O, dün sessiz çığlıklarla son yolculuğuna uğurlandı. Muazzam kalabalıkta derin bir suskunluk, hüzün, acı ve başkaldırı vardı. Herkes bunun son olmasını diliyordu.
Fatma Nur Çelik, çok genç yaşta en verimli çağında öğrencilerinden, çocuğundan ve ailesinden koparıldı. Neden? İçler acısı olan bir başka şey de bu sorunun cevapları: Toplumsal dejenerasyon, aile yapısının bozulması, anne ve babaların görev ve sorumluluklarının farkında olamayışları, eğitim sistemindeki bozulma ,öğrencilerin haklı öğretmenlerin zorunlu sayılması…
Öğretmenlik her meslek grubu gibi saygın ve değerlidir. Eğitim ve öğretimin başyapıtlarıdır öğretmenler. Onlar yalnızca öğrenim için emek harcamaz ,öğrencilerini yaşama hazırlar. Onların saygın bireyler olarak topluma kazandırılması çabasını da gösterirler. Sorumluluk duygusu kazanmaları için ellerinden geleni yaparlar.
Sorumluk duygusu önce ailede, evde başlar. Günümüz çocukları; tüm güçleri,sorumlulukları elinden alınmış sahte prens ve prensesler olarak yetiştirilmekte. Hepsi biricik ve tek. Yapay bir sevgi ve ilgi ile şımartılmış, büyük küçük bilmeyen, egoları şişirilmiş bireyler haline getiriliyor her geçen gün. Ya da tam tersi aşağılanarak, suçlanarak, hakaret edilerek değersizleştiriliyor. Mahalle adabının yok edilişi ile de davranış kontrolleri zayıflatılıyor.
Güvensiz, korkak, saldırgan, patlamaya hazır bomba gibi sokağa bırakılıyor çocuklar. Denetimden, kontrolden, rehberlikten yoksun, öfkelerin pompalandığı, saldırıların meşrulaştırıldığı ve desteklendiği bir toplum. İşte sonuç.
Bazı şeylerin bedelleri çok ağır ödeniyor. Bu bedeller daha da ağırlaşmadan herkesin şapkasını çıkarıp kendisiyle ve diğer bireylerle yüzleşmesi ve samimi olması gerekiyor. Ne ara buralara geldik, nasıl getirildik? Bu duruma gelmemizde bizim ne kadar payımız var? Neler yapıyoruz, yapmıyoruz ya da neler yapabiliriz?
“Bana ne!” diye kaçtığımız, görmezden geldiğimiz her şey çoğalarak hepimizi daha da korkutuyor ve derinden sarsıyor.
Geleneksel toplum değerlerimizi ve sorumluluklarımızı yeniden ortaya koymak ve korumak zorundayız. Daha fazla zarar görmeden, hırpalanmadan üzerimizdeki ölü toprağını silkelememiz gerekiyor.
Dirilişe doğru, öldürülmek istenen değerlerimizi yeniden canlandırabilmek dileğiyle sevgili öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyorum. Tüm milletimizin başı sağ olsun, artık son olsun.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN

