaralılar kucak kucağa, pislik ve yokluk içinde ki görüntülere kızmış ve baştabibi azarlamış baştabip “ilaç yok, malzeme yok, deyince yarbayın rütbelerini söküp kıtaya er olarak göndermesini emretmiştir.
Seferberlik ilan edildi. Ancak askerin doğru dürüst giyeceği ,yiyeceği yoktu. Erzurum çarşısından parası olan subaylar yamçı, yün başlık, yün eldiven, atkı, keçe ve çizme almışlardı. Zenginler 50 altın verip bedel ödediği için askere alamamışlardı. Seferberlikte askerlik şubelerine gelen genelde ağaların yanında çalışan, yarıcı, yanaşma ve çoban olanlar, gariban köylüler nasıl olsa devlet baba giysi, elbise verecek diye yazlık ,yırtık ve paçavra giysilerle askerlik şubelerine gelmişlerdi.
Enver Paşa, Erzurum’a geldikten sonra, cephedeki kıt’aları ayrı ayrı ve yerle­rinde ziyaret etmiş; erleri ve subaylarını, ümitlerle teselli etmiş ve bilâhare ordu­ya bir beyânname yayınlamıştı:
“Askerler! Hepinizi ziyaret ettim. Ayağınızda çarığınızın, sırtınızda paltonuzun olmadığını da gördüm. Lâkin, karşınızdaki düşman, sîzden korkuyor. Yakın zamanda taarruz ederek Kafkasya’ya gireceğiz. Siz orada her türlü nân-ü ni’meti’ kavuşacaksınız. Âlem-i İslâm’ın bütün ümîdi, sizin son bir himmetinize bakıyor.”
cesaret ve gayret veren sözler anlaşılıyor ki, Başkumandan Vekili, askerin mahrumiyet içinde bulunduğunu bilmekteydi. Bunun tek çâresinin ise, Kafkasya’ya girmekle çözüleceğini ummaktaydı.Yani asker’e diyordu ki bizim elimizde bir şey yok , hücum edeceğiz , Rusları yeneceğiz, Kafkasya’ya girerek her türlü ihtiyacımız elde edeceğiz.
Ordu savaşa girmeden en az 6 ay önce başlaması gereken sağlık teşkilatı kurma hastane, seyyar hastane çadırları, doktor, sağlıkçı, aşı, ilaç, sıhhi araç – gereç temini yapılamamıştı. Ülke salgın hastalıklarla uğraştığı gibi cephelerde meydana gelen yaralanma, donma, kangren ve ölümcül hastalıklar Anadolu’yu kasıp kavuruyordu.
3 kolorduyla savaşılacaktı.10.kolordu samsundan yürüyerek tokat üzerinden gelecek,37.tümen Bağdat’tan, 9 ve 11 .kolordunun bazı tümenleri ırak ve Suriye’den Ulukışla’ya kadar trenle oradan yürüyerek 42 günde Erzurum’a gelecekti Erzurum Ulukışla 1100 km İstanbul Bağdat 2000 km .ancak saldırı için lojistik eksikti. Giyecek ve yiyecekleri almanlar gemiyle gönderdiler ancak Rus uçakları Trabzon açıklarında gemileri bombaladı ve gelecek silah, mermi, giyecek, yiyecekler Karadeniz’in dibini boylamıştı.
3 üncü ordu mevcut durumu ile bırakın kış şartlarında harekata girişmeyi, yerinden oynayacak halde değildir. Çünkü ordu içerisinde tifüs ve kolera salgını hat safhadadır. Ordunun neredeyse 15-18 bin kişilik kısmı her ay hastalanmaktadır. Bu ise 120 bin kişilik orduda ciddi açık oluşturmakta olup, imkanların kısıtlı olduğu düşünülürse yapılacak harekatın hezimete dönüşmemesi mucizelere bağlıydı. DEVAM EDECEK..

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Samsun ve Konya altı puanlık maçtan 1’er puanla ayrıldılar

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.