Demokrasilerde Siyasi Partilerin sahipleri seçmenlerdir. O zaman Parti Genel Başkanının atamalarından çok , parti içi seçimlere ve temayül yoklamalarına önem verilmelidir. Partilerde disiplin şarttır. Partinin ilkelerine ve parti içi disipline son derece önem vermelidir. Fakat bu , partide genel başkan tek adamlığı veya diktası haline dönüşmemelidir. Siyasi Partide demokrasi, parti delegelerinin seçimi ile başlar. Parti delegeleri partilerin kurucu unsurlarıdır. Demokratik bir yöntemle seçilen delegeler sadece parti ilkelerinin taraftarıdırlar. Demokrat bir partinin ilk demokrasi sınavı Parti Genel Kurullarında olur. Parti içi muhalefet ve tartışmaları burada yapılır. Bir ülkenin sahibi nasıl millet ise ve TBMM de, Hükümet de, Bakanlar ve ülke yöneticilerinin hepsi ve özetle DEVLET nasıl MİLLET için varsa, Devletin amacı nasıl vatandaşına hizmet götürmek ise, Siyasi Partilerin sahibi de millet ve kendi seçmenidir. Parti Genel Başkanları ve partilerin yetkili tüm kurulları milletine ve seçmenine hizmet götürmek için vardır. Tüm Partilerin seçmenlerinin toplam iradesi MİLLİ İRADEYİ oluşturur. Demokrasiler , ancak eğitimli ve demokrasi kültürüne vâkıf toplumlarda gelişir ve başarılı olur. Bunun için de toplumlarda söz söyleyebilme ve muhalefet yapma hakkına sahip olmak için her vatandaşın vatandaşlık bilinci içinde en azından kendi görüşüne uygun bir partiye üye olup hizmet vermesi en bilinçli yaklaşımdır. Hiç mesuliyet almayan bir kişinin siyasi eleştiri hakkı da sınırlı olmalıdır. Özetle, demokrasilerde halk da bilinçli olarak tuttuğu partinin tam arkasında olmalıdır. Muhalif seçmen tek muhalefeti partiden beklememeli, iktidar taraftarı seçmen de oyunu sırf iktidar partisinin vereceği yardım karşılığı kullanmamalıdır. Çözüm, bilinçli seçmendedir.