Kiracılar İçin Büyük Riskler Doğuyor
Kiralık ev piyasasında son aylarda yaşanan hareketlilik, hem kiracıların hem de ev sahiplerinin tutumlarını önemli ölçüde değiştirirken, kirada senet dönemi olarak adlandırılan yeni uygulama çok sayıda tartışmayı beraberinde getiriyor. Depozito, kefil ve Findeks raporunun standart hale geldiği süreçte, senet talebinin yaygınlaşması kiracıların büyük bir hukuki riskin içine sürüklendiğine işaret ediyor. Özellikle internet ilanlarında giderek daha sık görülen “senet imzalama şartı” ibareleri, kiralık ev arayışında olan vatandaşların endişelerini artırıyor ve kiralama maliyetlerinin daha da yükselmesine neden oluyor.
Ev Sahipleri Güvence Arıyor, Kiracılar Tepkili
Ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarının artması sonrasında, ev sahipleri kendilerini daha fazla güvence altına alma çabasına giriyor. Tahliye taahhütnamelerinin standartlaştığı ortamda, bazı ev sahiplerinin 12 aylık kira bedelinin tamamı için ayrı ayrı senet istemesi, kiracıların sosyal medyada tepki göstermesine yol açıyor. Kimi ev sahiplerinin ise evdeki eşyaları gerekçe göstererek 250 bin TL’yi bulan yüksek tutarlı senet talepleri, hukuken ciddi sorunlar yaratabilecek nitelikte görülüyor ve uzmanların uyarılarını zorunlu hale getiriyor.
Hukuki Uyarılar: “Teminat Senedi Olmalı, Ciro Edilemez Yazılmalı”
Gayrimenkul hukuku uzmanları, kirada senet dönemi içinde yapılan hataların kiracıyı çifte borç tuzağına düşürdüğünü belirterek dikkat edilmesi gereken temel noktaların altını çiziyor. Uzmanlar, sözleşmede açıkça yer almayan senetlerin imzalanmaması gerektiğini, aksi halde kiracının hem kira borcu hem de senet borcu ile karşı karşıya kalabileceğini ifade ediyor. Aynı zamanda senetlerin “teminat senedidir, ciro edilemez” ibaresi olmadan düzenlenmesinin büyük risk taşıdığı belirtiliyor. Ayrıca, Türk Borçlar Kanunu’na göre depozito tutarının en fazla üç aylık kira bedeliyle sınırlı olduğu, evdeki eşya için senet talep etmenin ise tamamen yasaya aykırı olduğu vurgulanıyor.
Vergi Kaçakçılığı Tehlikesi ve Artan Denetimler
Uzmanlara göre, senet uygulamasının kötüye kullanımının bir başka boyutu da vergi kaçakçılığı riskidir. Bazı ev sahiplerinin kira sözleşmesini düşük tutar üzerinden düzenleyip aradaki farkı senetle tahsil etmeye çalıştığı biliniyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kira gelirleri konusunda denetimleri artırmasıyla birlikte, bu yönteme başvuran hem kiracı hem de ev sahibi ağır vergi cezaları ile karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle, kiracılara tüm ödemeleri kayıtlı ve sözleşmeye uygun şekilde yapmaları yönünde güçlü uyarılar yapılıyor.