Yıllarca Yanlış Bilindi, Gerçek Sonradan Ortaya Çıktı
Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Beyşehir Gölü kıyısında yer alan Kubadabad Sarayı, uzun yıllar boyunca Bizans dönemine ait harabeler olarak değerlendirildi. Ancak yapılan bilimsel çalışmalar, bu yapıların Anadolu Selçuklu Devleti’ne ait görkemli bir saray kompleksi olduğunu ortaya koydu. Bugün Kubadabad Sarayı, Selçuklulardan günümüze ulaşan tek saray yapısı olarak büyük önem taşıyor.

Sultan Alaaddin Keykubat’ın Hayran Kaldığı Bölge
Kubadabad Sarayı’nın inşa süreci 1226 yılına dayanıyor. Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, Antalya–Alanya seferi sırasında Beyşehir Gölü kıyısında konakladı. Bölgenin doğal güzelliklerinden etkilenen Sultan, burada büyük bir saray ve külliye yapılmasını emretti. Kısa sürede tamamlanan yapı, Selçuklu Devleti’nin önemli yönetim ve dinlenme merkezlerinden biri hâline geldi.
Kösedağ Yenilgisi Sonrası Terk Edildi
Kubadabad Sarayı; büyük saray, küçük saray, idari yapılar ve saray görevlilerinin yaşadığı bölümlerden oluşuyordu. Ancak 1243 yılında yaşanan Kösedağ Savaşı sonrası Selçuklu Devleti zayıfladı. Bu süreçte saray terk edildi ve zamanla harabeye dönüştü. Yüzyıllar boyunca sarayın yeri tam olarak bilinmedi.
Bizans Sanılan Kalıntılar Gerçeği Gizledi
Cumhuriyet’in ilanından sonra tarihçiler, Selçuklu tarihçisi İbn Bîbî’nin Selçuknâme adlı eserinden yola çıkarak Kubadabad Sarayı’nın izini sürmeye başladı. İlk bulunan kalıntılar Bizans yapısı olarak değerlendirildi. Ancak Konya eski Müze Müdürü M. Zeki Oral, 1949 yılında yaptığı çalışmalarla bu görüşü çürüttü ve kalıntıların Selçuklu sarayına ait olduğunu bilimsel verilerle kanıtladı.
Kazılar Hâlâ Sürüyor
Kubadabad Sarayı’nda ilk kapsamlı kazılar 1965–1966 yıllarında yapıldı. 2017 yılından bu yana ise kazılar Doç. Dr. Muharrem Çeken başkanlığında devam ediyor. Çalışmalarda ortaya çıkarılan 16 katmanlı çiniler, sarayın Selçuklu dönemindeki ihtişamını gözler önüne seriyor. Bu çiniler bugün Konya Karatay Çini Eserleri Müzesi’nde sergileniyor.
AHB MEDYA WHATSAPP KANALI İÇİN TIKLAYIN