Prof.Dr.Üstün Dökmen hocanın 26.12.2025 Tarihli köşe yazısında; Yeni Yıl Ne Getirecek ? Başlıklı yazısını okuyunca; Çevreci bir aktivist olarak, Boyutsallık konusunun çevre sorunlarını yok etme konusunda çok önemli olduğunu anladım. Dökmen hoca şöyle diyor:
Tarafımdan ortaya atılan bu kavrama göre boyutsallık kişilerin sahip oldukları bilimsel bilgileri içselleştirmeleri, günlük yaşamlarının bir parçası haline getirmeleri, dış merkezli değil iç merkezli denetim (kontrol) odağına sahip olmaları anlamına gelir.* Başımıza gelenlerden ötürü dış faktörleri, şansı, kaderi sorumlu tutuyorsak ve bir de pozitif bilim yerine hurafelere, safsatalara itibar ediyorsak bu durumda boyutsallıktan uzak düşünüyoruz demektir.
Diyelim ki bir çocuk doktorusunuz, çocuğunuza onu hastalıklardan korusun diye bir nazar boncuğu takıyorsanız, hem hekimliğinize güvenmiyorsunuz hem de boyutsallık fikrini içselleştirmemişsiniz demektir.
Eğer bir inşaat mühendisiyseniz, gerekli hesapları yaptıktan sonra binanızın ön cephesine at nalı ve çocuk pabucu asıyorsanız hem mühendisliğinize güvenmiyorsunuz hem de boyutsallığı içselleştirmemişsiniz demektir.
Eğer hâlâ astrolojiye, isim analizine, fallara, kâhinlere inanıyorsanız pozitif bilimleri bilmiyorsunuz, bilseniz bile içselleştirmemişsiniz demektir.
Eğer biyoloji veya tıp eğitimi almışsanız ve hâlâ evrime inanmıyorsanız edindiğiniz bilgileri günlük yaşamınızda kullanamıyorsunuz, boyutsallıktan uzaksınız demektir.
Hâlâ leyleklerden bebek bekler gibi yeni yıldan bereket ve barış bekliyorsanız boyutsallık kavramını içselleştirmemişsiniz demektir.
Çocukluğumdan beri büyüklerin “Ah bir Atatürk gelse de bizi kurtarsa” dediklerini duydum. Dışarıdan beklemek yerine öz güvenli olmak, kuru kuru istemek yerine akıcı olmak, pozitif bilimi rehber alarak bir şeyler yapmak gerçekçi ve yararlıdır.
Büyük bir ihtimalle bu sene de yeni yıl dilekleri kapsamında bazı kişiler, “Yeni yılda kadın cinayetlerinin son bulmasını diliyorum” diyeceklerdir. Şüphesiz ki bu da samimi bir dilektir ancak bugüne kadar işe yaramamıştır, bundan sonra da yaramayacaktır. Bunu söylemek yerine kadın cinayetlerini önlemeye çalışan yasal örgütlere girebilirsiniz, projeler üreterek onlara destek olmaya çalışabilirsiniz.
Haydi Dökmen hocanın bu örneklerinden sonra biz de elimizi taşın altına koyalım. Dünya’yı değiştirmeyi düşünürken, kendimizi değiştirmeyi unutmayalım.
Dünya’nın Başı Dertte:
Fosil yakıtlardan kaynaklı olarak; Küresel ısınma büyük bir tehlike olarak insanlığın önünde. Peki biz COP toplantılarına güçlü devletler katılmıyor. Geleceğimizi önemsemiyorlar diyerek mücadele etmeyecek miyiz ? Bireysel olarak, üyesi olduğumuz sivil toplum örgütleriyle mücadeleye devam edeceğiz.
Ülkemizde siyanürlü maden aramaları ile zeytinliklerimiz dahil orman alanlarımızın tahrip edilmesi, etkin bir su kullanımı uygulanmaması nedeniyle su krizi içinde olunması karşısında bireysel olarak katkı vermeliyiz.
Ya koşar adım çölleşmeye doğru giden “Konya Kapalı Havzası” için hemen elimizden geleni yapmamız, yetkili tüm organlara uyarı ve isteklerimizi iletmemiz gerekmektedir.
Hoşça kalın.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN
