Dünyada biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla 22 Mayıs 1992 de Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’inde katılımı ile imzalanan “Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi” nin kabul edilişinin yıl dönümü olan 22 Mayıs, her yıl tüm dünyada Biyolojik Çeşitlilik Günü olarak kutlanıyor. Ülkemiz bu sözleşmeye 14.Mayıs.1997 de taraf oldu. 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü'nün 2025 yılı teması "Doğayla Uyum ve Sürdürülebilir Kalkınma" dır. Zengin biyolojik çeşitliliğe sahip eşsiz ülkelerden birisi olan Türkiye, hem kültürel hem de biyolojik çeşitlilik bakımından zengin ve gelişmiş bölgelerden birisidir. Türkiye, kendi başına ayrı bir kıta olmamakla birlikte, bir kıtanın sahip olabileceği tüm ekosistem ve habitat özelliklerine tek başına sahip. Farklı ekosistemler, farklı habitatlar, farklı türler ve ırklar bu bölgede oluşmuş ve bu bölge endemik tür oranı bakımından dünyada sayılı bölgelerden biri konumunda bulunuyor. Kültüre alınmış pek çok bitki türü ile evcilleştirilmiş pek çok hayvan türünün yabani ataları Türkiye'de tabii olarak yaşıyor,yetişiyor. Uluslararası arenada da ülkemizin bu eşsiz zenginliğini koruyabilmek amacıyla taraf olunan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, ülkemizde 14 Mayıs 1997 yılında yürürlüğe girdi. Türkiye, biyolojik çeşitliliği uluslararası ölçekte koruma çabalarına katkı sağlamak bilinciyle, yükümlülüğünü en iyi şekilde yerine getirme gayreti içinde çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda yürütülen önemli çalışmalardan bazıları şu şekilde: Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi(UBENİS): kapsamında, ülkemizin biyolojik çeşitliliği kayıt altına alınarak bugüne kadar yaklaşık 1 milyon 900 bin veri girişi Nuh’un Gemisi Veri Tabanı’na işlendi. Sistemde yaklaşık 105 bin biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgi kayıt altına alındı. 2025 yılının teması: "Doğayla uyum ve sürdürülebilir kalkınma" Dünyamız Ne Yazık ki Derin Bir Ekolojik Çöküş ile Karşı Karşıya. İşte Bu Çöküşe İşaret Eden Bazı Veriler:-BM'in verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık 1,2 milyar kişisi, yani dünya nüfusunun neredeyse çeyreği, Dünya Bankası'nın “salt yoksulluk” dediği günde 1 dolardan daha az bir paraya geçinmeye çalışıyor. -Bütün dünyada yaklaşık 420 milyon kişi kendi besinlerini yetiştirmek için gerekli topraktan yoksun oldukları ülkelerde yaşıyor. -2025'e gelindiğinde gıda ithalatı yapmak zorunda olan ülkelerin nüfusu 1 milyarı geçebilir. -Bugün dünyada yarım milyar kişi kronik kuraklık çeken bölgelerde yaşıyor. -BM 'e göre dünya genelinde 1,1 milyar kişi sağlıklı içme suyuna ulaşamıyor. -Dünyada kullanılan bütün ilaç hammaddelerinin yüzde 25'i tropik ormanlardan sağlanıyor -Gezegenimizin en fazla çeşitlilik arz eden ekosistemi olarak kabul edilen birincil tropik ormanlar, yılda muhtemelen 140.000 kilometrekareyi geçen bir oranla ortadan kayboluyor. -Yalnızca 1990'larda dünya orman örtüsünün yüzde 4'ünün ortadan kaybolduğu tahmin ediliyor. Bir diğer zengin ekosistem türü olan sulak alanlar ise son yüzyılda yüzde 50 azaldı -2000 yılı verilerine göre dünyanın en zengin su ekosistemi olan mercan kayalıklarının 27'si ciddi biçimde tahrip oldu. -Dünya denizlerindeki balıkçılık alanlarının yüzde 60'ı şu anda kapasitesine ulaşmış ya da kapasiteyi aşmış durumda. -Dünya Çevre Koruma Birliği IUCN'e göre dünyada yaşayan memelilerin yaklaşık dörtte biri, kuş türlerininse yüzde 12'si soylarının tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya. Son yıllarda ülkemizde başta ormanlar olmak üzere bitki örtüsü madencilik faaliyetleri ve tarım topraklarının amaç dışı kullanımı nedeniyle kaybediliyor. Hoşça kalın.