Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Böğrüdelik Mahallesi, yalnızca bozkırın ortasında kurulmuş sıradan bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda Sibirya’dan Anadolu’ya uzanan köklü bir göç hikâyesinin yaşayan tanığı olarak öne çıkıyor. 1910 yılında Sibirya’dan gelen Özbek Tatarlar tarafından kurulan yerleşim, bugün hâlâ dili, kültürü ve gelenekleriyle dikkat çekiyor.

Sibirya’dan Anadolu’ya Zorunlu Göç
Böğrüdelik halkı köken olarak Sibirya Tatarlarından oluşuyor. Çarlık Rusyası döneminde Omsk bölgesinde yaşayan Tatarlar, maruz kaldıkları baskı, asimilasyon ve katliamlar nedeniyle topraklarını terk etmek zorunda kaldı. 1908 yılında yaklaşık 100 Tatar ailesi, Anadolu’ya göç etme kararı aldı. Bu zorunlu göç, yalnızca bir yer değişikliği değil, aynı zamanda bir kültürün hayatta kalma mücadelesi oldu.
Yerleşim Yerini Kendileri Seçti
II. Abdülhamit’in izniyle Osmanlı topraklarına gelen göçmenlere Edirne, Bursa, Akşehir ve Konya bölgeleri önerildi. Ancak Özbek Tatarlar, tarım ve hayvancılığa elverişli olması nedeniyle Cihanbeyli Ovası’nı tercih etti. Konya merkeze 135 kilometre, Cihanbeyli’ye ise 35 kilometre uzaklıkta bulunan Böğrüdelik, bu bilinçli tercihin ürünü olarak kuruldu.
II. Abdülhamit Tarafından Karşılandılar
1909 yılında İstanbul’a ulaşan Özbek Tatarlarının Sultan II. Abdülhamit tarafından bizzat karşılandığı rivayet ediliyor. Göçmenlere yaşayacakları yeri seçme hakkı tanındı ve bugünkü Böğrüdelik Mahallesi’nin temelleri atıldı. O dönem Reşadiye adıyla bilinen Cihanbeyli, bu göçle birlikte farklı bir kültüre ev sahipliği yaptı.
Çanakkale’de Yazılan Fedakârlık Destanı
Böğrüdelik halkı, vatan sevgisiyle de tarihe geçti. Askerlik zorunluluğu olmamasına rağmen, köyden 32 kişi gönüllü olarak Çanakkale Savaşı’na katıldı ve şehit düştü. Bu fedakârlık, göçmen bir topluluğun Anadolu’ya olan bağlılığını simgeleyen en güçlü örneklerden biri oldu.
Tatar Kültürü Hâlâ Yaşıyor
Bugün Böğrüdelik’te hem Sibirya Tatarcası hem de Türkiye Türkçesi konuşuluyor. Düğünlerde söylenen Tatar türküleri, mutfak kültürü ve her yıl Mayıs ayında kutlanan Şükran Günü ile Hıdırellez geleneği, kültürel mirasın canlı tutulmasını sağlıyor. Bozkırın ortasında Sibirya’dan taşınan bu kültür, Konya’nın en özgün yerleşimlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN






